-->
Saç dökülmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saç dökülmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10/19/2019

Saç dökülmesi hastalık belirtisi basit önlemlerle saç dökülmesini durdurun

    10/19/2019 09:18:00 ÖS   Yorum yok
saç dökülmesini durdurun

Günde 50 ile 100 saç telinin dökülmesi normal kabul ediliyor ancak bu sayı aşıldıysa işte o zaman alarm zilleri çalıyor.


Saç dökülmesi troidden kansızlığa bir çok hastalığın belirtisi olabiliyor öncelikle bir doktora başvurarak bu ihtimali saf dışı bırakmak gerekiyor.

Eğer nedeni hastalık değilse yapılan hataların nedenini bulmak sorunu çözüyor. Birinci sırada saçı sıkı toplamak geliyor ikinci sırada ise saçları fazla ısıya maruz etmek geliyor.

Sık sık kullanılan saç maşaları saçın keratin dokusuna zarar veriyor. Her gün saçları yıkamak bol bol köpüren şampuanlar ile saçı çitilemek. Bunların hiç biri saç için istenen davranışlar değil.

Uzmanlara göre saçın durulamasını yeşil çay ile yapmak parlaklık veriyor. Keratin yapısını korumak içinse bir de maske tarifi basit ama bir o kadar da etkili.

7/08/2017

Kadınlara Avakadolu Erkeklere çilekli saç dökülmesini önleyen özel maske

    7/08/2017 08:39:00 ÖS   Yorum yok
Erkeklere çilekli saç dökülmesini önleyen özel maske
saç dökülmesini önleyen özel maske

Kadınlar için Avakadolu zeytinyağlı besleyici nemlendirici saç uzatan maske bu maske kafa derisine ve saça masaj yapılarak 1 satte yavaş yavaş sürülmeli.

Maskenin tamamı saça sürüldükten sonra bone takılarak 1 saat bekletiliyor ve ardından ılık bir suyla yıkanıyor

Erkekler için saç dökülmesini durduran çilekli saç maskesi

Çileklere ilave hindistan cevizi yağı zeytinyağı ve bal koyduktan sonra özel saç maskesi hazır boneyle 1 saat beklediten sonra ılık suyla yıkanıyor bu bakımı ayda bir kez tekrarlamak gerekiyor ve güzel saçlar için bir ipucu daha bir bardak süt ile bıldırcın yumurtası tüketilirse saç sağlığına çok iyi geliyor

3/26/2014

Saç Dökülmesine Kırmızı biber ve Votkalı çözüm

    3/26/2014 09:30:00 ÖS   Yorum yok
Kırmızı biber ve Votkalı çözümSaç Dökülmesine Kırmızı biber ve Votkalı çözüm Bu aralar kime sorsanız saçı dökülüyor. Elbette bu durumda stres, kaygı halinin ciddi etkileri var. 
Ama esas sorunlarından biri metropollerde yaşadığımız için kireçli sulara maruz kalmamız. Bu yüzden yüzümüze ne kadar önem veriyorsak saçımıza da önem vermemiz gerekiyor. Yurtdışında sıkça uygulanan hatta güzellik salonlarının bile çekinmeden kullandığı bir formül var. Siz de evde yapabilirsiniz.

Malzemeler ve hazırlanışı
120 gr gerçek kırmızı toz biber , yarım litre % 40-70 lik alkolde (votka olabilir) 3 hafta bekletilecek. Bu bekleme süresinde şişe her gün alt üst edilerek çalkalanacak. Üç hafta bitiminde , her gün sabah ve akşam saça friksiyon yapılacak ve 15 dk. bekledikten sonra baş eğilerek saçlar durulanacak. Kaynak:(Sözcü gazetesi)

10/23/2013

Bilim insanları Kelliğe çözüm için Laboratuvarda yeni saç kökleri ürettiler

    10/23/2013 01:29:00 ÖÖ   Yorum yok
bilim insanları bir süredir saç kökünden alınan hücrelerle yeni saç yetiştirmeye çalışıyordu.
Bilim insanları Kelliğe çözüm için Laboratuvarda yeni saç kökleri ürettiler
ABD ve İngiltere'den araştırmacıların oluşturduğu bir ekip, doku örneklerinden yeni saç üretmeyi başardı.Ekip, bu tekniğin saç dökülmesi tedavisinde "dönüşüm sağlama potansiyeli" olduğunu belirtiyor.

Araştırmanın sonuçları, ABD'de Ulusal Bilimler Akademisi Tutanakları dergisinde yayımlandı.

Mevcut kellik tedavileri, saç dökülmesini yavaşlatan ilaçları ve kafanın arkasından alınarak yapılan saç naklini içeriyor.
Yeni saç folikülü

İngiltere'nin Durham Üniversitesi ve ABD'nin Columbia Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden bilim insanları bir süredir saç kökünden alınan hücrelerle yeni saç yetiştirmeye çalışıyordu.

Hayvan tüylerinde başarı kaydedilirken insan saçında sorunlarla karşılaşılıyordu.

İnsan kılı folikülünü oluşturan hücrelerden alınan örneklerle yürütülen saç yetiştirme girişimlerinde, saç yerine deri oluşumu gözleniyordu.

Fakat araştırmacılar, hücrelerin "üç boyutlu yuvarlar" şeklinde kümelenmesi yoluyla hücrelerin kıl kimliklerinin baskın tutulabileceğini fark etti.

Yedi kişiden alınan doku örnekleri üç boyutlu yuvarlar halinde büyütüldü. Daha sonra bunlar, farelerin sırtına nakledilen insan derisine nakledildi.

Altı hafta sonra, yedi farenin beşinde yeni kıl folikülleri oluştuğu ve ince saçlar çıktığı gözlendi.

Durham Üniversitesi'nden Profesör Colin Jahoda, BBC'ye yaptığı açıklamada, kelliğin tedavisinin mümkün olduğunu, ancak yaygın ve etkili tedaviye geçmenin daha uzun zaman alacağını vurguladı.
Tedavi riskleri

Bu tedavi, laboratuvarda yetiştirilmiş hücrelerin naklini içerdiği için güvenlik konusunda kaygılar söz konusu.

Tedavi, enfeksiyon riskinin yanı sıra, büyüme sırasında hücrelerin anormalleşmesi, hatta kanserli hale gelmesi gibi riskler de içeriyor.

Araştırma sonuçlarından ilk yararlananlar kellik sorunu çekenler olmayabilir. Profesör Jahoda, bulguların öncelikle ağır yanık hastalarına yapılan deri nakillerinde kullanılabileceğini belirtiyor.

Columbia Üniversitesi'nden Profesör Angela Christiano ise bu yöntemin kellik tedavisinde dönüşüm yaratacağını ifade ediyor.

Christiano, "Mevcut kellik ilaçları, saç foliküllerinin kaybını yavaşlatma ya da olan saçın yeniden uzamasını hızlandırmaya yönelik; bunlar yeni saç kökleri yaratmıyor. Fakat bizim yöntem, hastanın kendi hücreleri kullanılarak yeni saç kökleri oluşturma potansiyeli taşıyor" diyor. (BBC Türkçe)

12/11/2012

Polikistik over sendromu ile nasıl başa çıkılır?

    12/11/2012 10:06:00 ÖÖ   Yorum yok
Memorial Etiler Tıp Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nihal Çetin, polikistik over sendromu (PKOS) ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
Genetik ve çevresel faktörler etkili olabilir

Polikistik over sendromu; santral sinir sistemi, hipofiz bezi, yumurtalıklar, böbreküstü bezi ve diğer dokular arasındaki etkileşimlerin bozulmasına bağlı olarak; üreme çağındaki kadınlarda en sık ortaya çıkan endokrin bozukluktur. Kronik seyreden ve gelecekte yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen bir hastalıktır. Başlatıcı faktör veya faktörler henüz tam olarak anlaşılamamakla beraber; genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkmış bir hastalık olarak değerlendirilebilir.

Anahtar bulgu yumurtlamanın olmamasıdır

Tipik polikistik overler (Çok sayıda kist içeren over dokusu), uzun süre yumurtlama olmaması sonrasında oluşmaktadır. Normal kadınların %25 kadarında polikistik overin tipik ultrasonografi bulguları (overlerde inci tanesi gibi dizilmiş follikül kistleri) görülmektedir. Doğum kontrol hapı kullanan kadınların %14’ünde de bu ultrasonografik bulgu izlenmiştir. Bu durumda sadece polikistik over görüntüsü tanı koymada yeterli değildir. Uzun süre yumurtlamanın olmaması şu tablolara neden olabilir:

1. Kısırlık
2. Adet düzensizliği
3. Tüylenme artışı, saç dökülmesi ve akne (sivilce)
4. Rahim kanseri ve muhtemel meme kanseri riskinde artış
5. Kalp-damar hastalıkları riskinde artış
6. İnsülin (kan şekeri kontrolünü sağlayan hormon) artışı mevcut olan kadınlarda şeker
7. hastalığı riskinde artış

Adet düzensizliği görülüyor

Hastaların başvuru sebebi, sıklıkla adet görmeye başladıkları dönemden itibaren başlayan adet düzensizlikleridir. Adet düzensizliği, adet aralarının 35 günden uzun olması veya yılda 10’dan az adet görme şeklindedir. Hastalığın yakınma ve bulguları kişiden kişiye çok farklıdır ve zaman içinde değişim gösterir.

Polikistik over sendromu bulunan kadınlarda uzun dönemde; şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile rahim kanseri görülebilir. Polikistik over sendromu neden olduğu şikayetler ve ileride oluşabilecek sağlık problemleri açısından düzenli kontrol altında olunması gereken bir hastalıktır.

Yaşam tarzınızda değişiklik yapın

Polikistik over sendromu aslında anne karnında başlar. Bu durum tutumlu genler hipotezi ile açıklanır. Bu kişilerde anne karnında bebek iken gelişme geriliği görülür. Anne karnında besinlerden ve enerjiden yoksun kalan bebek, doğduktan sonra bu yoksunluk ortadan kalktığında bunları vücudu tutumlu kullanmaya başlar ve biriktirme alışkanlığı ortaya çıkar. Bu sebeple obezite görülür. Tedavide kilo kontrolü birinci basamaktır. Bu hastalarda dengeli beslenme yaşam tarzı olmalıdır. Kilo alımı polikistik over sendromu belirtilerinin şiddetini artırır ve ileriye dönük sağlık sorunlarının ortaya çıkma riskini artırır. Polikistik over sendromunda sık sık ara ara beslenilmelidir. Bu açlık krizlerini azaltır, vücut yağlanmasını ortadan kaldırır. Doymuş yağlardan fakir, glisemik indeksi düşük ve yüksek lif içeren diyet önerilmektedir. cumhuriyet

4/16/2012

mevsim geçişlerindeki saç dökülmeleri hastalık habercisi olabilir

    4/16/2012 08:16:00 ÖS   Yorum yok

Güzelliğimizin ayrılmaz bir parçası olan saçlar özellikle mevsim geçişlerinde daha fazla dökülmeye başlıyor. Hemen hepimiz de bu sorunumuzu ‘mevsimdendir’ diyerek geçiştiriyoruz.

saç dökülmeleri hastalık

Ancak tedbiri elden bırakmamakta fayda var. Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Serap Utaş, özellikle bir aydan uzun süren ve gittikçe artan saç dökülmelerinin bazı hastalıkların habercisi olabileceği uyarısında buldu. Prof. Dr. Serap Utaş bu nedenle günde 100 telden daha fazla olan, bir aydan daha uzun süre devam eden saç dökülmelerinde veya saçlarda para şeklinde odak odak dökülmelerde ya da saçlı deride sivilceler ile birlikte dökülmeler olması durumunda mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulması gerektiğine dikkat çekerek, “Çünkü tedavide geç kalındığında saç dökülmesi ilerleyebiliyor” diyor.

Günde 100 saç teli dökülmesi olağan!


Dermatoloji uzmanı Prof. Dr. Serap Utaş, yeni saçların oluşması için mevcut saç köklerinin büyüme, gerileme ve dinlenme dönemleri olarak adlandırılan 3 dönemden geçtiğini söylüyor. "Saçlarımızın yüzde 90- 95'i büyüme fazında oluyor. Saçlı derideki kılların büyüme dönemi 1-7 yıl arasında değişiyor. Saç büyümesi genetik faktörlerin yanı sıra iklim, yaş, beslenme ve hormonal faktörlere de bağlı oluyor. Büyüme döneminin sonunda kıllar gerileme dönemine giriyor ve bu süreç yaklaşık 2 hafta sürüyor. Bunu yaklaşık 3 ay süren dinlenme dönemi izliyor. Bu dönemin sonunda yeni büyüme dönemindeki kıl oluşuyor. Dinlenme dönemindeki saçların yıkama ve tarama gibi işlemler sırasında dökülebildiğini belirten Prof. Dr. Serap Utaş, “Saçlı derideki saçların yüzde 5-10'u dinlenme dönemindeki kıllar olduğu için günde 100 kadar saç dökülmesi normal olarak kabul ediliyor” diyor.

Saç dökülmesi hangi hastalıklara işaret ediyor?


Saç dökülmeleri farklı şekillerde görülebiliyor. Bazı dökülme tiplerinde saçlar yeniden çıkarken, bazılarında ise kıl kökleri tahrip olduğu için saçlar bir daha asla çıkmıyor.

Telogen alopesi”: En sık görülen saç dökülmesi tipidir. Saçlar normalin üzerinde döküldüğü için saçlı deride seyrelme fark ediliyor. Bu tip dökülme, büyüme dönemindeki kılların erkenden dinlenme dönemine girmesi nedeniyle oluşuyor; 4 aydan az veya + aydan daha uzun süre devam eden tipleri ve kronik- tekrarlayıcı tipi olmak üzere 3 farklı şekilde görülebiliyor. Bu tip saç dökülmesinin tetikleyicileri arasında hormonal bozukluklar veya dalgalanmalar, endokrin hastalıklar, doğum sonrası, psikolojik ve metabolik stres, ilaçlar, kilo kaybı, gıdasal eksiklikler, akut ve kronik hastalıklar, cerrahi girişimler ve saçlı derideki yangısal durumlar yer alıyor.

“Traksiyonel alopesi”: Şekil verirken veya toplarken saçların aşırı gerilmesine bağlı olarak oluşuyor. Saçlar özellikle germenin fazla olduğu bölgelerde seyrekleşiyor. Bu nedenle saçların toplanırken aşırı gerilmemesi gerekiyor.

“Alopesi areata”: Halk arasında “saçkıran” olarak adlandırılan bu tip saç dökülmesi genellikle saçlı derinin herhangi bir bölgesinde yuvarlak veya oval para şeklindeki dökülmelerle başlıyor. Hastalık saçların, kaşların veya vücut kıllarının tamamen kaybıyla da sonuçlanabiliyor. Tamamen sağlıklı kişilerde görülebildiği gibi, atopik hastalıkla, tiroit hastalıkları ve diğer otoimmün hastalıklarla birlikte de ortaya çıkabiliyor.

“Androgenetik alopesi”: Saç yapımının azalması sonucu oluşuyor ve kellikle sonuçlanıyor. Kadınlarda erkeklerden farklı olarak alındaki saç çizgisi korunuyor, tepe kısımlardaki seyrelme daha belirgin oluyor. Bu tip saç dökülmesinde yıllar içerisinde dereceli olarak saçlarda incelme görülüyor. Genetik faktörler büyük rol oynasa da kadınlarda hormonal bozukluklarla da ilişkili olabiliyor.

Bilimsel olmayan tedaviler kalıcı hasar bırakabiliyor


Saç dökülmesinin hangi tipte olduğu dermatolog tarafından klinik muayeneden sonra anlaşılıyor. Saç dökülmesinin nedeni olabilecek veya eşlik edebilecek hastalıkların saptanabilmesi için bazı testler yapılabiliyor. Saçın dökülme tipine göre saçlı deriye lokal tedaviler veya dökülen alana enjeksiyonlar, altta yatan nedene yönelik sistemik tedaviler veya ultraviyole ışık tedavileri gibi değişik tedavi seçenekleri uygulanıyor. Son yıllarda hastann kendi kanından elde edilen bazı maddeler de tedavide denenmeye başlandı.

Saç dökülmesi olan hastaların mutlaka hekime başvurmaları gerektiğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Serap Utaş, “Çünkü doktor olmayan kişiler tarafından veya kulaktan duyma bilgilerle saç dökülmesinin tedavi edilmeye kalkışılması, kıl köklerinin kalıcı hasarıyla sonuçlanabileceği için hastalarda saçlar bir daha asla çıkmayabiliyor.” Uyarısında bulunuyor.

Sağlıklı, uzun saçlar için ipuçları

• Yeterli ve dengeli beslenin.
• Yüksek dozlarda A vitamini almayın.
• Saçınıza mümkün olduğunca az işlem yaptırın.
Saç bakımında abartıya kaçmayın.
• Geniş dişli, ucu teflon kaplı tarak seçin.
• Geniş, yuvarlak, uçları kaplanmış şekil verici fırçalar kullanın.
• Saçlarınızı sık yıkamak gerekiyorsa, gün aşırı yıkayın.
• İyi bir şampuan seçin.
• Her şampuanlamadan sonra saç kremi uygulayın.
• Günde bir kezden fazla şampuanlamayı asla yapmayın.
Islak saçları taramayın.
• Saçlarınızın havada kurumasına dikkat edin.
• Sıcak saç kurutma makinalarından sakının. Kullanacaksanız düşük ayarlı ısıda en fazla 5 dakika kullanın.
• Haftada bir arıtıcı saç bakımı yapın.
• Hasar görmüş saçlarınızı kestirin.

4/07/2012

saç dökülmesinden sivilcelere vücut yaralarına kadar iyi gelen bittim sabununun faydaları saymakla bitmiyor

    4/07/2012 02:50:00 ÖS   1 yorum

Siirt bıttım sabunu saç dökülmesine iyi gelen doğal el yapımı sabundur. Saç bakımında kullanıldığı gibi yüz ve vücut bakımında’da kullanılabilir.

bittim sabununun faydaları

Sabunun bir çok faydası vardır bunları sıralamak gerekirse en başta saç dökülmesi olmak üzere cilt bakımından sivilcelere, vucuttaki yaralar ve egzamaya iyi gelmektedir.


Saç Kırılmalarına Karşı Aşırı Saç Yağlanmasını Engeller. 


Sağlıklı ve Dayanıklı Saç Köklerine Kavuşmanızı Sağlar. Bir çok Cilt Problemlerine, Başta geçmeyen yaralara çok iyi gelir. Bıttım sabunu halk arasında bilinen Çitlenbik diğe bilinen menengiçten elde edilmektedir arapçadan ise buna bıttım denilmekte ve bıttım ezilerek yağından elde edilmektedir. Bıttım ağacından son baharda toplanan ufak yeşil taneli meyvalar daha sonra evlerde veya değirmenlerde öğütülerek yağı çıkarılıyor. Daha sonra da bu yağ yine ev ortamında tamamen doğal bir şekilde sabuna dönüştürülüyor. Ev üretimi olduğu için sabun belli kalıplara değil de yuvarlak geniş kaplara dökülüyor. Bu yüzden sabun kalıpları kaşar tekerlerine benziyor. Daha sonra telle kesilerek satışa sunuluyor.

Bıttım sabunu Siirt’te yetişen çitlembik yapraklarının yağından yapılan doğal bir sabundur.Ayrıca %100 bitkisel ve doğal olan bıttım sabunu tamamen elde yapılır.

Bıttım sabununun faydaları Saymakla Bitmiyor


Saçları besler Güçlendirir.
Saç Köklerini Besler
Saçınızı yumuşak hale getirir.
kepeklenmeyi önler.
Saç diplerinde bakteri oluşumunu yok eder
Saçlara tabi parlaklık ve canlı bir görünüm kazandırır. Kuru saçları nemlendirir.
İnce ve kırılan saçlara fayda sağlayarak sorunu giderir
Antiseptik mikrop öldürücü özelliği olduğundan egzamaya, mantara, ergenlik sivilcelerine, saç diplerindeki yara ve tahrişlere karşı çok etkilidir.
Gözenekleri açar.
Varisleri rahatlatmak için kullanılır.
Vücudu rahatlatır.
Kaşıntıya iyi gelir.
yan etkisi yoktur. Bittim Sabunu


3/23/2012

kelliğe sebep olan sır çözüldü saçları geri kurtarabilecek tedavi kapısı aralandı

    3/23/2012 12:16:00 ÖÖ   Yorum yok

Erkeklerde kelliğin sırrının çözüldüğü bildirildi. Amerikalı bilim adamları saçları dökülmüş erkekler ve laboratuvar fareleri üzerinde yapılan deneylerde saç dökülmesini tetikleyen bir protein buldu.

saçları geri kurtarabilecek

Bu buluşun saç dökülmesini durdurabileceği, hatta saçların geri kazanılmasını sağlayabilecek bir tedaviye kapı aralayabileceği belirtiliyor.

Birçok erkeğin saçları orta yaşlarda dökülmeye başlıyor.


70 yaşına kadar erkeklerin yüzde 80'inin saçları bir ölçüde dökülüyor.

Bunda genetik faktörlerin yanı sıra testosteron hormonu da önemli bir rol oynuyor.

Bu hormonlar saç keseciklerini ufaltıyor. Kesecikler görünmez hale gelinceye kadar ufalıyor ve kellik görüntüsü ortaya çıkıyor.

Pennsylvania Üniversitesi'ndeki uzmanlar, erkeklerin kelleşmeye başladıklarında hangi genlerin harekete geçirildiğini araştırdı.

Araştırma sounda saç derisinin kel olan bölgelerindeki keseciklerde prostaglandin D sentaz proteini seviyesinin arttığı tespit edildi. Saçlı bölgelerde böyle bir bulguya rastlanmadı.

Yüksek miktarda bu proteinin verildiği fareler tamamen kelleşti. Saç nakli yapılan erkeklerde de bu protein alındıktan sonra saç çıkması durdu.


Araştırmaya başkanlık eden Dermatoloji Bölümü Başkanı Prof. Yorgo Koçarelis, bundan sonraki adımın bu reseptörü etkileyen diğer bileşenleri izlemek olacağını ayrıca bu reseptörün bloke edilmesinin süreci geri çevirip çevirmeyeceğini ya da sadece kelliği durdurup durduramayacağını araştıracaklarını söyledi.

Bir insan başında yaklaşık 100 bin minik saç keseciği bulunuyor. Bu keseciklerin her birinden bir tel saç çıkıyor. 

3/16/2012

saçlarda kepeklenme saçlarda kuruluk ve saç ekimi hakkında çözümler

    3/16/2012 03:17:00 ÖS   Yorum yok

saçla ilgili merak ettiğiniz her konuyu hangi fırça ne kadar dökülür saç ekimi kime yapılır sonrasında neler oluyor yaş sınırı varmı saçlar genetik olarakmı dökülüyor



saçlarda kuruluk
hangi şampuanları nasıl nereye kadar kullanmalıyız yapılan yanlışlar neler

Sağlıksız ve bakımsız saçlar nasıl daha canlı hale gelir? 


Sağlıksız saç uzun vadede saçın yapısına zarar verir mi? Daha sağlıklı bir saç ve saç cildine sahip olmak için neler yapılabilir?

3/15/2012

türk erkeğinin saç dökülmesi hassasiyeti araştırma sonucu oran giderek yükseliyor

    3/15/2012 11:29:00 ÖS   Yorum yok

Bioxcin’in, Türk erkeğinin saç dökülmesi hassasiyetini ortaya çıkarmaya yönelik gerçekleştirdiği araştırmanın 2011 sonuçları açıklandı. ‘Bioxcin Saç Dökülmesi Araştırması 2011’ sonuçlarına göre saç dökülmesi sorunu yaşayan erkeklerin oranı giderek artıyor.

saç dökülmesi hassasiyeti

Bioxcin’in 2008 yılından bu yana düzenli olarak gerçekleştirdiği araştırma aynı zamanda saç bakım ürünleri pazarının 2011 yılında yüzde 82’lik artış ile rekor bir büyüme gerçekleştirdiğini ortaya koydu. Son araştırmaya göre; saç bakım ürünleri kullanımında reklamların etkisinin giderek azalırken, tüketicinin artık uzman tavsiyesine daha çok önem verdiği de ortaya çıktı.

Batılı erkeğin saç hassasiyeti daha fazla


Akademetre’nin Bioxcin için, Türkiye’yi temsilen Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Malatya, Samsun ve Trabzon’da olmak üzere 20- 49 yaş arası saç dökülmesi yaşayan 1270 erkekle ile gerçekleştirdiği araştırma çarpıcı sonuçları da ortaya çıkardı. ‘Bioxcin Saç Dökülmesi Araştırması 2011’e göre doğudan batıya doğru ilerledikçe saç dökülmesi problemi yaşayan erkeklerin oranı artıyor. Doğuya doğru ilerledikçe ise saç dökülmesini problem edenlerin oranı azalıyor. Saç dökülmesi konusunda çözüm olarak herhangi bir ürün kullananların yaş aralığı ise 20-49 arasında yoğunlaşıyor. 2011 yılında, saç dökülmesine çözüm olarak herhangi bir ürün kullananları sayısındaki artış ise özellikle 20-39 yaş gruplarında gerçekleşti.

2 bin liran varsa çözümün de var


Saç dökülmesi hassasiyeti yaşayan ve sorunun çözümü için herhangi bir saç bakım ürünü kullananların gelir düzeyinin de incelendiği araştırma, bu ürünleri kullananların aylık gelirinin ortalama 2 bin TL olduğunu ortaya koydu. Saç bakım ürünü pazarı ise 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 82’lik bir artış gösterdi.

B'iota Labroratuvarları Genel Müdürü Cihat Dündar “2008’den bu yana gerçekleştirdiğimiz bu araştırma, erkeklerin saç dökülme probleminde artış grafiğinin yükseldiğini gösterdi. Bu, pazarın büyüme potansiyelinin devam edeceğini gösteriyor” diye konuştu. Saç dökülmesini önlemeye yönelik ürünlerin pazar payı 2009’da yüzde 4,6 artarken, 2010 yılında yüzde 4,8 oranında azalarak yüzde 29,5’e geriledi. 2011 yılında ise bu oran yüzde 24,0’lük büyük bir artış gösterdi. Buna göre; “Pazar” 2010 yılında yüzde 14 daralmışken, 2011 yılında, 2010 yılına göre yüzde 82,0’lik bir büyüme göstermiş oldu.

11/22/2011

saçlarımız neden dökülür? saç dökülmesi neyin habercisi?

    11/22/2011 04:46:00 ÖS   Yorum yok

saçlarımız neden dökülür? saç dökülmesi neyin habercisi? saç kuruluğu nedenleri





demir eksikliğinden kaynaklanan saç dökülmeleri aşırı stres ve yoğun iş temposundan kaynaklanan 


saç dökülmeleri en sık karşılaşılan 


kadınlarda ve erkeklerde erkek tipi saç dökülmesi erkek tipi kellik

7/04/2011

yaz aylarında saçların sağlığı için bilinmesi gereken doğrular ve yanlışlar

    7/04/2011 10:03:00 ÖS   Yorum yok

Mevsim değişti. Ancak yaz geldi mi gelmedi mi anlayamadık. Bir gün sağanak yağışlı fırtınalı olan hava durumu, ertesi gün yerini güneşe ve keskin sıcağa bırakabiliyor. 


Hal böyle olunca, vücut bu dengeye alışamıyor, gerek cildimiz gerek saçlarımız alarm vermeye başlıyor. Özellikle yaz aylarında saç problemlerinde artış yaşandığı biliniyor. Peki mevsim dönümlerinde dikkat etmemiz gerekenler neler? Kullandığımız kozmetik ürünlerden yaşam tarzımıza, yemek alışkanlıklarımıza kadar pek çok konuda özenli olmak en ideali. Organicum’un kurucusu, herbalist Işık Kırgız, saç bakımındaki hassas dengeleri anlatıyor.
doğrular ve yanlışlar
Organik ürün tanımlaması, günümüzde artık iyice dile yerleşti. Ancak kozmetik dünyasındaki organik tanımlamasını ne kadar biliyoruz? Kırgız, organik bazlı, sertifikalı organik bitkiler kullanılarak üretilen kozmetik ürünlerin insan bedenine zarar vermeyen, uzun vadede erken yaşlanmaya ve bedenimizde toksik birikime yol açmayan, ekolojik çevrenin korunmasına duyarlı ürünler olduğunu söylüyor. Saçlı deride çok hassas dengeler söz konusu. Kırgız, “Özellikle silikon ve türevleri, parabenler, parafin ve sentetik hormonlar kısa dönemde sanki saça hacim kazandırıyor, canlı ve parlak yapıyor gibi görünseler de uzun vadede saç köklerinin incelmesine, saç gövdesinin donuklaşmasına, kırıklara ve çatallaşmaya yol açar” diyor. Saç sorunlarının en bilinenleri dökülme, kırılma ve kepeklenme ya da çabuk yağlanma. Ancak tek başına bu da değil. Kırgız, “Kadınlar hem gündüz hem gece toplantılara, davetlere katılıyor. Bunun bir etkisi olarak daha sık boya yaptırıyor, neredeyse her gün fön çektiriyor. Hal böyle olunca sentetik kozmetik ürün kullananlar için kaşıntı, egzama ve yaralar da çok sık rastlanan sorunlar olarak karşımıza çıkıyor” diyor. Ayrıca sigara da saç üzerinde olumsuz etkiye sahip. Kırgız, sigaranın saçı besleyen kılcal damarların büzüşmesine yol açtığını özellikle vurguluyor. Peki kadınlar dedik, ya erkekler? “Irsi olarak Türk erkeğinin aşırı yağlanmadan dolayı babadan oğula geçen saç dökülmesi sorunu vardır. 

O yüzden saçın yağ dengesinin yeniden kazanımı önemli.”


Peki, kullanılan ürünler önemli ancak ya yaşam tarzı ve yapılan tercihler? Kırgız, konuyu vurucu örneklerle özetliyor: “Tüm dünyada son 20 senedir sentetik böcek ilaçları, sentetik hormonlar, genetiği oynanmış tohumlar derken insan bedenine ve sağlığına uzun vadede çok büyük zararlar veren, çaresiz hastalıkların yaygınlaşmasına neden olan doğaldan uzak tarım ürünleri ve işlenmiş mamuller piyasaya hâkim oldu. Artık bebek ve çocuklarımızdan başlayarak organik yaşam tarzına yönelmemiz gelecek nesillerin sağlığı, işlenebilir tarım arazilerinin, akarsu ve diğer kaynakların korunması açısından kaçınılmaz bir öncelik. Genetik modifiyeli tohumdan üretilen mısırı, çekirge ve diğer böcekler mısırdan saymıyor, sevmiyor, yemiyor. Bizler ve çocuklarımız da yememeliyiz! Doğanın bize sunduğu mucizeleri yok etmek yerine onların gönüllü koruyucusu olarak yaşamak en önemli önceliğimiz olmalı...”



Doğrusu Yanlışı

- Uzun saç daha fazla dökülür: Yanlış

- Şampuanlamak saç üzerinde dökülmeye sebep olur: Yanlış

(Aksine saçlı deri gözeneklerinin temiz ve açık olması saç dökülmesini önler.)

- Badem yağı, zeytinyağı, vitamin ampulleri ile takviye şarttır: Yanlış

(Kaynağını ve terkibini, kalitesini bilmeden edindiğimiz bu tür yağ veya karışımlar saçımıza yarardan çok zarar getirebilir.)

- Saçlarımızı güneşin en güçlü ışınlarından korumalıyız: Doğru

(Saçları kaplayan sentetik bazlı güneş koruyucu ürünlerden ziyade geniş kenarlı bir plaj şapkası altında saçları toplamak yeterlidir.)

- Saç kremi saç köküne zarar verir: Kısmen doğru

(Sentetik saç kremleri saç köküne uygulanmamalıdır.)

- Saç kremi koyu renk veya kızıl saç boyasını akıtır:

Kısmen doğru

(Sentetik bazlı şampuan ve saç kremleri içerdikleri sentetik kıvam verici ve solventler yüzünden saç boyasının her yıkamada akmasına ve saçın matlaşmasına neden olur. Organik bazlı ürünlerde bu, en aza iner.)

- Maşalar, fön makineleri, saçı çok çekiştiren, yakan işlemler ve sık boyatmak, renk değiştirmek, saçlarınıza uzun vadede kalıcı hasar verebilir: Doğru

- Diyet yapmak saçı ve cildi olumsuz etkiler: Doğru

(Kilo vermek için veya bir hastalığın tedavi sürecinde uygulanan ilaç takviyeli veya ilaç içermeyen diyetler saç ve cilt sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.

6/15/2011

yapılan araştırmalarda yaşlanmayı geciktirmede bir adım daha atıldı

    6/15/2011 09:33:00 ÖS   Yorum yok

Dünyadaki en önemli araştırma merkezlerinden biri olan Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün Direktörü Francis Collins başkanlığındaki ABD'li bilim adamlarınca yapılan araştırma, çocuklarda görülen yaşlanma hastalığında rol oynadığı belirlenen bir proteinin erişkinlerdeki yaşlanma üzerinde de etkili olduğunu gösterdi.



Yaşlanmanın, hücrelerin yıpranmasıyla ilgili pasif bir mekanizma olduğu yönündeki bilim dünyasında hakim olan görüşü değiştirdiği bildirilen araştırma, yaşlanma mekanizmasının anlaşılmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Journal of Clinical Investigation adlı biyomedical dergisinde yayınlanan araştırma, çocukların 7 kat daha hızlı yaşlanmasına yol açan Hutchinson-Gilford Progeria Sendromu hastalığında rol oynayan progerin adlı proteinin, erişkinlerdeki yaşlanmayla bağlantısını ortaya çıkardı.
bir adım daha
Saç dökülmesi, ciltte kırışıklık, damar tıkanıklığı ve artrit gibi genellikle yaşlılarda görülen semptomlarla kendini belli eden, çok nadir görülen genetik bir hastalık olan Hutchinson-Gilford Progeria Sendromu, çocuklarda genellikle 13 yaşında ölümle sonuçlanıyor.
Araştırma hakkında basına açıklamada bulunan Collins, 2003 yılında yapılan bir araştırmanın, yaşlanma hastalığına, toksik progerin proteinini üreten LMNA geninde meydana gelen mutasyonların neden olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

''Yaptığımız araştırma, yaşlanma hastalığına yakalanmış çocuklarda görülen sürecin normal yaşlanma için de önemli bir süreç olduğunu gösterdi'' diye konuşan Collins, hastalarda büyük miktarlarda üretilen, progerin adlı toksik proteinin, normal insanların hücrelerinde de, hücreler ölmeye başladığında üretildiğini belirlediklerini söyledi.
Bunun, genetik bilgilerin korunması işlevini gören DNA'ların telomer adı verilen uç kısımlarıyla progerin adlı proteinin bağlantılı olduğunu gösterdiğini anlatan Collins, ''Bunlar birbirine paralel bilimsel yolaklar üzerindeler ve biz şimdi bunların gerçekten birbirleriyle birleşmiş olduklarını bulduk'' diye konuştu.

Telomerlerin çok kısa ve zayıf hale gediklerinde vücuda hücrenin vücut içindeki yararlı işlevinin sonuna geldiği sinyalini vererek progerin üretimini tetiklediğini anlatan Collins, çalışmalarının, yaşlanmanın, hücrelerin yıpranmasıyla oluşan pasif bir mekanizma değil, hücrelerin içinde programlanmış aktif bir biyolojik mekanizma olduğunu gösterdiğini vurguladı.

''Elimizde, açık bir biçimde, resmin tamamı yok'' diye konuşan Collins, yaşlanmanın biyolojik mekanizmasının anlaşılması için daha fazla çalışma yapmaya ihtiyaç bulunduğunun altını çizdi.

Yaşlanma sürecinin anlaşılmasının normal yaşlanmanın geciktirilmesi için yeni yollar bulunmasına imkan sağlayacağını ifade eden Collins, elde ettikleri bilginin nadir görülen hastalıklar için fon ayrılmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğuna dikkati çekti. Collins, ''Genellikle nadir hastalıklardan elde edilen bilgiler, bize daha sık rastlanan hastalıklar hakkında bir şeyler öğretir'' değerlendirmesini yaptı.
cumhuriyet portal

4/21/2011

çürüyen dişler cilt sorunlarına ve saç dökülmesine sebep oluyor

    4/21/2011 11:01:00 ÖS   Yorum yok
saç dökülmesine sebep

Dr. Dt. Mert Topçubaşı, kronik cilt sorunları yaşayan kişilerin, radyolojik olarak diş muayenelerini yaptırıp, ağızlarındaki kronik enfeksiyonları tedavi ettirmelerinin önerildiğini belirterek, "Aksi takdirde bazı cilt sorunları çözülemeyebilir" dedi.


Topçubaşı, şunları söyledi:
Kronik cilt sorunları yaşayan kişilerin, radyolojik olarak diş muayenelerini yaptırıp, ağızlarındaki kronik enfeksiyonları tedavi ettirmeleri önerilir. Aksi takdirde bazı cilt sorunları çözülemeyebilir. Diş muayenelerinin bir başka faydası da çeşitli cilt lezyonlarının teşhisine yardımcı olmasıdır.

'Liken planus' gibi deriyi ve ağız içini etkileyen deri hastalıkları ağız muayenesi esnasında tespit edilebilir."


Birden ortaya çıkan saçkıran ve saç dökülmelerinin sebebinin dişteki çürüğün, dolayısıyla enfeksiyonların saçlara uzanan bir etkisi olabildiğini vurgulayan Dr. Dt. Mert Topçubaşı, "Diş rahatsızlıklarıyla vücuda giren bakterilere karşı mücadele eden bağışıklık mekanizmasının kendi sağlıklı vücut hücrelerine de zarar verebilmektedir. Bu durumda da bağışıklık sistemi saç köklerine etki etmekte ve saç dökülmesine sebep olmaktadır. Bu sebeple diş çürüklerinin tedavisi ve dolayısıyla saç dökülmelerini önlemek için diş hekimine muayene olmak şarttır" diye konuştu.
trt türk

3/15/2011

sıcak maşa topuz yapma sıkı bağlama saçların dökülme sebeplerinden

    3/15/2011 07:15:00 ÖS   Yorum yok
saçların dökülme sebeplerinden

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cildiye Uzmanı Dr. Cengiz Bıçakçı, her saç dökülmesinin bir hastalığı işaret etmediğine dikkat çekerek, günde 50-150 arası saç telinin dökülmesini normal olarak değerlendirdiklerini söyledi.


Bıçakçı, "Bu rakam normaldir ancak dökülen saçın yerine yeni saçlar çıkmıyorsa bir anormallik söz konusu olabilir. O zaman bir uzmana görünmenizde fayda var" dedi.

Aşırı stres ve sıkıntı kökenli saç dökülmelerine sıklıkla rastladıklarını ifade eden Dr. Bıçakçı, sözlerine şöyle devam etti:


"Ateş, bazı ilaçlar, gebelik, beslenme bozukluğu, aşırı diyet, cerrahi girişim, demir, çinko, biotin ve esansiyel yağ asit eksikliği, hipotiroidizm, hipertiroidizm, böbrek yetmezliği, ağır metal zehirlenmesi de saç dökülmesine yol açan en büyük nedenler.

Bunların büyük bir kısmı tedaviye cevap veriyor. Saçlar geri çıkıyor. Kadınların sık sık saçlarına sıcak maşa uygulaması, saçlarını sıkı sıkı bağlaması ve topuz yapması da saçların dökülmesine, seyrelmesine yol açabilir.

Saçlı deride olan yanık, mantar hastalıkları, saç kökünde oluşan iltihaplı hastalıklar, saçlı deride yapılan ameliyatlar ve çeşitli enfeksiyonlar kalıcı saç dökülmelerine neden olabilir. Frengi de saç döker.

Bu dökülmede tedavi edilerek saçın tekrar çıkması sağlanabilir ancak tedavi edilmezse hasta, frengi nedeniyle yaşamını bile yitirebilir."
trt türk

12/15/2010

zenginleştirilmiş plazma uygulaması ile yaşlanmayı durdurun

    12/15/2010 10:38:00 ÖS   Yorum yok
yaşlanmayı durdurun

Yaşlanmayı durdurmak için bilimadamlarının buluşları durdurak bilmiyor.


Bunlardan biri de PRP, İngilizce açılımı Platelet Rich Plasma.

Yeni yeni yaygınlaşan formül "Platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismi.
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .