İsveç'te bulunan Göteburg kanser merkezinde yapılan araştırmaya göre antioksidan vitaminler kanserli hücreleri azaltmıyor hızla çoğaltıyor özellikle kanser riski taşıyan ailesel yatkınlığı bulunan kişilerin antioksidan ilaçlardan uzak durması gerekiyor üstelik balgam söktürücü ilaçlar en büyük tehlike
vitaminler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vitaminler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2/01/2014
Antioksidan vitaminler kanserli hücreleri azaltmıyor hızla çoğaltıyor
seyyah1906
2/01/2014 12:54:00 ÖS
Yorum yok
İsveç'te bulunan Göteburg kanser merkezinde yapılan araştırmaya göre antioksidan vitaminler kanserli hücreleri azaltmıyor hızla çoğaltıyor özellikle kanser riski taşıyan ailesel yatkınlığı bulunan kişilerin antioksidan ilaçlardan uzak durması gerekiyor üstelik balgam söktürücü ilaçlar en büyük tehlike 1/05/2013
kalp damar sağlığı problemi olanlar ve diyabet hastaları için nohut
seyyah1906
1/05/2013 02:00:00 ÖS
Yorum yok
Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu’ndan nohutun yararları
• En çok protein, kalsiyum, çinko, magnezyum, demir mineralleri içeren tahıllardandır.
• Nohut tanelerinin dış kısımları, yüksek miktarda kalp damar sağlığını koruyan, kolesterol düşüren ve özellikle kan şekerini düzenleyen posa içerir. Özellikle kalp damar sağlığı problemi yaşayanlar ve diyabet hastalarının sofrasından eksik etmemesi gerekir.
• İç kısımları nişasta içerdiği halde dış kısımlarının posalı olması nişastanın kana karışmasını yavaşlatarak sağlıklı beslenmeye yardımcı olur.
• Doymamış yağ asitleri içerir.
• Dış kabuğu sindirilemeyen posalar (fitat ve tanenler) içerdiği için kalsiyum ve demir emilimi düşüktür.
• Doğru pişirilir, yeterli miktarda ıslatılırsa fitat ve tanenlerin etkisi kaybolarak demir ve kalsiyum bağlayıcı etkisini kaybeder.
• B ve E vitaminlerinden çok zengin olmasına rağmen; B 12 için ciddi bir kaynak değildir.
• Leblebi şeklinde tüketilmelidir.
• Etli ya da etsiz yemekleri yapılabilir.
• En yüksek proteinden yararlanıldığı şekli, diğer tahıllarla birlikte pişirildiğindedir.
• Pişirirken oda ısısında 8 saat ıslatılmalıdır. Sıcak suyla ıslatırsanız bu süre kısalır.
• Islatma suyunda şişince dış kabukları ayrıldığı için gaz yapma etkisini kaybeder.
• Baklagilleri çiğ tüketmeye çalışırsanız emilimini engelleyen enzimler nedeniyle gaz problemi yaşayabilirsiniz. İyi pişirmeyle bu özelliği gider.
• Çok yüksek ısıda uzun süre pişirirseniz protein kayıpları olur.
• Kesinlikle pişirme suyunu atmayın. B grubu vitaminler ve mineral kaybına neden olur. cumhuriyet
10/18/2012
Multivitamin alan erkeklerde Kanser riski yüzde 8 daha azalıyor
seyyah1906
10/18/2012 05:15:00 ÖS
Yorum yok
Araştırma için yaşları 50'nin üzerinde yaklaşık 15.000 erkek on yıldan fazla izlendi.
Amerikan Tıp Derneği'nin dergisinde yayımlanan araştırma sonucuna göre, multivitamin alan erkekler arasında kanser vakalarında ufak da olsa bir azalma gözlendi.
AP ajansı, sonucun sürpriz olduğunu, zira daha önce tek tek farklı vitaminler üzerinde yapılan araştırmaların, bunların kronik hastalıkları önleyemediğini, hatta bazılarının kanser riskini arttırdığını gösterdiğini bildiriyor.
Yeni araştırma ise multivitaminlerin erkeklerde kanser oluşma riskini yüzde 8 azaltığına işaret etti.
Uzmanlar bununla birlikte sebze ve meyveye ağırlık veren sağlıklı bir beslenmenin vitamin almaktan daha iyi olduğunu belirtiyor.
Bazı durumlarda doktor tavsiyesiyle vitamin takviyesi almak mümkün. Örneğin 65 yaş üzerindekilere D vitamini tavsiye ediliyor.
Multivitaminlerin genel sağlık üzerindeki etkisi konusundaki araştırmalardan ise kesin bir sonuç alınmış değil.
Bazı araştırmalarda sağlıklı kişiler tarafından alındığında bunların faydadan çok zarar verdiği, bazılarında da kanseri etkilemediği sonucuna varılmış.
Amerikalı uzmanların araştırmasında her gün bir şeker ya da multivitamin hapı verilen erkeklerin sağlık durumu izlenmiş. Multivitamin alan her bin kişiden 17'sinde kanser oluşurken, bunun yerine sahte hap verilen her bin kişi arasında kanser oluşanların sayısı 18 olarak tespit edilmiş.
Araştırmacılardan Dr. Howard Sesso, " birçok araştırma iyi beslenmenin erkeklerde kanser riskini azalttığına işaret ediyor. Şimdi buna ilaveten her gün bir multivitamin hapı almanın da, orta ve ileri yaşlardaki erkeklerde kanseri önlemekte etkili olabileceği düşünülüyor" dedi.
Araştırmacılar multivitamin haplarının kadınlar ve daha genç erkekleri aynı şekilde etkileyip etkilemeyeceğini bilmiyorlar.
İngiltere'deki kanser araştırmaları kurumu Cancer Research UK'de görevli doktor Helga Groll "bu araştırmaya katılan erkeklerden multivitamin alanların kanser riski azalmış gibi görünmekle birlikte, bunun vitaminlerden mi yoksa rastlantıdan mı kaynaklandığından emin olmak güç" dedi.
Groll'a göre bol vitamin ve mineral almanın en iyi yolu, dengeli beslenmekten geçiyor. Sağlıklı kişilerin çoğunun ise doktor önermediği sürece vitamin almasına gerek yok. bbc türkçe
Amerikan Tıp Derneği'nin dergisinde yayımlanan araştırma sonucuna göre, multivitamin alan erkekler arasında kanser vakalarında ufak da olsa bir azalma gözlendi.
AP ajansı, sonucun sürpriz olduğunu, zira daha önce tek tek farklı vitaminler üzerinde yapılan araştırmaların, bunların kronik hastalıkları önleyemediğini, hatta bazılarının kanser riskini arttırdığını gösterdiğini bildiriyor.
Yeni araştırma ise multivitaminlerin erkeklerde kanser oluşma riskini yüzde 8 azaltığına işaret etti.
Uzmanlar bununla birlikte sebze ve meyveye ağırlık veren sağlıklı bir beslenmenin vitamin almaktan daha iyi olduğunu belirtiyor.
Bazı durumlarda doktor tavsiyesiyle vitamin takviyesi almak mümkün. Örneğin 65 yaş üzerindekilere D vitamini tavsiye ediliyor.
Multivitaminlerin genel sağlık üzerindeki etkisi konusundaki araştırmalardan ise kesin bir sonuç alınmış değil.
Bazı araştırmalarda sağlıklı kişiler tarafından alındığında bunların faydadan çok zarar verdiği, bazılarında da kanseri etkilemediği sonucuna varılmış.
Amerikalı uzmanların araştırmasında her gün bir şeker ya da multivitamin hapı verilen erkeklerin sağlık durumu izlenmiş. Multivitamin alan her bin kişiden 17'sinde kanser oluşurken, bunun yerine sahte hap verilen her bin kişi arasında kanser oluşanların sayısı 18 olarak tespit edilmiş.
Araştırmacılardan Dr. Howard Sesso, " birçok araştırma iyi beslenmenin erkeklerde kanser riskini azalttığına işaret ediyor. Şimdi buna ilaveten her gün bir multivitamin hapı almanın da, orta ve ileri yaşlardaki erkeklerde kanseri önlemekte etkili olabileceği düşünülüyor" dedi.
Araştırmacılar multivitamin haplarının kadınlar ve daha genç erkekleri aynı şekilde etkileyip etkilemeyeceğini bilmiyorlar.
İngiltere'deki kanser araştırmaları kurumu Cancer Research UK'de görevli doktor Helga Groll "bu araştırmaya katılan erkeklerden multivitamin alanların kanser riski azalmış gibi görünmekle birlikte, bunun vitaminlerden mi yoksa rastlantıdan mı kaynaklandığından emin olmak güç" dedi.
Groll'a göre bol vitamin ve mineral almanın en iyi yolu, dengeli beslenmekten geçiyor. Sağlıklı kişilerin çoğunun ise doktor önermediği sürece vitamin almasına gerek yok. bbc türkçe
1/15/2012
sağlıklı yaşam için vazgeçilmez olan limonu ne kadar tüketiyoruz?
seyyah1906
1/15/2012 02:14:00 ÖS
Yorum yok
Mersin Turunçgil Üreticileri Birliği (MERTUB) verilerinden derlenen bilgiye göre, Türkiye genelinde yıllık 1 milyon 100 bin ton civarında gerçekleşen limon üretiminin yüzde 60'ını Mersin karşılarken, diğer bölümünü ise Adana, Hatay, Antalya ve İzmir yöreleri üretiyor.
Yıllık üretimin 450 bin tonunu dış pazarda değerlendiren sektör, yaklaşık 650 bin tonunu ise iç pazarda tüketiciyle buluşturuyor. Her limonun ortalama olarak 100 gram olduğunu belirtilirken, 650 bin tonluk iç tüketim ile yaklaşık 6,5 milyar adet limon doğrudan ya da çeşitli ürünlerin içerisinde tüketiciye ulaşıyor. Limonda kişi başına yaklaşık yıllık tüketim ise 88 adet olarak gerçekleşiyor.
Tüketim teşvik edilmeli
MERTUB Başkanı Ahmet Dursen Şahin, geçen yıl 450 bin ton civarındaki limon ihracatının, bu yıl 500 bin tona ulaşmasının beklendiğini söyledi. Bu yüzden sevinçli olduklarını ifade eden Şahin, ancak, üreticinin limonu kilosu 50 kuruştan satması nedeniyle sıkıntılı olduklarını ve maliyetleri karşılamakta zorlandıklarını vurguladı.
İç piyasaya sunulan limonun birçok alanda değerlendirilebildiğini anlatan Şahin, ''Buna rağmen iç piyasadaki tüketim halen yetersiz. Çünkü limon C vitamini başta olmak üzere A ve B vitaminleri açısından çok zengin. Her derde deva olan limonu, özellikle kış aylarında sofradan eksik etmemek gerekiyor. Başta çocukların sağlığı için, herkes birbirini limon tüketimine teşvik etmeli. Bu noktada özellikle velilerin daha hassas olmasını istiyoruz'' dedi.
Şahin, Türkiye'nin çoğu Avrupa ülkesine göre daha az limon tükettiğine dikkati çekerek, ''Ülkelerin limon tüketimine ilişkin elimizde sağlıklı bir veri yok. Ancak, gözlemlediğimizde, Türkiye sanayisinde kullanılan limon, İspanya'dakinin beşte biri. Bu noktada devletin de tüketimi artırıcı bazı teşvikler gerçekleştirmesi gerekir. Çünkü sağlıklı yaşam için vazgeçilmez olan limonun fazla tüketilmesiyle, sağlık harcamalarında da tasarruf sağlanabilir'' diye konuştu.
10/11/2011
vitamin eksikliği haricinde alınan vitaminler ölüm riskine sebep olabiliyor
seyyah1906
10/11/2011 07:20:00 ÖS
Yorum yok
Bilim adamları vitamin haplarının yaşlı kadınlarda ölüm riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlar bir süredir bu hapların yalnızca vücutta vitamin eksikliği varsa işe yarayacağını söylüyordu.
İç Tıp Arşivleri dergisinde yayınlanan yeni araştırma ise fazlasının zararlı da olabileceğini ortaya koyuyor.
Araştırmada beslenmesinde genel olarak bir eksiklik bulunmayan ancak vitamin hapı almaya karar vermiş 50'li ve 60'lı yaşlardaki kadınlar incelendi.
Aldıkları haplar arasında özellikle multivitaminler, folik asit, B6, magnezyum, çinko ve demirin ölüm riskini artırır göründüğü belirtildi.
Ancak araştırmacılar 38 bin ABD'li kadın arasında yaptıkları çalışmanın, kadınların son 20 yılda aldığı vitaminleri hatırlamasına dayandığına vurgu yapıyor.
"Zararı olmayacağını düşünmekte yanılıyorlar. Fazlası zehirli olabilir ve farkına varmadan önerilen günlük sınırın üzerine çıkmak da çok kolay."
İngiliz Beslenme Birliği'nden Helen Bond
Ayrıca genel sağlık durumu gibi diğer faktörleri kontrol etmenin zor olduğunu da hatırlatıyorlar.
Fakat yine de araştırmalarının, vitaminlerin ancak gerçekten gerekli olduğu ve bunun tıbbi yöntemlerle kanıtlandığı durumlarda kullanılması gerektiğini gösterdiğini söylüyorlar.
Doğu Finlandiya Üniversitesi'nden Doktor Jaakko Mursu ve ekibi "Şu anki verilere bakarak, vitaminlerin genel ve yaygın kullanımını meşru kılacak bir sebep göremiyoruz." diyor.
Demir ve kalsiyum
Araştırmacılara göre örneğin demir hapları ölüm riskini %2,4 artırıyor. Kullanılan demir dozu arttıkça risk de artıyor.
Buna karşılık araştırmada kalsiyum hapları, ölüm riskini azaltır göründü. Ancak bilim adamları bu konuda daha fazla çalışma yapmaları gerektiğini belirterek, doktor tarafından tavsiye edilmedikçe kalsiyum alınmamasını istedi.
İngiliz Beslenme Birliği'nden Helen Bond bazı insanların, örneğin yaşlıların vitamin desteğine ihtiyaç duyabileceğini söylüyor.
Örneğin güneşin fazla görünmediği İngiltere'de 65 yaş üstündekiler için D vitamini tavsiye ediliyor.
Ancak Helen Bond da insanların çoğunun gereksindikleri vitamin ve mineralleri sağlıklı, dengeli bir beslenmeyle alabileceği görüşünde.
Bazı insanların vitaminleri bir tür "sigorta poliçesi" gibi kullandığına dikkat çeken Bond, "Zararı olmayacağını düşünmekte yanılıyorlar. Fazlası zehirli olabilir ve farkına varmadan önerilen günlük sınırın üzerine çıkmak da çok kolay." dedi.
4/25/2011
gereğinden fazla vitamin kullanımı çeşitli hastalıklara yol açıyor
seyyah1906
4/25/2011 10:19:00 ÖS
Yorum yok
Son günlerde hava sıcaklıklarındaki dengesizlik adeta hastalık saçıyor. Hasta olanlar ağrı kesici ve ateş düşürücülerinin yanında mutlaka vitamin alırken sağlıklı kalmak isteyenler de doktora danışmadan bilinçsizce vitamin takviyesi alıyor.
Ancak gelişigüzel vitamin kullanımı yaradan çok zarar getiriyor. Memorial Şişli Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Gürkan Yurteri, gereğinden fazla alınan vitaminlerin vücudumuza vereceği zararlar hakkında önemli bilgiler verdi.
Sağlıklı bir sinir sistemi için B6, iyi bir göz ve cilt için A, kanserden korunmak için E, kemiklerimiz için K vitamini… Görüldüğü gibi sağlığınızı ve güzelliğinizi korumanın yolu vitaminlerden geçiyor. Peki, vitamin ve minerallerin fazla kullanıldığında yanlış beslenmenin yarattığı sorunları gideremediği gibi, vücudumuza da zarar verdiğini biliyor muydunuz?
Vitamin ve mineraller, sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan organik maddelerdir.
Vücudumuz, işleyişini sürdürebilmesi için bu maddelere çok az miktarlarda da olsa gereksinim duyar. Ancak bu vitaminler aşırı dozda kullanıldığında, baş ağrısı, bulantı, kusma, idrar yolu rahatsızlıklarına, hatta ölüme kadar gidebilen problemlere neden olabilir.
Vitamin ihtiyacını karşılamanın en doğru yolu dengeli beslenmek.
Vitaminlerin çoğu bitkisel ve hayvansal besinlerde bulunur. Karbonhidrat, yağ, protein gibi ana besin öğeleri ile yeterli miktarda yapılan dengeli beslenmede vücudun günlük vitamin ihtiyacı karşılanır. Ancak çeşitli fizyolojik (Gebelik, spor, gelişme çağı gibi), patolojik (Ateş,ishal,travma...vs) durumlar, çevresel faktörler (İklim,coğrafi bölge) ve ilaç tedavileri vitamin gereksinimini artırabilir.
Eğitim seviyesi vitamin kullanımını etkiliyor.
Vitamin kullanımının kadınlar, yaşlılar, gelir düzeyi yüksek olanlar, iyi eğitimliler, sigara içmeyenler (özellikle eski içiciler), çok fazla içki içmeyenler ve iyi beslenmenin hastalıklara iyi geleceğine inananlarda daha yaygın olduğu bilinmektedir.
Fazla vitamin tüketilmesinin yol açtığı hastalıklar!
•A vitamini fazlalığı; daha çok baş dönmesi, çift görme, baş ağrısı, kasılma nöbetleri, dudaklar ve avuç içlerinin soyulması, şiddetli kusma, kafa içi basıncı artışı şeklinde belirti verir ve bu belirtiler kullanımdan 6 saat sonra ortaya çıkar. A vitamini zehirlenmesi de diyebileceğimiz kronik toksisite ise günde 15mg dozda 3 aydan uzun süre kullanıldığında gelişir. Bu durumda ise kişilerde kuru cilt, kusma, kellik, kemik ağrıları, kalsiyum yükselmeleri, lenf bezlerinde büyüme, kan yağlarında yükselme, regl olamama, yalancı beyin tümörü belirtileri, sinirlilik, huzursuzluk, kansızlık görülebilir.
Yaşlılar A vitamini zehirlenmelerine daha duyarlı
Gebe kadınlara yüksek doz A vitamini verildiğinde düşüklere, bebekte kalp ve kafa anomalilerine rastlanabilir. Gebelikte, günlük A vitamini dozu belirli bir seviyeyi aşılmamalıdır. Yaşlılar, alkolikler, karaciğer hastalığı olanlar vitamin A zehirlenmesine daha duyarlıdırlar. Klinik çalışmalarda akciğer kanseri gelişme riski olan kişilerde (ailesinde olması, sigara içmesi, kanserojen maddeye maruziyet gibi) yüksek doz beta karoten alımının kansere yakalanma riskini artırdığını ortaya koymuştur.
•B vitamini fazlalığı; genellikle zehirlenmeye sebep olmaz. Ancak çok yüksek dozlarda alınırsa zehirlenme görülebilir. Belirtileri, hissizlik, yürüyememe, cilt rahatsızlıkları, gözlerde ışık hassasiyeti, uykusuzluk, bitkinlik, baş ağrısı, çarpıntı, ishal şeklinde görülebilir.
•C vitamini fazlalığı; 2 gramdan fazla alındığında karın ağrısı, bulantı ve kusma şeklinde kendini gösterir. Uzun süreli ve yüksek doz kullanımının böbrek taşı oluşturabileceğinden korkulur. Bir diğer olası yan etkisi demir preparatı kullanan hastalarda demir yüklenmesine neden olmasıdır. 1 gramın üzerinde alımlarda, idrardan bakılan şeker ölçümlerini bozar. Ayrıca bazı enzim eksikliği olan hastalarda kan hücrelerinin yıkımına neden olabilir.
•D vitamini fazlalığı; kanda kalsiyum yükselmesine, böbrek hastalıklarına, damar
sorunlarına, böbrek taşlarına neden olabilir. D vitamini toksisitesinin yani zehirlenmesinin neden olduğu böbrek yetmezliği ya da kalp yetmezliği sonucu ölüm dahi ortaya çıkabilir. Toksisite günde 10000IU in birkaç ay boyunca alınmasıyla ortaya çıkar. Erken toksisite belirtileri kemik ağrısı, kabızlık, sersemlik hali, ağız kuruluğu, sürekli baş ağrısı, artmış susuzluk, iştahsızlık, düzensiz kalp atışı, kas ağrısı, ağızda metalik tat, bulantı, kusma şeklindedir. Kronik toksisite kemik ağrısı, idrarda bulanıklık, gözlerde kızarma, cinsel isteksizlik, gözlerin ışığa hassasiyetinde artma, ciltte kaşıntı, bulantı, kusma, şiddetli mide ağrısı, psikiyatrik problemlerle kendini belli edebilir.
E vitamini fazlalıgı; kanın pıhtılaşmasını önler. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalara önerilmez. 1 gramın üzerindeki dozlarda bulantı, gazlanma ve ishal yapabildiği bildirilmiştir.
F vitamini fazlalığı; vücuttaki yaraların geç iyileşmesine ve yorgunluk hissedilmesine
sebep olabilir.
K vitamini fazlalığı; kanın pıhtılaşmasında ve yıkılmasında problemler yaratabilir.
B6 vitamini fazlalığı; da ayaklarda uyuşma ve ellerde his kaybına neden olabilir.
Sonuç olarak “Vitamin bu, ilaç değil ki ortada doktorluk bir durum yok” demek doğru değildir. Vitamin takviyesi yapmadan önce mutlaka doktora danışılması gerekir.
cumhuriyet portal
4/04/2011
çinde 300 ineğe insan geni enjekte ederek anne sütüne eşdeğer süt ürettiler
seyyah1906
4/04/2011 05:53:00 ÖS
Yorum yok
Çin'in başkenti Pekin'deki Ziraat Üniversitesi'nde anne sütü veren inek yetiştirildi.
Araştırmaya öncülük eden Prof. Ning Li, 300 kadar ineğe insan geni enjekte edildiğini, bu hayvanların şimdi, anne sütüyle aynı içeriğe sahip süt vermeye başladığını söyledi.
Anne sütünün, bebeklerin bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve enfeksiyon riskini azalttığı biliniyor.
Bilimadamları, genetik yapısı değiştirilmiş bu hayvanlardan elde edilen sütün anne sütüne ve bunun yerine kullanılan mamalara alternatif olabileceğini belirtiyor.
Uzmanlar, bu ürünün 10 yıl içinde süpermarket raflarında yerlerini almasını umduklarını söylüyor.
İngiliz uzmanlar da sütün büyük faydalar getireceğini belirtmekle birlikte, bu gelişmenin genetiğiyle oynanmış gıdalara muhalefeti alevlendirebileceğini vurguluyor.
'GDO'lu gıdalara muhalefet artabilir'
Bu teknolojiye karşı çıkan gruplar ve hayvan hakları savunucuları bu sütün güvenliği ve hayvanların sağlığına olası etkileri konusunda şüphe belirterek buluşa sert tepki gösterdi.
Prof. Ning Li, genetik yapısı değiştirilmiş sütün, normal inek sütü kadar güvenliği olduğunu söylüyor.
Li, "Anne sütü, bebeğin gelişimi için ideal oranlarda protein, karbonhidrat, yağ ve vitaminler içeriyor. Her gün tükettiğimiz süt de bize temel gereksinimleri sunuyor. Ancak sindirim ve emilim sorunları var" diyor.
bbc türkçe sağlık
3/28/2011
kabuklu yemişler arasında insan vücuduna en faydalı yemiş ceviz
seyyah1906
3/28/2011 08:03:00 ÖS
Yorum yok
![]() |
| ceviz |
Amerikalı bilim adamlarına göre, en sağlıklı kabuklu yemiş ceviz.
Pennsylvania'daki Scranton Üniversitesi'nden araştırmacılar, kabuklu yemişler arasında en çok antioksidanın cevizde bulunduğunu açıkladı.
Antioksidanların vücudu hastalıklara karşı korumada etkili olduğu biliniyor.
Diğer kabuklu yemişlerin de faydalı besin değerlerine sahip olduğunu söyleyen araştırmacılara göre, ceviz ise fıstık, badem ve şam fıstığından daha sağlıklı.
'Az, düzenli ve kavurmadan tüketin'
Araştırmayı yürüten doktor Joe Vinson, cevizdeki antioksidan miktarının diğer kabuklu yemişlerden ortalama iki kat daha fazla olduğunu, ayrıca daha yüksek kalite ve etkinlikte olduğunu söylüyor.Araştırmaya 9 farklı tür kabuklu yemiş dahil edildi.
Cevizdeki antioksidanların E vitamininden 2 ila 15 kat daha kuvvetli olduğu da araştırmada tespit ediliyor.
Kabuklu yemişlerin protein, vitamin, mineral ve lif içerdiği biliniyor.
Daha önceki araştırmalar, düzenli olarak az miktarda kabuklu yemiş tüketmenin kalp rahatsızlığı ve bazı kanser türlerinin riskini azalttığını göstermişti.Vinson, kabuklu yemişlerin kavrulmasının antioksidanların kalitesini düşürdüğünü de ekliyor, cevizin bu yönden kavrularak tüketilen yemişlere göre daha şanslı durumda olduğunu belirtiyor.
bbc türkçe sağlık
1/12/2011
saf arı sütününün faydaları nelerdir nasıl kullanılır kimler kullanabilir
seyyah1906
1/12/2011 10:15:00 ÖS
Yorum yok
Saf Arı sütü "Gençlik İksiri", "Hayat İksiri", gibi tanımlamalarla yüzyıla yakın zamandır bilinmektedir. Ancak yakın geçmişte besleyicilik üstünlüğünün yanında içerdiği hayatsal değerleri de bilimsel çalışmalar sonucu başta ABD ve Uzakdoğu olmak üzere bir çok ülkede saptanarak yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.
Arı Sütü Nedir ?
Arısütü; 5-15 günlük yaştaki işçi balarılarının, kraliçe arıyı beslemek için salgıladıkları, hammaddesi çiçek balözleri, çiçek poleni ve balarılarının enzimlerinden oluşan sedef görünümünde, peltemsi, organik asit karakterinde, %100 doğal, yüksek oranda hayati vitaminler, enzimler, mineraller, proteinler ve aminoasitler taşıyan yüksek besin değerli bir balarısı ürünüdür.
Gençliğin Sırrı Onda...
İşçi arılar 2-3 ay yaşarken kraliçe arı beslendiği arı sütü sayesinde ortalama 6 yıl yaşar. Ana arıların özel olarak arısütü ile beslenerek aynı genetik yapıya sahip işçi arılardan farklı yapısal özellikler göstermesi, çok daha uzun süre yaşaması: İnsanlar üzerinde de benzer etkiler gösterebileceği görüşü dünden bugüne bu ürünü çok çekici bir duruma getirmiştir.1/10/2011
strese bağlı ağrılar için iki aşamalı tedavi uygulaması
seyyah1906
1/10/2011 04:28:00 ÖS
Yorum yok
Genç-yaşlı, kadın-erkek neredeyse stressiz kimse yok. Stres sadece ruh değil, beden sağlığını da olumsuz etkiliyor. Kas ve eklemlerde sürekli ağrı hissettiriyor. Her 10 kişiden 2'sinde görülen fibromiyalji; yani strese bağlı kas ağrılarına çözüm bulundu.
Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde bir grup öğretim üyesi bu hastalığa çare buldu. Çalışma iki aşamadan oluşuyor.
Önce ağrıların gerçekten strese bağlı olup olmadığı tespit edildi.
Süleyman Demirel Ünv. Tıp Fak. Biyofizik A.B.D. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Nazıroğlu konuyla ilgili şunları kaydetti:
"30 tane sağlıklı insanlardan 30 tane de hasta fibromiyalcilerden kan aldık. Ve bunlarda yaptığımız çalışmalar sonrasında stresin bunlarda önemli bir rol oynadığını gözlemledik."
Kaydol:
Yorumlar
(
Atom
)








