-->
şeker hastalığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şeker hastalığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/15/2019

Diyabet belirtilerine dikkat her beş kişiden biri diyabet hastası

    11/15/2019 12:48:00 ÖS   Yorum yok
diyabet belirtileri nedir

Araştırmalar böyle söylüyor her beş kişiden biri diyabet hastası işe önce diyabet belirtilerini bilmekle başlamak gerekiyor peki diyabet belirtileri nasıl anlaşılır.



Dünyada en sık görülen rahatsızlıklar arasında görülüyor diyabet yani halk arasında adı şeker hastalığı olarak bilinen hastalığa yakalananların sayısı giderek artıyor.

Bugün dünya diyabet günü tehlikeye dikkat çekmek için dünya sağlık örgütü son verileri açıkladı en anlaşılır haliyle her yetişkin kişiden beşi şeker hastası

Diyabetin belirtileri nedir


Diyabetin belirtilerinin başında sık idrara çıkma aşırı susama hissi ağız kuruluğu ve halsizlik geliyor bu yüzden bol bol yoğurt yeşil yapraklı sebzeler ve balık tüketilmeli ayrıca günde bir tatlı kaşığı tarçın. Tarçın diyabet hastaları için önemli çünkü tarçın kan şekerini dengeliyor.

Diyabet hastalığından nasıl korunuruz


Diyabet hastalığından korunmanın bir başka yolu da egzersiz yapmaktan geçiyor. Ailesinde diyabet hastalığı olanların ise kat be kat daha dikkatli olmaları gerekiyor.

11/09/2014

Egzersiz yaptığı halde zayıflayamayanlar İnsülin Direnciniz olabilir

    11/09/2014 03:25:00 ÖS   Yorum yok


Kan Şekerini de düşürerek tatlı ve acıkma krizlerine yol açıyor insülün direncinin sorumlusu Hareketsiz Yaşam

İşte O Acıkma ve Tatlı Krizleri hiç de masum değil sürekli kilo alanlar yediğine dikkat edip egzersiz yaptığı halde zayıflayamayanları uyarıyor doktorlar İnsülin Direnci olabilir.


Aslında Pankreasın salgıladığı bir hormon insülin ancak yükseldiğinde vücud onu enerji yerine yağa dönüştürüyor ve yağlanmaya yol açıyor Kan Şekerini de düşürerek tatlı ve acıkma krizlerine yol açıyor insülün direncinin sorumlusu Hareketsiz Yaşam ve bir de karbonhidratlı hazır ve kötü yağlarla yapılan gıdalarla beslenme.

Doktor Engin Türkmen her gün yarım saat yürüyüş öneriyor.


Ayrıca meyve sebze ve protein ağırlıklı bir beslenme basit bir kan testiyle anlaşılıyor insülin direnci çok yüksek olanlarda ilaç tedavisi uygulanıyor tedavi edilmezse tehlike büyük Şeker Hastalığı, Beyin Kanaması, Felç ve Kalp Krizlerine kadar götürüyor.

11/04/2014

Çocuklar diyetle erken tanıştı bazı gıdalar yasaklı şeker hastalığı 12 yaşına kadar düştü

    11/04/2014 02:57:00 ÖS   Yorum yok


Anne babaların dikkat etmesi gereken sadece ambalajlı gıdalarda değil ha bir tabak patates kızartması ha 22 küp şeker

Çocuklar diyetle erken tanıştı bazı gıdalar yasaklı şeker hastalığı 12 yaşına kadar düştü en tehlikelisi gazlı içececekler işte ispatı.


Anne babaların dikkat etmesi gereken sadece ambalajlı gıdalarda değil ha bir tabak patates kızartması ha 22 küp şeker doğal besin zincirinin bir parçası olmayan şeker daha bir çok bilinmeyen besinde var işte anne ve babalar için bir rehber bir paket bisküvi de 30 küp şeker bir bardak kakaolu sütte 15 küp şeker var bir bardak meyve suyunda 10 küp şeker var Profesör Doktor Canan Karatay "Beyinde eroin gibi etki ediyor" diyerek uyardı

11/03/2013

Şişmanlatan Zararlı Gıdalara Özel Tüketim Vergisi geliyor

    11/03/2013 05:48:00 ÖS   Yorum yok
yani zararlı gıdalar daha pahalı olacak
Şişmanlatan Zararlı Gıdalara Özel Tüketim Vergisi geliyor
Obeziteye Vergiyle Müdahale Şişmanlatan Gıdalara Özel Tüketim Vergisi gündemde yani zararlı gıdalar daha pahalı olacak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yeni vergilerin sinyalini verdi

Obeziteyi Tetikleyen gıdalar içinde özel tüketim vergisi yolda Obezite arttı durmadı beraberinde getirdiği hastalıklar Şeker, Böbrek Yetmezliği, Kalp Hastalıkları Devlete Maliyeti de Yüksek.

8/23/2013

Yalçın Menteş yaşadığı zor günleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı

    8/23/2013 11:00:00 ÖS   Yorum yok
dizilerin filmlerin sevilen oyuncusu yalçın menteş şeker hastalığı ile savaşıyordu
Yalçın Menteş yaşadığı zor günleri anlatırken gözyaşlarını tutamadı
Yaşadığı zor günleri anlatırken göz yaşlarına hakim olamadı bacağı kesildikten sonra ölümün kıyısından döndükten sonra ilk kez kamera karşısındaydı ünlü oyuncu dizilerin filmlerin sevilen oyuncusu yalçın menteş şeker hastalığı ile savaşıyordu

yıllardır ancak bacağını kaybetmesinin asıl sebebi aşırı alkol ve sigara oldu perhize uymadı kangren oldu yapılacak tedavi kalmayınca sağ bacağını kesmek zorunda kaldı doktorlar ameliyat olmasaydı şimdi hayatta olmayacaktı.

5/29/2013

şeker hastası tek ameliyatla uyku apnesinden, tansiyondan kurtuldu kilo verdi

    5/29/2013 11:58:00 ÖS   Yorum yok
Bu yeni yöntemin başarı oranı yüzde yüze yakın 13 yıllık şeker hastası olan ebru hanım bu teknikle hayata yeniden başladı adeta ameliyat olan ebru hanım şeker hastalığını yenmekle kalmadı hem tansiyonu normale döndü, hem uyku apnesinden kurtuldu hem de 17 kilo verdi.

3/03/2013

Akıllı Telefonlar'ın kamerası idrar tahlili için kullanılabilecek

    3/03/2013 06:17:00 ÖS   Yorum yok

25 sağlık sorunuyla ilgili inceleme yapabilen ve sorunları teşhis edebilen ''Ucheck'' adlı test, Teknoloji, Eğitim ve Tasarım'dan (TED) Myshkin Ingawale tarafından geliştirildi.


BBC'ye konuşan Ingawale, "tıbbi testlerin kullanıcıların ellerinde olması gerektiğini" söyledi.

Mobil sağlık cihaz ve uygulamalarının birçok sağlık alanında yaşam kurtarma potansiyellerinde artış görülüyor.

Uygulama ile idrarda glikoz, protein ve nitritler de dâhil olmak üzere 10 elementin değerlendirmesi yapılabiliyor.

Bu testler, şeker hastalığı, idrar enfeksiyonu, kanser ve karaciğer sorunlarının yanı sıra genel sağlık sorunlarının tespiti için de kullanılıyor.

Testler için kullanıcılar, idrarlarını topladıkları kabın içine standart test şeridi batırıyor.

Ardından bu şerit uygulama tarafından sağlanan bir zeminin üzerine yerleştiriliyor

Bu zemin (mat), ışık ve aydınlanma koşullarından bağımsız olarak renklerin normalleştirilmesi işlevini görüyor.

Bu şeridin çekilen fotoğrafları, uygulama tarafından incelenerek sonuçlar elde ediliyor.

Apple'ın uygulama mağazasından mart sonu itibariyle satın alınabilecek olan uygulamanın fiyatı 20 dolar civarında.

Bu fiyata, mat ve beş test şeridi de dahil.

Uygulamanın bireysel kullanım dışında, Hindistan'ın Mumbai kentindeki King Edward Memorial hastanesi gibi yerlerde de kullanılması planlanıyor.

Uygulamanın güvenilirliği bu profesyonel ortamlarda, laboratuvar makineleriyle yan yana kullanılarak tespit edilecek.

Ingawale, "Sonuçların olumlu olması durumunda, uygulamanın mobil kliniklere de sunulması bekleniyor" dedi. bbc türkçe

11/15/2012

lahmacun ve fastfood yiyeceklerde diyabet tehlikesi

    11/15/2012 09:31:00 ÖÖ   Yorum yok



şeker hastalığına davetiye çıkaran yiyeceklerin panzehiride var tabii hemde aynı sofrada lahmacun ve kebap sofralarının olmazsa olmazı

dünyanın en lezzetli yiyeceklerinden lahmacuna mesafe koymak hiçde kolay değil aslında ama gelecekte sağlık sorunu yaşamamak için biraz daha dikkat

11/11/2012

uzmanlar uyarıyor çocuklarda diyabet şeker hastalığı 3 kat arttı

    11/11/2012 10:02:00 ÖS   Yorum yok



aileler dikkat bebeklerde görülen şeker hastalıklarında 3 kat artış var öyleki daha anne sütüyle beslenenlerde bile görülüyor.

diyabet daha çok büyüklerde görülsede son yıllarda hedefi minikler özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda görülme özelliği 3 kat arttı.

12/04/2011

şeker hastalığı ve yüksek tansiyona olumlu etkileri olan stevia bitkisi hakkında

    12/04/2011 01:12:00 ÖS   Yorum yok

Paraguay ve Brezilya'da yüzyıllardan beri tatlandırıcı ve tedavi edici özellikleri nedeniyle kullanılan stevia (şeker bitkisi) Japonya'da da otuz yılı aşkın bir süredir milyonlarca kişi tarafından tatlandırıcı ve gıda katkısı olarak kullanılmaktadır.

stevia bitkisi hakkında

Bu bitkiden elde edilen özütün, kan şekerini düzenleyici etkileri olduğu kabul edilmektedir. Stevia'nın insülin duyarlılığını ve hatta salınımını arttırıcı etkilerinin olduğunu gösteren bazı araştırmaların varlığı diyabet tedavisinde kullanımını destekler niteliktedir.

Stevia bitkisinin ihtiva ettiği Steviosid maddesi, vücudumuzdaki tat duyuları tarafından normal şekerin 250-300 katı daha şekerli olarak algılanmaktadır. Bu nedenle bir tutam şeker bitkisi tozu, bir litre çay, kahve veya diğer içecekleri tatlandırmaya yeterli olmaktadır.

Diyet (kalori değeri sıfır (0)dır.), şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kabızlık, depresyon ve asabiyete karşı olumlu etkileri vardır. 


Mide ve bağırsak florasını, asit alkali dengesini korur.Bununla birlikte stevia bitkisinin aşırı kullanımının özellikle erkeklerde sperm üretimini azaltarak kısırlığa neden olduğu hususunda çeşitli bilimsel araştırmalarda bulunmaktadır.

Amerika ve Kanada'da uzun süreler yasaklı durumda kalmıştır.Ancak bununla birlikte Japonya'da yıllarca bu bitki kullanılmış ve hiç bir yan etki kullananlar üzerinde görülmemiştir. Latin Amerika'da çeşitli ülkelerin halklarıda yüzyıllardır bu bitkiyi kullanmaktadır.En son olarak ABD ve Kanada bitki üzerinde yasakları kaldırıp, kullanımını serbest bırakmıştır. Bununla birlikte Paraguay'da özellikle kırsal kesimdeki ve yerli halk stevia bitkisini doğum kontrolü için kullanmakta olup bu durumda bitkinin sperm azaltıcı etkisini doğrulamaktadır.Türkiye'de ilk kez 2011 yılında Antalya'da üretilmeye başlanmıştır.

9/07/2011

son on yılda kanser hastalığı yüzde 20 arttı her yıl 12 milyon yeni kanser vakası

    9/07/2011 09:57:00 ÖS   Yorum yok

İngiltere'de kanserle ilgili araştırmalar yürüten bir vakıf, son on yılda dünya çapında kanser vakalarının sayısının yüzde 20 oranında arttığını açıkladı.


yeni kanser vakası
Dünya Kanser Araştırmaları Fonu'nun yaptığı araştırmada, her yıl 12 milyon yeni kanser tanısı konulduğu belirtiliyor. Bu sayı, ortaya çıkan yeni HIV/AIDS vakalarının dört katından da fazla.

Dünya Kanser Araştırmaları Fonu, kötü beslenme ve hareketsiz hayat sürdürmekle bağlantılı 2,8 milyon kanser vakasının, aslında önlenebileceğini vurguluyor.

Hem gelişmekte, hem de gelişmiş olan ülkeleri kapsayan araştırmada kanser vakalarıyla alkol kullanımı ve obezite arasında ilişki kuruluyor.

Fon raporunda, bu ayın sonlarında New York'ta yapılacak olan BM Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Zirvesi'nin, hükümetlere yaşam tarzıyla bağlantılı hastalıklarda gözlenen büyük artışı durdurabilmeleri için, çok ender bir fırsat sunacağı kaydedildi.

Söz konusu zirvede, kalp ve akciğer hastalıklarıyla, şeker hastalığı da gündeme gelecek.


Dünya Kanser Araştırmaları Fonu sözcüsü, yaşam tarzlarında değişikliğe gidilmesi için yürütülecek kampanyaların, uzun süreli tedavilerin maliyetiyle kıyaslanamayacak kadar düşük olduğunu vurguladı.

New York zirvesi öncesinde yoğun lobi çalışmaları yürütülüyor.

BM, sağlık konusunda ikinci kez bu denli yüksek düzeyde bir toplantı düzenliyor.


Bundan önceki zirve, on yıl önce yapılan HIV/AIDS zirvesiydi ve toplantı ardından AIDS, verem ve sıtmayla savaşım programlarına milyarlarca dolar fon aktarılmasının yolunu açmıştı.

6/15/2011

hareketsiz kalmak fazla alkol almak ve bazı ilaçlar kemik yapımını engelliyor

    6/15/2011 09:53:00 ÖS   Yorum yok

Uzmanlar, seks hormonlarının az salgılanması ile ilgili sorunların osteoporoza neden olan hastalıkları içinde yer aldığını belirterek, tiroit ile paratiroid bezinin fazla çalışması, şeker hastalığı, hematolojik ve genetik hastalıklar ve fazla alkol kullanımının ostreoporoza yol açtığını ifade ediyor.

Bazı ilaçların da osteoporoza neden olabildiği uyarısında bulunan uzmanlar, bunlar arasında en sık kortizon, kan sulandıran ilaçlar, epilepsi, kanser, guatr, mide ve psikiyatri ilaçlarının bulunduğunu belirtiyor.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Osteoporoz Derneği II. Başkanı Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal,  osteoporozun kemik kitlesindeki azalmaya bağlı olarak ortaya çıkan ve kırıklara neden olan sistemik bir iskelet hastalığı olduğunu söyledi.
Yetişkin insanlarda kemik kitlesinin, iskelet gelişimi sırasında varılan en yüksek kemik kitlesine ve yaşamın daha sonraki dönemlerinde meydana gelen ''kemik kaybı''nın ya da ''kemik yıkımı''nın derecesine bağlı olduğunu belirten Kutsal, osteoporozun kemik kırıklarına ve ağrıya yol açtığını ve kişinin yaşam kalitesinin bozulmasına neden olduğunu ifade etti.
fazla alkol almak


Kutsal, ''günümüzde sık rastlanan bazı hastalıkların ve sık kullanılan bazı ilaçların kemik yapımını engellediğini, kemik yıkımını artırdığını ve osteoporoza neden olduğunu'' söyledi.

Seks hormonlarının az salgılanması ile ilgili sorunların osteoporoza neden olan hastalıklar içinde yer aldığını belirten Kutsal'ın verdiği bilgiye göre, tiroit ile paratiroid bezinin fazla çalışması, şeker hastalığı, hematolojik ve genetik hastalıklar, fazla alkol kullanımı ostreoporoza yol açıyor.

Bunun dışında uzun süre hareketsiz kalmak, iltihabi bağırsak hastalıkları, bağırsakta emilim bozukluklarına neden olan hastalıklar, böbrek, karaciğer ve romatizmal hastalıklar ile mide ameliyatı ya da organ nakli geçirmiş olmak, akciğerlerde kronik tıkayıcı hava yolu hastalığı bulunması, beslenme bozuklukları ve yetersiz beslenme ve radyasyon tedavisi almış olmak da diğer etkenler arasında yer alıyor.
Kimi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar da osteoporoza neden olabiliyor. Bunlar arasında en sık kortizon, kan sulandıran ilaçlar, epilepsi, kanser, guatr, mide ve psikiyatri ilaçları bulunuyor.

Ne yapmalı?

Osteoporozdan korunmak için şu önerilerde bulunuluyor:
''Toplum, osteoporoza neden olabilecek hastalıklar ve ilaçlar konusunda bilgilendirilmeli.
-Osteoporoz hastalarında muayenelerde, klinik ve laboratuvar incelemelerde kemik kaybına ve kırığa yol açabilecek hastalık ve ilaçlar gibi tüm faktörler ortaya çıkarılmalı. Çünkü, osteoporoza başka bir hastalık ya da uzun sure kullanılan bir ilaç neden olabiliyor.
-Osteoporoz varlığı belirlenmeli ve tedavi edilmeli.
-İlaç tedavisine başlamadan önce yeterli kalsiyum ve D vitamini alınmalı.
-Yaşam boyu düzenli egzersiz yapılmalı. Hormon eksikliği halinde tanı konulmalı ve etkin tedavi tamamlanmalı.
-Alkol alımı azaltılmalı, sigara tüketimine dikkat edilmeli.
-Osteoporozun tedavisine yönelik geliştirilmiş ilaçlardan hastaya en uygun olanı seçilmeli ve düzenli olarak kontrolleri yapılarak tedavisi takip edilmeli.
-Kemik yoğunluğunun artırılması ve sağlıklı kemikler için puberte öncesi dönemde egzersiz, kalsiyumdan ve D vitamininden zengin diyet yapılmalı, ideal vücut ağırlığı korunmalı.
-Yetişkin dönemde bilinçli egzersiz ile kemik kaybını yavaşlatılırken, ileri yaşlarda düşmelerin şiddeti ve sıklığı hareketliliğin, esnekliğin ve hareket hızının korunması ile azaltılmalı.''

Üç aydan fazla kortizon kullananlar dikkat


İleri yaştakiler, kemik mineral yoğunluğu düşük olanlar, ailesinde osteoporotik kırık olanlar, daha önce basit düşmeler ile kırık geçirmiş olanlar, vücut ağırlığı normalin altında bulunanlar, üç aydan uzun süre kortizon ilacı kullananlar ve ayrıca yoğun sigara ve alkol tüketenlerin öncelikli olarak tedavi edilmeleri gerekiyor.
Gelişebilecek sakatlıkların önlenmesinde ise temel ilkeler, hastanın ve ailesinin bilgilendirilmesi, eğitimi, düşmelerin önlenmesi açısından evinin uyarlanması, düşme için risk faktörlerinin (bireysel ve çevresel) azaltılması, yardımcı cihaz ve günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştıracak araçların temini ve bilinçli beslenme olarak gösteriliyor.
cumhuriyet portal

4/29/2011

kandaki şeker düşüklüğü hipoglisemi şeker hastalığı kadar yaygın

    4/29/2011 10:25:00 ÖS   Yorum yok
Tepkisel Hipoglisemi

Hipogliseminin bir çeşidi olan “tepkisel (reaktif) hipoglisemi”nin diyabete giden yolda, diyabetin iki adım öncesi olarak kabul edildiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sedef Altınışık “tepkisel hipoglisemi” ile ilgili sorularımızı cevapladı:



Tepkisel Hipoglisemi nasıl oluşur?

Tepkisel hipoglisemi, aslında halk arasında yaygın olarak “hipoglisemi” denilince anlaşılan durumdur. Şekerli veya şekere çabuk dönüşen bir gıdanın alınmasından belirli bir süre (genellikle 2- 4 saat) sonra ortaya çıkar. Tepkisel olarak adlandırılmasının nedeni vücutta şekerli gıda alımına bir tepki olarak ortaya çıkmasıdır. Tepkisel hipoglisemi, insülin direnci nedeniyle, vücudumuzun şekeri kullanmayı bilememesi ve şekerin kullanılabilmesi için gereğinden fazla insülin salgılaması sonucu bir süre içinde hızla şekerin yakılması ile oluşur.

Kişinin tatlı gıdayı daha çok talep etmesi, dolayısıyla tükettiği gıdalarda hızlı enerjiye dönüşecek yanlış karbonhidratları seçmesi, aldığı kaloriyi kaçınılmaz olarak arttırır ve kiloda artış gerçekleşir. Kilo artışı insülin direncini arttırır. İnsülin direnci arttıkça, insülin fazla salgılanır. Ancak zamanla insülin üreten organımız pankreas yorulur, yeteri kadar insülin üretememeye başlar ve kanda şeker yükselir. Bu durum da, şeker hastalığına giden yolu oluşturur.

Tepkisel hipoglisemi dışında, açlıkta, kanda şeker hormonu olarak adlandırabileceğimiz insülinin fazla salgılanması nedeniyle de hipoglisemi olabilir. Bu durum insülin salgılayan bir tümörün varlığı gibi oldukça ender rastlanan durumlarda görülebilir. Ayrıca şeker düşürücü ilaçların yanlış/fazla kullanımı ve bazı kötü huylu hastalıklar gibi özellikli durumlarda da hipoglisemi görülebilir.


Tepkisel Hipoglisemi en çok hangi yaşlarda görülür?


Tepkisel hipoglisemi, en çok 30'lu yaşlardan sonra görülür. Ancak erişkin yaşların başında da hipoglisemiye rastlanabilir. Ailede 1. derece akrabalarda şeker hastalığı öyküsü olması, kişinin ideal kilosunun üzerinde olması gibi faktörler hastalığın ortaya çıkma yaşını erkene alacaktır.


Tepkisel Hipogliseminin belirtileri nelerdir?


Belirtileri halsizlik, konsantrasyon kaybı, aşırı sinirlilik, ellerde titreme, gözlerde kararma, soğuk terleme, fenalık hissi, ölüm korkusu, çarpıntı olabilir. Hatta bayılma, koma durumu da görülebilir. Tatlı gıdalara veya şekere hızlı dönüşebilecek basit karbonhidratlara (beyaz unlu gıdalar gibi) aşırı düşkünlük vardır. Tepkisel hipoglisemide belirtilerden biri görülebilir, birkaçı bir arada olabilir veya belirtisiz seyredebilir. Yani belirtileri kişiden kişiye değişkendir. Ancak bir kişide hipoglisemiye hangi belirtiler eşlik ediyorsa, bu durum oluştuğunda o kişide hipogliseminin hep aynı belirtileri ortaya çıkacaktır.


Tepkisel Hipoglisemi teşhisi nasıl konulur?

Kanda şeker seviyesine bakılır. Öncelikle açlıkta şeker ve gerekli görülürse insülin bakılır. Şüphe durumunda hekimin belirleyeceği dozda ağızdan verilecek glukoz solüsyonu (basit şeker çözeltisi) ile hekim tarafından belirlenecek uzunlukta ve sıklıkta şeker ile, gerekirse insülin seviyelerine de bakılarak, şeker yükleme testi yapılır.


Yanlış beslenme mi tepkisel hipoglisemiye yol açar?

Genetik yatkınlık hipogliseminin altında yatan faktörlerin başında gelse de, yanlış beslenme ve yıllar içinde kilo alınması hipoglisemiyi daha erken yaşta ortaya çıkarır, şeker hastalığına gidişi hızlandırır.


Tepkisel hipoglisemi nasıl tedavi edilir?

* Uzman bir diyetisyen tarafından tıbbi beslenme tedavisi düzenlenmeli.
* Reaktif hipogliseminin engellenmesi için şekerli ve şekere çabuk dönüşecek gıdalardan uzak durulmalı.
* Uzun açlıklar engellenmeli.
* Kompleks karbonhidratları içeren doğru gıdaların önerileceği günde 3 ana ve en az 3 ara öğün içeren bir beslenme sisteminin oluşturulması sağlanmalı.
* Hipoglisemi oluştuğu zaman kaçınılmaz olarak hastanın şeker alması gerekecektir. İnsülin direnci saptanmışsa hekim tarafından ilaç tedavisi de önerilir. Hasta düzenli aralıklarla takip edilmeli.


Tepkisel hipoglisemi doğru tedavi edilmezse nelere yol açabilir?

Hipoglisemi vücudun yakıtı olan şekerin ani düşmesi olduğu için tehlikeli bir durumdur. Hipogliseminin kişide yaratacağı huzursuzluk, dikkat güçlüğü, sinirlilik durumları kişinin toplum içindeki konumuna zarar verebilir. Araç kullanırken istenmedik kazaların yaşanmasına neden olabilir. Tatlı gıdalara düşkünlük yaratacağı için, kilo artışına neden olacak şeker hastalığının ortaya çıkmasını hızlandırır. Gözlerde kararma, soğuk terleme, fenalık hissi gibi nispeten hafif sayılabilecek belirtilerle seyredebilen tepkisel hipoglisemi, baygınlık, koma hatta ölüme bile neden olabilecek kadar ciddi olabilir. Reaktif hipoglisemi acil müdahale edilmesi gereken sonuçlarıyla, ciddi ve kalıcı olabilecek bir durumdur.

Reaktif hipoglisemi, gizli şeker ve şeker hastalığı aynı yol üzerinde yer alan birbirini takip eden kilometre taşlarıdır. Genetik yapıdaki yatkınlık nedeni ile oluşurlar; ancak doğru beslenme, düzenli egzersiz, takip ve ideal kilonun korunması ile ertelenebilirler, ötelenebilirler. Kan şekerinin belirli sınırlar içinde tutulması ile kişi sağlığını kazanır, sağlıklı ve uzun bir ömür sürebilir.
cumhuriyet portal

1/19/2011

kahvenin bilinmeyen özellikleri hakkındaki araştırma sonuçları

    1/19/2011 06:52:00 ÖS   Yorum yok
kahve antioksidanlar içeriyor

Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor.


Baş ağrıları
Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, şaşırtıcı bir biçimde baş ağrısına iyi geliyor. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyor.


Beyin Uyarımı
Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.

Karaciğer sağlığı
Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor.
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .