-->
cep telefonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cep telefonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/22/2014

Türk mucitin icadı cep telefonu aparatı ile kanser teşhisi yapılıyor

    6/22/2014 06:39:00 ÖS   Yorum yok
kanser teşhisi yapılıyor

Sadece 70 gramlık bir kapak ve yine sadece bir cep telefonu benleri inceliyor saç ve cilt analizi yapıyor cilt kanseri bile artık bu cihazdan takip ediliyor.


Cihaz dünyada bir ilk mucidi ise bir Türk Osman Ekşi o kliniklerde teşhis için kullanılan büyük ve pahalı cihazların yapabileceği her şeyi bir cep telefonu kapağına yerleştirdi Profesör Doktor Server Serdaroğlu cihazı ilk aşamadan itibaren takip etti ilk uygulamayı yaptı bir mikroskop gibi gözle görünmeyeni görünür hale getiren cihaz hem doktorun yükünü azaltacak hemde zaman kazandıracak belirli hastalıkların tanısı için kullanılan mor ışığı verip karanlık oda ortamınıda sağlıyor cihaz kanser teşhisinde de doktorlara yardımcı olacak patentini alan Türk mucite uluslararası kongrelerden davet yağıyor.

8/23/2013

Çocuklarda cep telefonu kullanımı 8 yaşına indi sağlıkları tehlikede

    8/23/2013 10:42:00 ÖS   Yorum yok
tehlike her geçen gün daha da artıyor çocuklarda otizm'den beyin tümörü oluşumuna kadar
Çocuklarda cep telefonu kullanımı 8 yaşına indi sağlıkları tehlikede
Cep telefonu ve tablet bilgisayar kullanımı yaşı düştü tehlike her geçen gün daha da artıyor çocuklarda otizm'den beyin tümörü oluşumuna kadar bir çok hastalığa davetiye çıkartılıyor

anne baba işteyken gözü arkada kalmasın diye kendilerince en güvenli yolu seçiyor çocuğun eline cep telefonu veriyor uzmanlara göre ise bu tehlikelerin en büyüğü tehlike sadece telefonlarda değil müzik çalarlar ve tabletler de küçükler için tehlikeli.

11/26/2011

cep telefonu'nun beyne yaymış olduğu dalgalara karşı faydalı ginkgo (mabed) ağacı hakkında

    11/26/2011 09:41:00 ÖS   1 yorum

Ginkgo Biloba (Mabet Ağacı)(Çince ve Japonca 銀杏), günümüzde varlığını sürdüren hiçbir yakın türü veya benzeri bulunmayan, tamamıyla kendine özgü bir ağaçtır.

ginkgo (mabed) ağacı

Botanikçilerce, bitkiler (Plantea) alemi içindeki ayrı bir bölümde (Ginkgophyta) değerlendirilir. Bu bölümün içinde tek bir sınıf (Ginkgoopsida), sınıfın içinde tek bir takım (Ginkgoales), takımın içinde tek bir familya (Ginkgoaceae), familyanın içinde de tek bir cins olarak Ginkgo ve bu cinste de tek tür olarak Ginkgo biloba bulunmaktadır. Geçmişte Spermatophyta veya Pinophyta bölümlerine yerleştirilmişse de bugün yukarıda belirtilen tanımların daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bilinen yaşayan fosil türlerinin en iyi örneklerinden biridir. Ginkgo biloba, açık tohumlular (gymnospermae) olarak anılan, başka bir deyişle tohumları bir meyve tarafından koruma altında olmayan bir ağaç türüdür (açık tohumluların tersi: kapalı tohumlular (angiospermae)).

Uzun süre, yabani ginkgo soyunun tükenmiş olduğu düşünülmüşse de, bugün Doğu Çin'deki Zhejiang eyaletindeki Tian Mu Shan milli parkında en az iki küçük alanda yabani ortamda da yetişmekte olduğu anlaşılmıştır. Ancak bu bölgenin bin yılı aşkın süredir insanlarca iskan edilmiş olduğu göz önüne alındığında, buralardaki ginkgoların ne derece yabani, ve ne derece bölge halkınca terbiye edilmiş türler olduğu tartışmaya açıktır.

Ginkgo yapraklarının özü flavonoid glükozidleri içermektedir ve ginkgolidler (Ginkgo özü bazlı ürünler) eczacılıkta giderek daha yaygın şekilde kullanılmaktadır. Mevcut bilimsel araştırmalar Alzaimer(Hafıza Kaybı, Unutkanlık) rahatsızlıklarında, hafıza güçlendirmede, başdönmesini önlemede ve zihinsel konstantrasyon arttırmada gingko özünün mutlak yararları bulunduğuna işaret etmekte olup, olası diğer faydalarına ilişkin çalışmalar sürmektedir.

Fareler üzerinde yapılan yeni bir araştırma Cep telefonlarının beyine yaymış olduğu dalgalara karşı Ginkgo Biloba'nın faydası olduğu deneyler sonucu ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda Hiroşima ve Nagasaki'de bile ayakta kalmıştır.

Ginkgo enerji içeceklerine sıklıkla katılmakta ise de, maliyeti nedeniyle içeceklerde kullanılan oran çok düşük kalmakta, dikkate değer bir etki yaratmamaktadır. Enerji içecekleri etiketlerinde bazen anılan ginkgo bağlantılı yararlar, genellikle plasebo etkisinden ibarettir.

İleri yaşlardaki insanların kullanması tavsiye edilir.

kan dolaşımı bozukları
Ginkgonun kan dolaşımı bozukları veya aspirin gibi pıhtılaşmayı yavaşlatıcı özellikleri olan ilaçları yüksek dozlarda alan kimselerde bazı istenmeyen etkileri görülebilmektedir. Ayrıca monoamine oxidaz engelleyici (MAOI) antidepresan lar alan kişilerce veya hamile kadınlarca kullanılması salık verilmemektedir. Yan etkiler kanama artışı, gastroentestinal rahatsızlıklar, mide bulantısı, ishal, başağrısı ve huzursuzluk şeklinde kendini gösterebilmektedir. Bu tür yan etkilerin görülmesi halinde, ginkgo kullanan kişi aldığı dozları (günde 40 ila 240 mg.) hemen azaltmalıdır. Yan etkilerin sürmesi halinde ginkgo kullanımı durdurulmalıdır.

Ginkgo biloba yapraklarından üretilen (ekstre olmayan) kapsül veya tablet formlar için günlük kullanım dozu arttırılabilir. Burada kullanılan Ginkgo biloba kapsül veya tabletin içinde bulunacak olan;

1. Eksre (İlaç Amaçlı) mı ?
2. Ekstre (Gıda Amaçlı) mı ?
3. Yaprak (Gıda Amaçlı) mı ? çok büyük önem teşkil eder.

İstanbul'da mabet ağacı örneklerine rastlamak mümkündür. 


Ihlamur Kasrı girişinde bulunan mabet ağacı 1855 yılında dikilmiştir. İ.Ü. Orman Fakültesi, Bahçeköy Orman İşletmesi Bahçesi ile Atatürk Arboretumu'nda güzel gelişmiş dişi ve erkek Mabet Ağaçları vardır. Baltalimanı'nda, İstanbul Üniversitesi Sosyal Tesisleri'nin bulunduğu bahçede geniş bir çapa ve boya ulaşmış mabet ağaçları bulunur. Ayrıca İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi'nde iyi gelişmiş ve mükemmel formda dört adet örneği de mevcuttur. Buradaki ağaçlardan verimli tohumlar alınıp kısıtlı miktarda da olsa üretim de yapılmaktadır. Kanlıca'da Sabancı yalısının bahçesinde ve Büyükdere'de Rus elçiliği korusunda mabet ağacı bulunmaktadır. İstanbul'da bu ağacın görülebileceği yerler arasında Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'de vardır.

Trabzon'da ise K.T.U Orman Fakültesi önünde bulunmaktadır.

Ankara'da Kore Bahçesi'nde oldukça erişkin bir örneği görülebileceği gibi; Meclis yanındaki Egemenlik Parkı'nda da bir erkek ve bir dişi mabet ağacı bulunmaktadır. Ayrıca Ege Üniversitesi'nin botanik bahçesinde de mabet ağacı bulunmaktadır.

Manisa uluparta bir erkek bir dişi ağaç bulunmaktadır. İzmir Bornova Büyük parkın karşısında 7-8 tane bulunmaktadır. Balıkesir de şehir içinde Savaştepe yol ayrımından önce refuj bitkisi olarak oldukca çok sıra halinde dikilmiş olarakta vardır.

Ayrıca Yalova Çiftlik köyde tıbbi bitki üretim amaçlı kurulumuş küçük bir bahçede mevcuttur.

10/14/2011

her 6 cep telefonun birinde e. coli bakterisi tespit edilen avrupa ülkesi

    10/14/2011 09:06:00 ÖS   Yorum yok

Londra'daki Hijyen ve Tropikal Hastalıklar Fakültesi ile Londra Üniversitesi'nden araştırmacılar, 'her altı cep telefonundan birinde dışkı bulgusuna rastlandığını' açıkladılar.


dışkı bulgusuna rastlandı
Araştırmacılar 12 İngiliz kentinde cep telefonları ile kişilerin ellerinden 400'e yakın örnek topladılar.

Cep telefonlarının yüzde 16'sında, ellerin de yüzde 16'sında, insanların bağırsaklarında bulunan E. coli (Escherichia coli) bakterisi saptandı.

E. coli bakterisinin en fazla cep telefonunda görüldüğü kent, yüzde 41 ile Birmingham çıkarken, eldeki E. coli bakterisine en fazla rastlanan kentin, yüzde 28 ile Londra olduğu belirlendi.

Londra Hijyen Fakültesinden Dr. Val Curtis, yapılan çalışmanın Kuzey ve Güney İngiltere'de temizlik konusuna yaklaşım farklılıklarını ortaya çıkardığını kaydetti.

Dr. Curtis, "Kuzeye gittikçe ellerin ve cep telefonlarının daha fazla bakteri barındırdığını gördük. Belki bakteriler daha soğuk ve yağışlı iklimlerde daha çok yaşıyor ya da kuzeyde insanlar ellerini daha az yıkıyor." dedi.

Uzmanlar cep telefonları ve ellerde saptanan E. coli bakterisi türlerinin çoğunun, önemli bir hastalığa yol açmayacağını belirtiyorlar.


Araştırmayı yapan uzmanlar, birçoklarının tuvalete gittikten sonra ellerini yıkamadığına ya da ellerini doğru ve yeterince uzun süre yıkamayı bilmediğine dikkat çekiyor.

Londra Hijyen ve Tropikal Hastalıklar Fakültesi'nin araştırması, yarınki "Küresel El Yıkama Günü"nü kamoyuna daha fazla duyurmak amacıyla yayımlandı. 

7/01/2011

pantolon ceplerinde taşınan cep telefonu erkeklerde sperm oranını düşürüyor

    7/01/2011 08:09:00 ÖS   Yorum yok

Profesör Doktor Mehmet Öz, cinsel bölgelere yakın taşınan telefonun sperm oranını düşürdüğünü belirtti.


Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzıyla ilgili konularda yıllardır kamuoyuna mesaj vererek Tv’de yaptığı programla bu önerilerini milyonlarca kişiye aktaran Prof. Dr. Öz, günümüzde özellikle kolon kanseri ve kolonoskopiyle ilgili mesajlara ağırlık veriyor.
cep telefonu erkeklerde
Bunun sebebi kendisinde geçen yıl ortaya çıkan prekanseröz (kanser öncesi oluşum) polipler.

Son derece sağlıklı görünen ve sağlık konusunda herkesin itibar ettiği Dr. Mehmet Öz' ün böyle bir şeyle karşılaşması hem kendisini ve hem de onu takip edenleri şok etmişti.

En İyi Hekim hasta Olan Hekimdir
Prof. Dr. Mehmet Öz hastalığı ile ilgili olarak, “Ciddi, ağır hastalığı olan kişileri artık daha iyi anlayabiliyor, empati yapabiliyorum. En iyi hekim, hasta olan hekimdir” dedi.

Yaz tatili için geldiği İstanbul’da gazetecilerle bir sohbet toplantısında buluşan ve sağlığının gayet iyi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Öz, alınan polipleri sayesinde kolon kanserinden ölme riskinin birçok kişiden daha az olduğunu söylüyor.

Kendi hastalığını örnek göstererek, 50 yaşından itibaren herkesin kolon kanseri erken teşhisi için kolonoskopi yaptırması gerektiğinin altını önemle çiziyor.


Geçen ay Time dergisine kapak olarak ardından “en bilgilendirici talk şov” ve “en iyi talk şovcu” dallarında iki Emmy ödülü almasıyla gündeme gelen Öz, medyanın halka doktorlardan daha iyi mesaj verdiğini belirtti.

Kendisi Cep Telefonuyla Konuşmuyor
Cep telefonunu konuşmak için kullanmayan, sadece elektronik iletilerini izlemek için kullandığnı söyleyen Prof. Öz, özellikle fazla çekmeyen yerlerde cep telefonuyla asla konuşmadığını belirtti.

Uyurken cep telefonlarının baş ucunda bulundurulmaması gerektiğini kaydeden Öz, “Özellikle erkekler, cep telefonlarını pantolon ceplerinde taşımamalı. Çünkü cinsel bölgelere yakın taşınan cep telefonu sperm oranını düşürüyor” dedi.

Kilo vermek için 5 adım

1. Adım: Beden Kitle İndeksinizi (BKİ) ölçün.

BKİ, vücut ağırlığının, boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle bulunuyor.

Yani, öncelikle boyun uzunluğu ölçülüyor, bu rakam metre cinsinden yazılarak bunun karesi hesaplanıyor. Vücut ağırlığı da bu rakama bölünüyor.

Örnek verilecek olursa, 85 Kg. ağırlığında ve 180 cm boyunda olan bir kişi; boyunu metre cinsinden 1,85 m. olarak ele alarak bunun karesini hesaplamalıdır. Bu hesaplamada rakam ( 1,85 x 1,85) 3,24 çıkacaktır. 85. Kg. ağırlığındaki bu örnek kişi, vücut ağırlık rakamı olan 85'i, elde ettiği 3,24'e bölmelidir. Bu örneğimizde de rakam, yani BKİ, karşımıza 26,23 olarak çıkmaktadır.

Bu hesaplamalar ışığında; 18,5 - 25 arası normal, 25 - 30 arası kilolu, 30 - 40 arası obez ve tehlikeli kabul ediliyor.

BKİ’nin 30’un üzerinde olması, normal BKİ’ye sahip kişiye göre yüzde 40 daha fazla ölme riskine işaret ediyor.

40’tan fazlası ise ölüm riskinin yüzde 250 daha fazla olduğunu gösteriyor. Kalp krizi, felç ve diyabet riski ortaya çıkar.

2. Adım: Hedef belirleyin. Örneğin yüzde 5 kilo kaybı gibi.

3. Adım: Gıda günlüğünüzü tutun ve yediğiniz her şeyi yazın.

4. Adım: Etkili kilo kaybı; diyetisyen, doktor, arkadaş ve sizinle aynı hedefi paylaşan kişilerle birlikte yapılır. Her gün konuşabileceğiniz birlerinin olması motivasyonunuzu yüksek tutar.

5. Adım: Her gün 30 dakika egzersiz yapın. Düzenli egzersiz yapmak yılda 12 kilo kaybettirir.

Kanser Riski Yüzde 60 Azalır
Düzenli hareket etmenin ve egzersiz yapmanın sağlık göstergelerini iyileştireceğini söyleyen Prof. Dr. Öz, “Sadece 4 kilo vererek bile sağlığınızı düzeltebilirsiniz” diyor. Prof. Dr. Öz, 4 kilo verilmesinin yararlarını şöyle sıralıyor:

- Kanser riskini yüzde 60 azaltır
- Kolesterolü yüzde 10 düşürür
- Kalp krizi ve osteoartrit riskinde yüzde 50 azalma görülür
- Tansiyon düşer, bunama riski azalır
- Kan seviyenizde düzelmeler başlar ve ilk olarak karaciğeriniz iyileşmeye başlar.

6/30/2011

sigara bırakmak isteyenler için yeni formül cep telefonuyla motive mesajları ile destek

    6/30/2011 10:20:00 ÖS   Yorum yok

Kendilerine "sen yaparsın!" gibi destekleyici mesaj gönderilen 2900 kişinin yüzde 10'dan biraz fazlası altı ay sonra sigarayı bıraktı. 

Herhangi bir mesaj gönderilmeyen benzer sayıda sigara tiryakisinin ise, sadece yüzde 4,9'u sigarayı bırakmayı başardı.
İngiliz tıp dergisi Lancet'te yayımlanan araştırmada, sigarayı bırakmak isteyenlere destek mesajlarının telefon şebekelerinin hizmetleri arasına alınması istendi.
cep telefonuyla motive
Kimi bilim adamları da bu tür cep telefonu mesajı hizmetinin küresel düzeyde olabileceğini söylüyorlar.

Hükümet istatistiklerine göre, İngiltere'de sigara tiryakisi olanların üçte ikisi aslında bu alışkanlıktan vazgeçmek istiyor.

Örnek SMS mesajları


İşinizi kolaylaştırmak için, sigara istediğiniz anlarda dikkatinizi dağıtmak için bazı şeyler hazırlayın. Stresli durumlarla başetmenizde size yardımcı olacak kişisel stratejiler geliştirin.

Günü geldi! Bugün sigarayı bırakma günü! Bütün sigaralarınızı çöpe atın. Bugün, sigarayı tamamen bırakmanızın ilk günü olacak. Yaparsınız bunu siz!

İlk sonuç : Karbon monoksit vücudunuzu terketti!


Dördüncü gün = Büyük gün... Hala fena halde özlüyor musunuz? Meraklanmayın, yarın işiniz daha kolaylaşacak. Aklınızı ve ellerinizi birşeylerle meşgul edin.

Sigara özlemi ortalama olarak beş dakikadan az sürer. Dikkatinizi dağıtmak için, o özlem geçinceye dek bir içeceği yavaş yavaş yudumlayın.

Kaçamak yaptığınız için suçluluk duymayın. Bir süre için sigarayı bırakmakla çok büyük başarı elde ettiniz aslında. Arada bir yaşanan kaçamaklar, sigarayı bırakma sürecinde normal. Devam edin, siz bunu yapabilirsiniz!

Son araştırma, sigara içen 5800 kişi üzerinde yapıldı. 6 ay süreyle 2915 kişinin cep telefonlarıne yüreklendirici mesajlar gönderildi. Geride kalanlara ise sadece araştırmaya katıldıkları için teşekkür mesajı atıldı.

İlk gruba ilk beş hafta boyunca günde beş SMS mesajı gönderildi; geriye kalan 26 hafta boyunca ise haftada üçer mesaj atıldı.

Araştırmaya katılanlar, nikotin özlemi çektiklerinde ya da dayanamayıp yeniden sigaraya başladıklarında tavsiye almak için de geriye mesaj gönderebiliyorlardı.

Araştırmaya katılanlar daha sonra tükürükte kotinin bulgusu olup olmadığını saptama amacıyla testler yapıldı.

Londra Hijyen ve Tropik Hastalıklar Fakültesi'nde düzenlenen araştırmaya öncülük eden Dr. Caroline Free, "Sigara alışkanlığından vazgeçmek isteyenlere cep telefonundan mesaj gönderilerek destek sağlanması çok pratik bir yöntem. İnsanlar, bu mesajları kendilerini teşvik eden bir dostluk işareti gibi görüyorlar." dedi ve SMS mesajlarının, sigaraya dönme eğilimine direnmeye yardımcı olduğunu söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü her yıl, çoğunlukla düşük ve orta gelirli ülkelerde, yaklaşık 6 milyon insanın sigarayla bağlantılı hastalıklardan öldüğünü kaydediyor.

6/01/2011

cep telefonlarında kansorejen olabilir açıklaması ancak kanıtlar zayıf

    6/01/2011 07:19:00 ÖS   Yorum yok
ancak kanıtlar zayıf

Fransa'nın Lyon kentinde toplanan 31 uzmandan oluşan bir heyet epidemiyolojik kanıtları, yani hastalığın görülme sıklığını ve bunları etkileyen süreçleri inceledi.



Araştırma sonucu, cep telefonu kullanımının bazı beyin kanserlerine yakalanma riskinin gözardı edilemeyeceği vurgulandı.


Ancak, doğrudan bir ilişki kurulamayacağı belirtildi ve 'cep telefonunun insanlarda kansere yol açtığı açıkça kanıtlanmamıştır' denildi.

Uzman heyetinin önünde cep telefonlarına beş farklı bilimsel risk düzeyi verme seçeneği vardı. Bu seçenekler, kanserojen, büyük olasılıkla kanserojen, kanserojen olma ihtimali var, sınıflandırılamaz ve kanserojen değil şeklindeydi.

Heyet, cep telefonlarıyla bir tür beyin kanseri arasındaki olası ilişki nedeniyle cep telefonu kullanımının 'kanserojen olma riski var' sonucuna vardı.

'Kanıtlar zayıf'


İngiltere Kanser Araştırmaları Kurumu'ndan Ed Yong, 'Dünya Sağlık Örgütü'nn kararı cep telefonlarını kanserle ilişkilendiren bazı kanıtlar olduğu anlamına geliyor. Ancak bu kanıtlar önemli sonuçlar çıkarmak için zayıf' dedi.

Yong ayrıca, 'Cep telefonu kullananlarla kullanmayanların karşılaştığı beyin kanseri riski benzer. Ayrıca 1980'lerde başlayan yoğun telefon kullanımına karşın bu kanser türünde son yıllarda büyük bir artış görülmedi' diye konuştu.

Dünya Sağlık Örgütü geçmişte, cep telefonu kullanımıyla kanser arasında bir ilişki olmadığını açıklamıştı.

Örgüt Dünya çapında beş milyar kişinin cep telefonu kullandığını tahmin ediyor.
bbc türkçe

2/23/2011

cep telefonu kullanımı beyindeki şeker tüketimini arttırıyor

    2/23/2011 03:53:00 ÖS   Yorum yok
beyindeki şeker tüketimi

ABD'de yapılan bir araştırma cep telefonlarının beyni etkilediğini ortaya koydu.


Uzmanlar, 50 dakika telefon kullanımından sonra beyinde şeker tüketiminin arttığını söyledi. Bu, beyinde hareketliliğin de artması anlamına geliyor.

Ancak Amerikan Tıp Derneği (AMA) dergisinde yayımlanan araştırmada bu etkinin klinik öneminin bilinmediği vurgulandı.

İngiliz uzmanlar da sonucun bir sağlık riskine işaret etmediğini belirtti.

Cep telefonunun sağlığa olası etkileri uzun bir süredir merak uyandırıyor.


Danimarka'da 420 bin kişiyle yapılan bir araştırmada cep telefonu kullanımıyla kanser arasında bir bağlantı olmadığı belirlenmişti.

47 kişiyle yapılan son araştırma ise telefon anteninden çıkan manyetik dalgaların etkisine odaklandı.
Şeker kullanımı yüzde 7 arttı

Araştırmada manyetik alanın beyni etkilediği sonucuna varıldı ancak bunun sağlığa olumsuz bir etkisi olup olmadığı konusunda yeterli veri olmadığı belirtildi.

Araştırma kapsamında iki kulağa da cep telefonları iliştirildi. Telefonlardan biri kapalı tutuldu. Diğeri ise açık olmasınına rağmen, deneğin farkı anlayamaması için sessiz konuma alındı.

Daha sonra yapılan taramada, beynin antene yakın bölümünde glukoz kullanımının yüzde yedi arttığı tespit edildi.
bbc türkçe sağlık

12/30/2010

artık hastalık tanı ve teşhisi mobil tahlil ile mümkün olacak

    12/30/2010 12:20:00 ÖÖ   Yorum yok

Avea’nın 18 ay içinde uygulamaya koyacağı ‘mobil tahlil’ projesiyle hastalıkların tanı ve teşhisi cep telefonundan yapılabilecek. 

mobil tahlil ile mümkün


Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Aydoğan Özcan’ın geliştirdiği uygulama, doktorların cep telefonlarına eklenecek bir aparatla tanı yapabilmelerine olanak tanıyacak.

AVEA, cep telefonuyla sıtma, AIDS, tüberküloz gibi hastalıkların uzaktan tanı ve tahlilinin yapılmasını sağlayacak. Sistem, doktorların cep telefonlarına entegre edilecek merceksiz mikroskoplarla tahsil yapmasına imkan verecek. ABD Kaliforniya Üniversitesi işbirliğiyle Türk araştırmacı Dr. Aydoğan Özcan tarafından geliştirilen projenin 18 ay içinde uygulamaya konulması hedefleniyor.
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .