-->
salgın hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
salgın hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10/03/2016

Çocuklarda Mide Gribini önlemek için Neler yapılabilir?

    10/03/2016 09:46:00 ÖS   Yorum yok

Mide Gribini önlemek Çocuklarda Mide Gribi salgını yüzünden Acil Servisler dolup taşıyor Şikayetler aynı Kusma ishal Karın ağrısı salgının adı Mide Gribi Çocuk sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Dicle Çelik Çocuklarda Mide Gribi için alınacak önlemleri şöyle sıraladı


9/26/2013

Türkiye'de nedeni bilinmeyen yeni bir salgın hastalık mı var?

    9/26/2013 12:24:00 ÖS   Yorum yok
Hayvan sakatatından bulaşan hastalığın iki yıl içinde yurtdışından ithal edilen etlerden gelme ihtimali
Türkiye'de nedeni bilinmeyen yeni bir salgın hastalık mı var?
Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Bayer, yeni bir salgın hastalığın Türkiye'de olduğu, ancak bunun gizlendiği iddiasını köşesine taşıdı.


Kurban Bayramı öncesinde bir bir kargaşa yaratılması istenmediği için doktorların suspus olduğunu anlatan Bayer, bir okurun mektubuyla olayın ortaya çıktığını yazdı. Hayvan sakatatından bulaşan hastalığın iki yıl içinde yurtdışından ithal edilen etlerden gelme ihtimali de konuşuluyor.

İşte Bayer'in köşesinden ilgili bölüm:

"‘Deli Dana’ hastalığı mı, MS hastalığı mı?

Hastane koridorlarında konuşuluyor, ama doktorlar haklı olarak ‘suspus’...

Hastalığın nedeni biliniyor da gerçek açıklanamıyor.

Kurban Bayramı öncesinde bir bir kargaşa yaratılması istenmiyor.

Bir hastabakıcı bir yakınımıza demiş ki, “Bu hastalığın sakatattan (beyin ile ciğer, böbrek, yürek) geçtiğini doktorlar konuşurken duydum”.

Cerrahpaşa’da karantina altında yatan 45 yaşlarındaki hasta D.K. adlı erkekmiş...

Fransa’dan gelen raporda iyi şeyler yazmıyormuş.

“Ben vicdanen bunu size duyurmak istedim” diyor okurumuz.

Veteriner bir tanıdığıma göre, bu hastalığın tespitini ve analizini yapacak hastane yokmuş.

Hastanın belinden su alınarak Fransa’ya gönderilmiş ve rapor bir ay sonra gelmiş.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’na sormak gerekiyor:

“Türkiye’de bu kaçıncı vakadır?”

Bu konunun bir başka sorumlusu da Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’dir; iki yıl içinde binlerce hayvan ithal edildi; bunlarda bulaşıcı hastalık olup olmadığı yeterince kontrol edilebiliyor mu? Riskimiz nedir?

Yoksa biz de afiyetle bunları yedik mi? Şimdilik bu kadar yazmakla yetiniyoruz."

Odatv.com

1/11/2012

salgın hastalıkların takibinde geleneksel yöntemler yerine sosyal ağlar daha etkili olur iddiası

    1/11/2012 09:57:00 ÖS   Yorum yok

Bilim insanları, sosyal ağların salgınların takip ve yönetiminde önemli rol oynayabileceğini bildirdi.

sosyal ağlar daha etkili

Boston'daki Childrens Hastanesi'nden Rumi Chunara ve ekibinin yaptığı, sonuçları American Journal of Tropical Medicine and Hygiene dergisinde yayımlanan araştırma, internet üzerinden edinilen bilgilerle bir salgının daha hızlı takip edilip, daha etkin yönetilebileceğini ortaya koydu.

Bilim insanları, Haiti'deki kolera salgınını ele aldıkları araştırmada, Healthmap isimli bir bilgisayar programı kullandı.

Salgın 2 hafta ileriden takip edildi


Bilimcilerin kamu sağlığını tehdit eden olayları gerçek zamanlı izleyebilmek için 2006 yılında kurdukları program, Ekim 2010'dan itibaren salgının ilk 100 günü otomatik olarak, haber sitelerinde, bloglarda, Twitter'da ve forumlarda kolera ile ilgili tüm verileri toplayıp analiz etti.

Bilim insanlarının internet üzerinden eriştikleri verileri değerlendirerek ulaştıkları sonuç, sağlık makamları ve hastanelerden elde edilen resmi verilerle örtüştü. Hatta internet yardımıyla bilim insanları resmi kaynaklardan iki hafta ileride salgını takip etti.

Chunara, bu tekniğin salgın takibinde dünya çapında son derece ekonomik ve etkin bir yöntem olarak kullanılabileceğini belirtti. 

7/12/2011

ehec bakterisi hakkında bilinmesi gerekenler ve korunma önlemleri

    7/12/2011 10:56:00 ÖS   Yorum yok

Turizm sezonu açıldı, ülkemize daha çok sayıda turist gelecek, ülkemizden daha çok sayıda insan yurt dışına gidecek. Hal böyle olunca akıllara şu soru geliyor: Kısa süre önce Almanya’da ortaya çıkan ve bir anda Avrupa’nın gündemine oturan EHEC bakterisinin yayılma ihtimalini güçlendiriyor mu? 


Acıbadem Kayseri Hastanesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof Dr. Bülent Sümerkan, EHEC bakterisinin ne olduğunu, nasıl ve nereden bulaştığını, vücutta yaptığı tahribatı anlattı.


EHEC neyin kısaltılması? EHEC bakteri mi, yoksa virüs mü?


Entero-Hemorajik Escherichia Coli isimli bakterinin kısaltılmış ismi. EHEC, bir bakteri olmasına rağmen medyada çoğu kez yanlış bir kullanımla "virüs" olarak tanıtılıyor. Bu bakteri genelde, çeşitli tip ishallere neden olabilen bir grubun üyesi. Örneğin; çok daha hafif seyredebilen ve Turist İshali (diyaresi) olarak bilinen hastalığa da farklı bir Escherichia coli tipi neden oluyor.

korunma önlemleri
EHEC’in, kuşlar ve memelilerin bağırsaklarında, onlara zarar vermeden bulunan Escherichia coli bakterilerinden farkı ne?

Bu bakterilerin en önemli özelliği, diğer Escherichia coli bakterilerinden farklı olarak, güçlü bir toksin meydana getirmeleri. Bakteriler vücuda girip bağırsakta çoğalmaya başladığında, toksin üreterek hem bağırsakta kanlı ishale neden oluyor hem de bağırsak sisteminden dolaşıma geçerek organlara zarar veriyor.



Bahsettiğiniz toksinler, bağırsak dışında hangi organlara zarar veriyor?


Sitotoksin adını verilen bu toksinler, kan dolaşımına geçtikten sonra damar duvarını oluşturan endotel hücrelerine, böbreklerde bulunan bazı hücrelere, alyuvarlara bağlanıyorlar ve bu hücrelerde hasar meydana getiriyorlar. Bunun sonucunda pıhtılaşmaya neden olan bazı faktörler salınıyor, trombosit adı verilen pıhtılaşma pulcukları kümeleşiyor. Ardından başta böbrekler olmak üzere organlardaki kılcal damarlar tıkanıyor ve bu organların görevlerinde bozukluk meydana geliyor. Ayrıca alyuvarların tahrip olması sonucu anemi (kansızlık) oluşuyor.


Bakteri vücuda girdikten ne kadar zaman sonra etkileri görülmeye başlıyor? EHEC, herkeste aynı ağır tablonun yaşanmasına neden oluyor mu?
Özellikle 10 yaşın altındaki çocuklarda ve erişkinlerin yaklaşık yüzde 10’unda toksinlerin oluşturduğu organ bozukluğu nedeni ile ağır bir tablo olarak karşımıza çıkıyor. İshal belirtileri için kuluçka dönemi genellikle 3-4 gün. Bu dönem 1-2 gün kadar kısa olabileceği gibi 5-8 güne kadar da uzayabiliyor. Başlangıçta kanlı olmayan ishal, bir iki gün içerisinde kanlı olmaya ve karın ağrıları varsa artmaya başlıyor.


Toksinin neden olduğu ve organları etkileyen belirtiler ne zaman ortaya çıkıyor?

Genelde ilk belirtilerin ortaya çıkmasından bir hafta, on gün sonra ortaya çıkıyor.


Bu bakterilerin kaynağı nedir?

Bu bakterilerin ana kaynağı, sığır başta olmak üzere diğer çiftlik hayvanlarının kendi dışkıları ile kirlenmiş ve iyi ortamda tutulmadan az pişmiş etlerinin yenmesi. Bunun yanında, hastalığı belirtili ya da belirtisiz geçiren insanların, dışkıları ile kirlenmiş ortam ve iyi yıkanmamış elleri ile gıda hazırlamaları. Özellikle, hastalığı geçiren kişilerin bir kısmında, bakterilerin dışkılarında uzun süre bulunduğu görülüyor. Salgınların büyük bir kısmı, iyi pişirilmemiş sığır kaynaklı gıdalar (kıyma, tütsülenmiş et, süt) yoluyla oluşuyor. Hastalık insanlara; pişmemiş veya az pişmiş etler, özellikle hamburgerler, aracılığı ile bulaşıyor. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, klorlanmamış içme suları, hatta doğal gübre ile yetişmiş çiğ tüketilecek sebzelerin iyi yıkanmadan veya bu tip gıdaların dışkı (kanalizasyon) ile kirlenmiş su ile yıkanmaları sonucu oluşuyor.



İshali önleyici, bağırsak hareketlerini azaltıcı ilaçlar bu vakalarda kullanılabilir mi?

Bağırsak hareketlerini azaltan ilaçların kullanılması kesinlikle doğru değil. Bu tip ilaçların kullanılması, bağırsakların EHEC’den temizlenmesini geciktirip toksin emilimini devam ettirerek organlara zarar verme riskini artırıyor.


İnsandan insana bulaşır mı? Korunmak için neler yapılmalı?

Bakterilerin düşük enfektif dozu nedeniyle (10 ila 100 bakteri enfeksiyon oluşturabilir) insandan insana da bulaşabiliyor. Özellikle çocuk yuvalarında veya yaşlı bakımevlerinde bakterinin bulaşması sıklıkla yaşanıyor. EHEC enfeksiyonları, genel hijyen önlemlerinin alınmasıyla önlenebiliyor. Enfekte olması muhtemel hayvanlarla temastan sonra ellerin yıkanması, gıdaların hazırlanmasında hijyen kurallarına uyulması çok önemli. Pastörize edilmemiş sütler mutlaka kaynatıldıktan sonra içilmeli. Özellikle hamburgerlerin et kısımları iyi pişirilmeli. Sebzeler uygun şekilde yıkanmalı. Hastalar ve nekahet döneminde olanlar (bakteri enfeksiyon düzeldikten sonra 8 hafta kadar dışkıda bulunabiliyor) gıda işlerinde ve özellikle risk altında bulunan çocuk yuvası, yaşlı bakımevi gibi yerlerde çalıştırılmamalı. Bakterinin dışkı ile bulaşabileceği sularda yüzülmemeli.


Salgın başta Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde görüldüğüne göre, bu ülkelere seyahat eden yurttaşlarımız özellikle nelere dikkate etmeli?

Daha önce de belirttiğim gibi genel hijyen önlemlerine uyulması çok önemli. Kapalı su tüketilmeli, eller sıkça yıkanmalı. Çiğ tüketilecek sebzelerin, çok iyi ve güvenilir sular ile yıkanmasına özen gösterilmeli. Dışarıda, çiğ sebze içeren salata gibi yiyecekler, bu aralar tüketilmemeli. Etlerin, özellikle hamburger içindeki etlerin iyi pişirildiğinden emin olunmalı.

Ek olarak ishal geliştiğinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması da önemli.

6/13/2011

soya filizinden kaynaklanan ekoli bakterisinden almanyada ölümler artmaya başladı

    6/13/2011 06:38:00 ÖS   Yorum yok
ekoli bakteris

Almanya'da E koli salgınından ölenlerin sayısı 35'e yükselirken, sağlık yetkilileri hastaneye kaldırılan yaklaşık 100 kişinin böbreklerinin ciddi hasar gördüğünü söylüyor.



Salgının kaynağının Almanya'nın kuzeyinde bir organik çiftlikte yetiştirilen soya filizleri olduğu tespit edildi.

Çoğunluğu Almanya'da olmak üzere en az 3255 kişi hastalanırken, bunlardan en az 812'sinin durumu ölüm riski içeriyor.

Bir yetkili, böbrekleri hasar gören yaklaşık 100 kişinin ya organ nakline ihtiyaç duyacağını ya da hayat boyu diyaliz makinesine muhtaç kalacağını söyledi.

Hem bir epidemiyolojist hem de muhalefetteki Sosyal Demokratların üyesi olan Alman siyasetçi Karl Lauterbach, E koli vakalarının küresel bir salgına dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Mayıs ayında ortaya çıkan E koli salgınında şu ana değin bir kişi hariç ölenlerin tümü Almanya'daydı.


Normal koşullarda ağır ishale yol açan ve özellikle çocukları ya da yaşlı nüfusu etkileyen E koli bakterisinin bu sefer gıda zincirine karışan yeni türü, böbreklerde hasara neden olarak ölümcül bir etki gösterebiliyor. Salgına yol açan bakteri ayrıca, en çok orta yaştaki yetişkinleri etkiliyor.

Almanya'nın ulusal hastalık kurumu Robert Koch Enstitüsü, haftasonu ölümlerin 35'e yükseldiğini teyit etmekle beraber, yeni vakaların seyrelmeye başladığını açıkladı.

Normal koşullarda inek ve koyun gibi hayvanların sindirim sisteminde varolan E koli bakterisinin Almanya'nın Aşağı Saksonya eyaletinde yer alan organik çiftlikte soya filizlerine nasıl temas ettiği hala bilinmezliğini koruyor.

Salgının kaynağı olarak tespit edilen çiftlikte çalışan bir grup işçi de hastalananlar arasında.


Yapılan tahlillerde, bu yeni E koli bakterisinin genetik olarak piyasadaki çok sayıda antibiyotiğe dirençli olduğu belirlendi.
bbc türkçe

6/06/2011

alman yetkililer ehec bakterisinin kaynağını buldular soya filizi teyit bekleniyor

    6/06/2011 04:08:00 ÖS   Yorum yok
soya filizi teyit

Yetkililer dün bakterinin kaynağının muhtemelen ülkenin kuzeyindeki Uelzen'de bir çiftlikte yetiştirilen soya filizi olduğunu söylemişlerdi.



Hamburg'un yaklaşık 100 kilometre güneyindeki çiftlik kapatıldı, burada yetiştirilen tüm ürünler de toplandı.


Ürünler Almanya'nın kuzeyindeki lokantalara satılmış, ülkedeki E.koli vakalarının çoğu da bu bölgede görülmüştü.

Bakteri şu ana kadar 22 kişinin ölümüne, en az 2150 kişinin de hastalanmasına neden oldu.


Alman yetkililer halka soya filizi yememeleri çağrısında bulundu.

BBC Berlin muhabiri Steve Evans, E.koli bakterisinin kaynağını soya filizi olduğunun teyit edilmesi halinde, daha önce yapılan İspanya'ya yönelik açıklamaların tartışma konusu olacağını söylüyor.

İspanya tazminat istiyor


Daha önce ölümcül bakterinin İspanya'da üretilen salatalıklardan geçtiği bildirilmişti.

Ancak daha sonra bu salatalıkların söz konusu bakteriyi taşımadığı anlaşıldı.

Bakterinin İspanya salatalıklarından kaynaklanmadığı bilgisi, üreticiler açısından çok gecikmeli geldi, İspanya'nın güneyinde tonlarca yeni toplanmış salatalık imha edildi.

İspanyol çiftçilerin bir haftada 200 milyon euro kaybettikleri sanılıyor.

Madrid yönetimi sebze üreticileri için tazminat talep ediyor.

Rusya da, Almanya'da görülen E.koli salgınını takiben Avrupa Birliği'nden tüm sebze ithalatını ve satışını yasakladı.

Avrupa Birliği ülkelerinden ihraç edilen sebzelerin dörtte biri Rusya'ya gönderiliyor.

AB ise Rusya'nın birlikten tüm sebze ithalatına yasak koymasını "orantısız" olarak nitelendirmişti.
bbc türkçe

6/04/2011

ehec bakterisi kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı ile aynı belirtilere sahip

    6/04/2011 11:05:00 ÖS   Yorum yok
kırım kongo kanamalı

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turgut, EHEC'in dizanterinin boyut değiştirmiş hali olduğunu, bilinen bakterinin yayılabilen bir hal aldığını ifade etti.



Hastalığın hayvanların bağırsaklarında bulunan bir bakteri olduğunu ifade eden Turgut, ''Çocuklarda daha sık görülüyordu. Yetişkin kadınlarda görülmeye başladı.

Daha çok çiftliklerde ya da besicilikle uğraşan insanların, o maddelerini işlerken, satarken bulaşmasıyla yayılıyor. Bahçelerde meyveler, sebzeler, gübrelerle temasta bulunuyorsa ve yıkanmadan yeniyorsa onlardan da bulaşma riski var. Dizanteri ya da ishal dediğimiz olay şu an için yetişkinleri de etkileyebilen bir konuma ulaştı. Antijenik özelliğinde bir değişiklik yapabiliyor ki salgın haline geldi'' dedi.

EHEC bakterisinin ishal yapma özelliğinin dışında böbrekleri etkileyen bir konuma büründüğünü belirten Prof. Dr. Turgut, ölümcül olmasının böbrekleri etkisi altına almasından kaynaklandığını söyledi.

Bakterinin beyni etkileyen bir duruma eriştiğini dile getiren Turgut, hastalıkla mücadele konusunda şu önerilerde bulundu:


''Bu hastalıkla mücadelede hijyen önemli. Tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi temiz gıda maddesi tüketmemiz gerekiyor. Meyve ve sebzelerimizi temiz sularla yıkamamız gerekiyor. Gübre kullanırken, meyve ve sebzeleri satarken dikkatli olmak lazım. Süt ürünleriyle de geçebilir.''

Hastalığın ölümcül hale gelmesinin böbrek yetersizliğine neden olmasından kaynaklandığını vurgulayan Turgut, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bakteriyi yok etmek çok kolay, ama bakterinin toksinleriyle başladıysa olay kanamalara neden olabilir. Kanamayı durduramıyorsunuz. KKKA hastalığına benzer kanamalar gösteriyor. Böbreği etkiliyor. Böbrek yetmezliği yapıyor, kanamaya neden oluyor, o da durdurulamıyor. Bu bir bağırsak bakterisi. Hayvanların bağırsaklarında bulunan bu bakteri, dışkı yoluyla sebze ve meyvelere, hayvansal ürünlere, oradan da insanlara bulaşıyor.''
cumhuriyet portal

6/03/2011

ekoli bakterisiyle mücadele edebilmek için almanyada kan bağışı çağrısı yapılıyor

    6/03/2011 05:32:00 ÖS   Yorum yok
kan bağışı çağrısı

Almanya'da ölümcül E.koli virüsünün etkilediği kişi sayısının 1500'ü geçmesiyle, klinikler kan bağışı çağrısı yaptı.



Ülkedeki sağlık görevlileri, son iki gün içerisinde neredeyse 200 yeni vaka yaşandığını açıkladı.


Hastaların yaklaşık dörtte biri, E.koli virüsü ile bağlantılı olarak böbrek rahatsızlıkları yaşıyor.


Sağlık Bakanlığı adına açıklama yapan sözcü, salgının kaynağının hala tespit edilemediğini söyledi ve çiğ sebze tüketimine karşı halkı uyardı.
Kan değişimi

Tüm Avrupa'yı etkileyen salgın, Almanya'nın kuzey bölgesinde yoğunlaşıyor.


Ağır vakalarda, doktorlar hastaların kanını değiştiriyor.

Hamburg kan bağışı servisinin başı olan Lutz Schmidt, "Kan ve plazmaya ihtiyacımız var. Stokları yenilememiz lazım" dedi.

Dünya Sağlık Örgütü, Almanya'da ölümcül zehirlenmelere neden olan salgına E.koli virüsünün daha önce bilinmeyen bir türünün yol açtığını açıkladı.

Örgüt, bunun iki farklı bakterinin bileşiminden oluştuğunu düşünüyor.

Alman bilimadamları şu ana dek 20 kişinin ölümüne ve 1500'den fazla kişinin hastalanmasına yol açan salgının kaynağını araştırmayı sürdürüyor.

İlk günlerde ölümcül bakterinin İspanya'da üretilen salatalıklardan geçtiği bildirilmişti; ancak daha sonra bu salatalıkların söz konusu bakteriyi taşımadığı anlaşıldı.

Bakteriden İspanya salatalıklarından kaynaklanmadığı bilgisi, İspanyol üreticiler açısından çok gecikmeli geldi, ülkenin güneyinde tonlarca yeni toplanmış salatalık imha edildi.

İspanya hükümeti, sebze üreticileri için tazminat talep ederken, Başbakan Yardımcısı Alfredo Perez Rubalcaba, Hamburg yetkililerine karşı yasal girşimde bulunabileceklerini söyledi.

İthalat yasağı


Öte yandan Rusya hükümeti, Almanya'da görülen E.koli salgınını takiben Avrupa Birliği'nden tüm sebze ithalatını ve satışını yasakladı.

Rus yetkili Gennadi Onişenko, E.koli salgınından ölümlerin Avrupa'daki sıhhi düzenlemelerin işlemediğini gösterdiğini söyledi.

AB ülkelerinden ihraç edilen sebzelerin dörtte biri Rusya'ya gönderiliyor.

AB, Rusya'nın birlikten tüm sebze ithalatına yasak koymasını orantısız diye niteledi.

Öte yandan Alman ulusal sağlık enstitüsü Robert Koch RKI'nin başkanı, ölümcül E.koli salgınıyla mücadelenin aylar sürebileceğini bildirdi.

Enstitünün başkanı Reinhard Burger, ayrıca BBC'ye yaptığı açıklamada, "salgının kaynağını asla bulamayabileceklerini de" vurguladı.

Burger, İspanyol çiftçilerin, ürettikleri salatalıkların haksız yere suçlanmasından duyduğu üzüntüyü de dile getirdi.

E.koli, ölümle sonuçlanabilecek hemolik üremik sendrom HÜS'e yol açıyor.

HÜS, bir çok vakada, mide bağırsak enfeksiyonu, böbreklerde sorun yaratıyor.
bbc türkçe

5/30/2011

ispanyada ekoli bakterisinin yayıldığı düşünülen iki sera kapatıldı tahliller sürüyor

    5/30/2011 05:07:00 ÖS   Yorum yok
iki sera kapatıldı

Alman makamları, 10 kişinin ölümüne yol açan E Koli salgınının kaynağını teyit etmek için tahlilleri sürdürürken, kamuoyunu salatalık yenmemesi konusunda uyardı.


E Koli bakterisinin ölümcül bir türüyle bağlantılı gıda zehirlenmeleri Almana'nın dışında başka Avrupa ülkelerinde de boy göstermeye başladı.

Alman uzmanlar, E Koli taşıyan organik salatalıkların İspanya'dan ihraç edildiğini düşünüyor, fakat henüz laboratuvar testlerinin kesinleşmediğinin altını çiziyorlar.

Normalde ishale yol açan E Koli bakterisinin ölümcül türevi hastalarda böbreklerin iflas etmesine dek uzanan ağır hasara yol açabiliyor.

Çoğunluğu Almanya'nın kuzeyinde bulunan 450'yi aşkın hastadan 10'u ölürken, pazartesi günü Almanya'nın Hamburg kentinden ülkesine dönen Polonyalı bir kadın fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Doktorlar durumunun ciddi olduğunu söylüyor.

Bunun yanısıra İsveç, Danimarka, Hollanda ve İngiltere'de de vakalara rastlandı.


Çek Cumhuriyeti ve Avusturya'da yetkililer İspanya'dan ihraç edilmiş salatalıkların toplatılmasına karar verdi.

İspanya'da salgının kaynağı olduğundan şüphe edilen iki sera kapatıldı. Avrupa Birliği'nden bir yetkili, seraların incelendiğini fakat ölümcül bakterinin Avrupa'nın gıda zincirine başka bir yerden de girmiş olabileceği olasılığını bertaraf etmediklerini belirtti.

Normalde E Koli salgınları küçük çocukları ya da yaşlı nüfusu etkisi altına alırken, bu sefer hastaların yüzde 90'ını orta yaşta yetişkinlerin oluşturması ve bunların üçte ikisinin de kadın olması bilim dünyasını şaşırttı.

Doktorlar, hastalığın insandan insana doğrudan geçmediğini, fakat hastalanmış bir kişinin hazırladığı yemekten yemenin risk taşıdığını belirtiyor.
bbc türkçe

4/13/2011

zayıflama tedavileri ikinci tip diyabet hastalarının azalmasını sağlıyor

    4/13/2011 04:48:00 ÖS   Yorum yok
ikinci tip diyabet

İngiltere'de zayıflama tedavilerine yönelik bugüne kadarki en kapsamlı çalışmanın sonuçları kamuoyuna açıklandı.


İngiltere'de tıp çevreleri hükümete acilen obezite sorununun varlığını kabul etme çağrısı yapıyor

Ulusal Obesite Cerrahisi Dairesi'nden yapılan açıklamaya göre, tedavi görenler arasında ikinci tip diyabet hastalarının ve başka bazı sağlık sorunları yaşayanların sayısında önemli oranda azalma var.

Daire hazırladığı raporda, söz konusu diyabet hastalarının yüzde 50 azaldığını, hastaların bir yıllık tedavi sonrası ortalama yüzde 60 oranında kilo verdiğini bildirdi.

Genelde tansiyonlarında düzelme görülen bu hastaların, merdiven çıkma gibi daha önce zorlandıkları hareketleri de yapabildikleri gözlendi.

Ulusal Obesite Cerrahisi Dairesi'nin çalışması, 1421 kişinin tedavisinin ayrıntılı şekilde incelenmesine dayanıyor.

'Artacak tedavi taleplerine hazırlıklı olunmalı'


İngiltere Kraliyet Cerrahlar Koleji, bu gelişmeler sonrası Ulusal Sağlık Sistemi'nin, artacak zayıflama tedavisi taleplerine hazırlıklı olması gerektiğini açıkladı.

Ulusal Obesite Cerrahisi Dairesi, obezitenin dünyada giderek bir salgın hastalığa dönüştüğüne dikkat çekti.

Daire sadece İngiltere'de yaklaşık bir milyon kişinin zayıflama tedavisinden faydalanabileceğini bildirdi.

Bu daireden Doktor Alberic Fiennes BBC'ye yaptığı açıklamada, obezitenin, "yıkıcı, etkisizleştirici ve hayat kısaltıcı" bir hastalık olduğuna söyledi.

Alberic Fiennes, İngiltere'de, Ulusal Sağlık Sistemi aracılığıyla daha fazla kişinin zayıflama tedavisi görmesi gerektiğini belirtti.
bbc türkçe sağlık

4/07/2011

alışverişi seviyorsanız sağlığınızı koruyor ömrünüzü uzatıyorsunuz

    4/07/2011 05:31:00 ÖS   Yorum yok
sağlığınızı koruyor ömrünüzü uzatıyorsunuz

Tayvan'da yapılan bir araştırma, alışverişin sağlığa iyi geldiğine ve ömrü uzattığına işaret ediyor.


Sonuçları Salgın Hastalıklar ve Kamu Sağlığı adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma her gün alışveriş yapanların, yapmayanlara göre daha fazla yaşadığını gösterdi.


Uzmanlara göre, alışveriş arkadaşlık kurulması, egzersiz ve sağlıklı beslenmeye yardımcı oluyor.


Tayvan Halk Sağlığı Enstitüsü'nün gerçekleştirdiği araştırma kapsamında kendi evlerinde yaşayan, yaşları 65'in üzerinde 2000'e yakın kadın ve erkeğin alışveriş alışkanlıkları incelendi.

Zihinsel ve fiziksel sorunlar hesaba katılarak gerçekleştirilen araştırmada düzenli alışveriş yapanların haftada bir ya da daha az sayıda çarşıya çıkanlara göre daha fazla yaşadıkları tespit edildi.

Araştırmacılar, alışveriş yapmanın zaten sağlıklı olmanın bir göstergesi olabileceğini kabul etmekle birlikte, bizzat alışverişin de sağlığa iyi geldiğini söylüyor.

Uzmanlar, alışverişin daha çok zevk için yapıldığını ve insanın ruh halini düzeltme potansiyeli bulunduğunu belirtiyor.


Araştırmaya başkanlık eden Dr. Yu-Hung Chang, "Egzersiz yapmak gibi diğer fiziksel aktivitler genellikle motivasyon, zaman zaman da bir eğitmen gerektiriyor. Oysa alışveriş daha kolay başlanabilen ve sürdürülebilen birşey" diyor.

Londra'daki City Üniveristesi'nden Prof. David Oliver de araştırmanın doğru noktalara işaret ettiğini belirterek, "Alışveriş fiziksel aktivite, alışveriş yapan diğer insanlarla sosyal etkileşim gerektiriyor. Ayrıca oldukça karmaşık bir iş olduğu için zihninizi de canlı tutuyor." dedi.
bbc türkçe sağlık
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .