-->
Prostat kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Prostat kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9/05/2013

Prostat kanserinde ses ötesi dalgalarla yapılan mucize tedavi

    9/05/2013 10:10:00 ÖS   Yorum yok
Prostat kanserinde ses ötesi dalgalarla yapılan mucize tedavi
Prostat kanseri erkekler arasında en yaygın ikinci kanser türü dünya'da her yıl 679 bin erkeğe prostat kanseri teşhisi konuluyor şimdi hayat kurtaran tedavilere bir yenisi daha eklendi 

Kısa adı "HIFU" tedavi yüksek yoğunluklu ultrason dalgalarıyla yapılıyor ultrason enerjisinin iletildiği dokuda ısı artışı sağlanıyor hedef bölgedeki kanserli hücreler robotik yolla yok ediliyor kanserli bölgede sağlıklı doku zarar görmüyor.

5/01/2013

Prostat Kanserini bitiren aşı 3 doz prostat aşısı 160 bin lira

    5/01/2013 04:43:00 ÖS   Yorum yok
En yaygın kanser türü prostat'ın aşısı bulundu aşı hastadan alınan bağışıklık sistemi ve prostat kanseri hücrelerinden elde ediliyor üçer ay aralıklarla 3 doz halinde uygulanıyor ancak her prostat kanseri için uygun değil hastanın diğer tedavi yöntemlerinden geçmiş olması gerekiyor.

3/20/2013

Prostat Kanseri tedavisinde kullanılan yöntemler ereksiyon bozukluğu yapabiliyor

    3/20/2013 04:02:00 ÖS   Yorum yok

İngiltere merkezli kanserle mücadele örgütlerinden Macmillan Kanser Vakfı, İngiltere'de her yıl 40 bin kişiye prostat kanseri teşhisi konduğunu ve tedavi nedeniyle cinsel yaşamı sona eren 160 bin erkek bulunduğunu bildirdi.


Prostat kanseri tedavisinde kullanılan ameliyat, radyoterapi ve hormon tedavisi gibi yöntemler ereksiyon bozukluğuna neden olabiliyor.

Sinir tahribatına uğrayan bazı hastalarda bu sorunun kalıcı olduğunu, bazılarında cinselliğe karşı psikolojik bariyer oluşturulması nedeniyle sorun çıktığını, bazı durumlarda ise sorunun geçici olduğu ifade ediliyor.

Prostat kanseri hastalarının üçte ikisi ereksiyon sorunu yaşıyor.

Kanser Vakfı'ndan Profesör Jane Maher, bunun hastaları bekleyen büyük bir sorun olduğunu ifade ederek hastaların tedaviden önce bu konuda aydınlatılması gerektiğini vurguladı.

Vakfa bağlı çalışan psikolog Dr Daria Bonanno "Prostat kanseri olan birçok erkek ereksiyon bozukluğunu erkekliğin kaybedilmesi olarak görüyor ve yardım almaktan çekiniyor. Bu durum onların eşlerinden uzaklaşmasına ve durumun daha da kötüleşmesine neden olabiliyor" dedi.

Prostat kanseri uzmanı Profesör Malcolm Mason ise tıklayın yeni tedavi teknikleri ile yan etkileri asgariye indirecek yöntemler geliştirmek için araştırmaların devam ettiğini belirtti. bbc türkçe

6/19/2012

günde 7 bardaktan fazla çay içenlere prostat kanseri uyarısı

    6/19/2012 11:19:00 ÖS   Yorum yok

Yeni bir araştırmaya göre aşırı miktarda çay içen erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski artıyor olabilir.

prostat kanseri uyarısı

Glasgow Üniversitesi araştırma ekibi, 37 yıllık bir süre boyunca 6 bini aşkın erkek deneğin sağlık durumunu izledi.

Araştırmacılar, günde yedi bardaktan daha fazla çay içen erkeklerde prostat kanserine, hiç içmeyen ya da az çay içenlere kıyasla, yüzde 50 daha fazla rastlandığını söylüyor.

Ancak doktorların dikkat çektiği bir bilinmez var: Kansere çayın mı neden olduğu, ya da bu erkeklerin daha uzun yaşadıkları için mi kanser olduğu açıklık kazanmadı.


Glasgow ekibi, İskoçya'da erkeklerde en sık rastlanan kanserin prostat olduğunu ve 2000-2010 yılları arasında prostat kanseri teşhislerinde yüzde 7'nin üzerinde artış gözlendiğini belirtiyor.
Uzun ömür

1970 yılında başlanan araştırma çerçevesinde İskoçya'da yaşları 21 ila 75 arasında değişen toplam 6016 gönüllü denekten veriler toplandı.

Sağlık taramasından geçen erkekler, gündelik hayatta tükettikleri çay ve kahve miktarı, sigara içme alışkanlıkları ve alkol kullanımı gibi konularda sorular yanıtladı.

Katılımcıların yüzde 25'ten biraz daha azı, çok çay içen grubu oluşturuyor. 37 yıllık süre boyunca bu grubun yüzde 6,4'ünde prostat kanseri tespit edildi.

Araştırmanın başkanı Doktor Kaşif Şefik, ''Çayın bir risk faktörü olup olmadığından emin değiliz. Çay içenler genelde daha sağlıklı oluyorsa, daha uzun yaşadıkları için prostat kanserinin daha sık görüldüğü grubu oluşturuyor olabilirler.'' diyor.

Doktor Şefik, çok çay içenlerin aynı zamanda daha az kilolu, daha az alkol kullanan ve daha sağlıklı kolesterol seviyesine sahip grup olarak dikkat çektiğini vurguluyor.

Ancak Glasgow Üniversitesi araştırma ekibi, bu faktörleri göz önünde buludurdukları zaman dahi prostat kanseri ve çok çay içimi arasında bir bağ kurulabildiğini söylüyorlar. bbc türkçe

4/17/2012

prostat kanseri tedavisinde ultrason yöntemi ile iktidarsızlık ve idrar tutamama azaltılıyor

    4/17/2012 12:35:00 ÖS   Yorum yok

Lancet Oncology dergisinde yayınlanan ve 41 hasta üzerinde gerçekleştirilen araştırma, bölgesel ultrason tedavisinin şu an kullanılan tedavi yöntemlerinin neden olduğu iktidarsızlık ve idrar tutamama gibi yan etkileri azaltabileceğini ortaya koydu.

ultrason yöntemi ile

Araştırmacılar bulguların daha geniş çaplı araştırmalarda da tekrarlanması durumunda prostat kanseri tedavisinde yeni bir döneme girileceğine inanıyor.

Araştırmayı finanse eden Medikal Araştırma Konseyi sonuçların oldukça ümit verici olduğunu söyledi.

İngiltere'de her yıl 37 bin erkeğe prostat kanseri teşhisi konuyor.

Prostat kanseri hastaları çok önemli bir ikilem ile karşı karşıyalar.


Hastalık her yıl 10 bin kişiyi öldürüyor. Ancak bazı vakalarda tedavi uygulanmasa da kanser ilerlemiyor.

Standard prostat kanseri tedavisinde ya ameliyat yapılıyor ya da tüm prostata radyoterapi uygulanıyor.

Bu tedaviler prostat çevresindeki dokulara da zarar verebiliyor.Bu zarar da idrar tutamama ve iktidarsızlık gibi problemlere neden oluyor.

Bölgesel tedavi

Londra'daki University College Hospital'dan doktorlar prostat kanseri tedavisi için yeni bir yöntem geliştirdiler.


Bu tedavide yüksek yoğunluklu ve belirli bir bölgeye odaklanmış ultrason ile prostatın tamamı değil sadece kanserli hücreler hedef alınabiliyor.

Gerçekleştirilen 41 kişilik araştırmanın amacı teorik olarak geliştirilen yöntemin işe yarayıp yaramadığını test etmekti.

Tedavide, prostatın yakınına ses dalgalarını kanserli hücrelere yollayan özel bir sonda yerleştiriliyor.

Bu şekilde kanserli hücreler 80c'ye kadar ısıtılarak yok ediliyor, kanserin çevresindeki doku ve kaslar ise zarar görmemiş oluyor.

Araştırmayı yürüten gruptan ürolog Hashim Ahmed, tedaviyi gerçekleştirmelerinin ardından 12 ay geçtiğini ve sonuçların oldukça iyi göründüğünü söyledi.

Hashim Ahmed ''Bu araştırma sayesinde prostat kanserinde sadece kanserli hücreleri yok ederek yan etkileri azaltmanın mümkün olduğunu ortaya koyduk. Yeni tedavi yönteminin uygulandığı 10 erkekten 9'u tedaviden sonra iktidarsızlık problemi yaşamadı. İdrar tutamama sorunu ise deneklerin hiç birinde görülmedi'' dedi.

Doktor Ahmed tedavinin ardından kanserin prostattan temizlenme oranının da oldukça yüksek olduğunu ancak tedavinin yaygınlık kazanmasından önce daha büyük gruplar üzerinde araştırmaların yapılması gerektiğini söyledi.

Hashim Ahmed ''Bu tedavi sayesinde kanseri tedavi etme şeklimizi tamamen değiştirebiliriz. Hem tedavi giderleri düşer hem de erkekler prostat kanseri tedavisini çok daha az yan etki ile atlatabilirler'' dedi.

Deneye iki sene önce katılan katılan 72 yaşındaki Robert Page tedavinin çok başarılı olduğunu söylüyor.

Page ''Sonuçlar çok iyiydi. Tedaviden memnun kaldım.Yan etkiler oldukça azdı. Özellikle de klasik tedavilerle kıyaslandığında'' dedi.

Daha fazla deney

Cancer Research UK'in alt kuruluşu Gray Radyasyon, Onkoloji ve Biyoloji Enstitüsü'nden Prof. Gillies McKenna sonuçların ümit verici olduğunu söyledi.

McKenna ''Eğer bu bulgular daha kapsamlı bir deneyde doğrulanırsa, bölgesel ultrason tedavisi prostat kanseri tedavisinde yararlı olduğu kanıtlanmış diğer tedaviler ile birlikte kullanılabilir'' dedi.

Prostat Kanseri Derneği'nden Owen Sharp da deneylerin devam etmesinin gerekliliğinin altını çizdi.

Sharp ''İktidarsızlık ve idrar tutamama gibi yan etkileri azaltan tüm prostat kanseri tedavilerini destekliyoruz. Bu yeni tedavi gelecekte bunun gerçek olabileceğini gösteriyor'' dedi.

Ancak Sharp şimdilik söz konusu tedavinin sadece 50'den az hasta üzerinde denendiğini ve tedavinin daha oldukça kısa bir zaman önce uygulandığını da hatırlattı ve ''Yapılacak diğer deneylerin sonuçlarını heyecanla bekliyoruz. Umarız bu yeni tedavi sayesinde erkekler hayat kalitelerini kaybetmeksizin prostat kanserinden kurtulabilirler'' dedi.

3/12/2012

prostat hastalarının ömrünü uzatacak ilaç onay bekliyor

    3/12/2012 04:48:00 ÖS   Yorum yok

İskoçya'da sağlık makamları, ileri derecedeki prostat hastalarının ömrünü üç aydan daha fazla uzattığı öne sürülen Abiraterone adlı ilacın hastalara ücretsiz verilip verilmeyeceği konusundaki kararını bugün açıklayacak.

ömrünü uzatacak ilaç

Abiraterone'un aylık maliyeti 5 bin dolar civarında.

Birleşik Krallık'ta hastalara ücretsiz sağlık hizmeti veren Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) İngiltere'de hastalara bu ilacı vermiyor.

İlacın prostat kanserini tedavi etmediği ancak ölümün eşiğindeki hastaların aileleriyle bir süre daha geçirebilmelerini sağladığı belirtiliyor.

Prostat kanseri, erkeklerde en fazla görülen kanser türü. Bu aynı zamanda en fazla ölüme yol açan ikinci hastalık.


Abiraterone'un, Lockerbie bombacısı olarak bilinen ve Libyalı Abdülbasit el Megrahi'nin ömrünü uzatmak için kullanıldığı ileri sürülen ilaçlar arasında yer aldığı belirtiliyor. Ancak sağlık makamları bunu doğrulamış değil.

1988'de bir Amerikan uçağına bomba koymakla suçlanan Megrahi, İskoçya'da hapishanedeyken az bir ömrü kaldığı söylenerek salıverilmişti.

İngiltere ve Galler'de hastalara hangi ilaçların yazılabileceğini belirleyen kurul, ara kararında Abiraterone'un fiyatının sağladığı faydalara kıyasla fazla olduğuna hükmetti.

Bununla birlikte Galler makamları, kurul nihai kararını verinceye kadar ilacın reçete edilmesine karar verdi.

Bazı hastalar, NHS'in en iyi tedaviyi sunarak diğer ülkelerdeki kanserden kurtulma oranlarını yakalaması gerektiğini belirtiyor.

Ancak bazıları, ilaç şirketlerinin fiyatları düşürmesi gerektiğini vurguluyor. 

9/06/2011

türkiye'de akciğer kanserinden sonra sırayı prostat kanseri alıyor her 12 erkekten biri prostat

    9/06/2011 07:47:00 ÖS   Yorum yok

Prof. Dr. Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ülkemizde yaklaşık 1 milyon 900 bin prostat hastası olduğunu belirtti.


Ülkemizde 1 milyon 900 bin prostat hastasından yalnızca 300 bininin yani yüzde 16'sının tedavi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Göktaş, şunları kaydetti:

prostat kanseri alıyor
''Geriye kalan 1 milyon 600 bin erkeğin ise bu hastalıkla ilgili bilgilendirilmesi gerekmektedir. Erkekleri etkileyen ölümcül kanser türlerinden olan prostat kanseri her 12 erkekten birinde görülmekte ve akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Bu oldukça ciddi bir rakam olup insanların bu konuda duyarlı davranması gerekmektedir.''

''Geç tanı böbrek yetmezliği nedeni''


Bunun yanında iyi huylu prostat büyümesi ile idrar yolunun daraldığını ve idrar yapmada zorluklar yaşandığını anlatan Prof. Dr. Göktaş, erken tanı ve tedavi edilmediği takdirde böbrek yetmezliğine kadar gidebilecek ciddi sorunlar ortaya çıktığını vurguladı.
Prof. Dr. Göktaş, ''Unutulmamalıdır ki prostat hastalıkları erken teşhis edildiğinde büyük ölçüde hayat kurtarıcıdır'' ifadelerini kullandı.

Prostat hastalıkları ve özellikle de prostat kanseri ile ilgili toplumda farkındalık yaratmak istediğini ifade eden Prof. Dr. Göktaş'ın, şunları kaydetti:

''Özellikle bu konuyla ilgili toplum bilincinin oluşturulması ve geliştirilmesi gerekiyor. Unutulmamalıdır ki prostat, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Ancak bunda erken teşhis oldukça önemlidir. Biz de prostat hastalıklarıyla ilgili halkımızı bilgilendirmek amacıyla 8 Eylül Perşembe günü hakla açık bir seminer düzenleyeceğiz.''

8/09/2011

yaşlanan erkeğin en önemli sorunlarından prostat kanserinin belirtileri

    8/09/2011 08:48:00 ÖS   Yorum yok

Uzmanlar, prostat kanserinin, yavaş ilerlediği ve geç bulgu verdiğini belirterek, bulguların ortaya çıktığında hastalığın ilerlemiş ve metastatik şeklinde kendini gösterdiğini ifade ediyor. 


Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Biri, prostat kanserinin yaşlanan erkeğin en önemli problemleri arasında yer aldığını söyledi.

prostat kanserinin belirtileri
Avrupa'da 2009 yılı itibari ile 2.6 milyon yeni kanser vakası saptandığını belirten Biri, tüm kanser vakalarının yüzde 11'inin ve kanserden ölümlerin yüzde 9'unun prostat kanseri olduğunu ifade etti. Biri, prostat kanseri için bilinen en kuvvetli risk faktörünün genetik olduğuna, ailede prostat kanseri öyküsü olmasının prostat kanseri için risk oluşturduğuna dikkati çekerek, beslenme alışkanlığının da prostat kanseri gelişiminde etkili olabileceğinin düşünüldüğünü dile getirdi. 

 Prostat kanserinin, genel olarak orta-ileri yaş erkeklerin hastalığı olduğunu, hastalığın yavaş ilerlediğini ve geç bulgu verdiğini ifade eden Biri, bulgular ortaya çıktığında ise hastalığın ilerlemiş ve metastatik şeklinde kendini gösterdiğini söyledi. Biri, hastalığın bulguları arasında sık sık işeme, gece idrara çıkma, ağrılı idrar yapma ve idrar yapmada zorluğun öne çıktığını belirterek, 

''İlerlemiş hastalık da ise bel ve eklem ağrıları, halsizlik ve kilo kaybı olabilir. 


Bazen hastalık hiç belirti vermeden rastlantısal olarak veya kontrollerde PSA yüksekliği nedeniyle yapılan biyopsi ile ortaya çıkabilir'' diye konuştu. Tedavi seçenekleri Biri'nin verdiği bilgiye göre, hastalığın tevdisi tamamen evresine göre yapılıyor. Dikkatli izlem, cerrahi tedavi, radyoterapi, HIFU, hormonoterapi, kemoterapi gibi tedavi seçenekleri bulunuyor. Cerrahi tedavi, açık cerrahi, kapalı cerrahi ve robotik cerrahi olarak uygulanabiliyor. Prostat kanserinde dikkatli izlem, yavaş seyir gösteren ve tedavinin yan etkileri nedeniyle tedavi edilmeyecek hasta gurubuna uygulanıyor. İzlem protokolüne alınan hasta, düzenli olarak serum PSA ölçümü ile birlikte hastalığa özgü sorgulama ve parmakla rektal muayene ediliyor. Üç ayda bir PSA ölçümü diğer biyokimya testleri, yılda bir prostat iğne biyopsisi yapılarak hastalığın ilerleyip ilerlemediği kontrol ediliyor ve gerektiğinde kemik taraması isteniyor. Yerel olarak yerleşmiş, uzak yayışım göstermeyen hastalık durumda ise radikal prostatektomi tedavisi uygulanıyor. Açık, kapalı ya da robotik cerrahi ile prostat kapsülü ile birlikte, seminal veziküllerin ve çevre yağ dokuları ile birlikte çıkarılıyor. Bu tedavi, tümörün prostat dokusuna sınırlı olan, lenf nodu tutulumu olmayan, uzak metastaz olmayan, 75 yaşından küçük hastalara yapılabiliyor. Genel anesteziye bağlı risklerin dışında bu uygulama sonrasında idrar kaçırma ve sertleşme problemleri yaşanabiliyor. Yapılan çalışmalarda idrar kaçırma oranı yüzde 9-27 ve sertleşme problemi oranı ise yüzde 13-49 arasında değişiyor. Brakiterapi olarak da adlandırılan radyoreterapi ile prostat bezine yüksek dozda radyasyon verilebiliyor. Hormonal tedavide ise prostat kanseri testosteron denilen hormona duyarlı bir kanser çeşidi olduğundan sık tercih ediliyor. Testosteron bir erkeklik hormonu ve prostat kanserinde varlığı istenmiyor. Dolaşımdaki testosteronun ortadan kaldırılması ya da salgılanmasının durdurulması hormonal tedavinin temel prensibini oluşturuyor. Hormonal tedavide, dolaşımdaki testosteron hormonun baskılanmasına bağlı olarak seksüel problemler, meme büyümesi, bulantı, mide problemleri ve baş dönmesi gibi yan etkiler görülebiliyor. Hormon dirençli kanserlerde ya da ilerlemiş kanserlerde kemoterapi kullanılıyor. Krioterapi seçeneğinde ise prostat dondurularak tedavi ediliyor. Krioterapi ultrasonografi eşliğinde iğneler ile girilerek prostatın soğutulması ve dondurulması ile yapılıyor. Prostat kanserinde alternatif tedavi metotalarından olan HIFU (High Intensity Focused Ultrasound) ameliyatsız bir yöntem olarak gösteriliyor. Özel bir ultrason probunun bilgisayar eşliğinde makata yerleştirilerek kanserli dokunun odaklanması ve ses dalgaları ile tedavi edilmesi prensibine dayanıyor. HIFU, hastalık tekrarladığında yeniden uygulanabiliyor ya da diğer tedavi yöntemleri başarısız olduğunda yapılabiliyor.

6/20/2011

fareler üzerinde denenen prostat kanseri aşısı yüzde 80 oranında başarılı oldu

    6/20/2011 06:21:00 ÖS   Yorum yok

Sağlıklı hücrelerden alınan DNA'larla üretilen aşı, farelerin yüzde 80'inde prostat kanserini tedavi etti.



Bu yöntemin başka kanser türlerinde de denenebileceğini belirten bilimadamları tümörler üzerinde çalışmaya başladıklarını açıkladı.
prostat kanseri aşısı


İngiltere Kanser Araştırmaları Vakfı Cancer Research, bunun çok önemli bir gelişme olduğunu ancak insanlar üzerinde de denemeler yapılması gerektiğini belirtti.

'Denemeler yıllar alabilir'


Kanser aşıları, insanları enfeksiyona karşı koruyan geleneksel aşıların aksine, bağışıklık sisteminin vücuttaki tümörlere saldırmasını sağlıyor.

Bu aşılar, kanserli hücrelerin yüzeyindeki antijen olarak bilinen tümör belirteçlerini (marker) hedef alıyor.

Leeds Üniversitesi'nden Prof. Alan Melcher, "Bağışıklık bilimindeki en büyük güçlük, başka yere zarar vermeden doğrudan tümürü hedef alan antijenler geliştirebilmektir" diyor.

Leeds ve ABD'deki Mayo Clinic uzmanları, sağlıklı prostast hücrelerinden aldıkları DNA'ları virüse enjekte ettiler.

Sonra bu virüs farelere enjekte edildi. Prostat DNA'sı, virüsün çok farklı türde prostat antijeni üretmesini sağladı. Bağışıklık sistemi virüsle savaşırken, kanserli prostat hücrelerine saldırmayı öğrendi.

Laboratuvarda toplam dokuz aşıyla farelerin yüzde 80'i tedavi edildi.


Prof. Melcher insanlar üzerindeki denemelere yıllar sonra başlanabileceğini söyledi. Melcher, "Bu heyecan verici bir gelişme. Bu, sıfırdan yapılan bir araştırma değil. Umut verici, immunoterapi ve virüs tedavilerine dayanan bir çalışma" dedi.

Bir süre önce doktorlar, Ipilimumab adlı bir ilacın bağışıklık sistemini kanserle savaşmaya zorlayarak ortalama ömrü uzattığını duyurmuşlardı.
bbc türkçe

5/18/2011

yapılan araştırmalar sonucunda kahve prostat kanseri riskini azaltıyor

    5/18/2011 06:24:00 ÖS   Yorum yok
prostat kanseri riski

Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 50 bin erkek üzerinde yapılan araştırmada kahve tüketiminin prostat kanseri riskini azalttığı sonucuna varıldı.


Araştırmaya göre günde 6 bardak kahve içen kişilerde herhangi bir tür prostat kanseri görülme oranı yüzde 20 daha düşük.

Kahve tüketimi prostat kanserinin daha ölümcül olan bazı türlerine yakalanma oranını ise yüzde 60 azaltıyor.

Prostat kanseri erkeklerde görülen en yaygın kanser türü.


Ancak bazı sağlık kuruluşları araştırma kuruluşları kahve tüketimi ile prostat kanseri görülme oranı arasındaki bir tür korelasyonu ortaya koysa da araştırma sonuçlarının henüz net olmadığını söylüyor.

Bu kuruluşlara göre erkeklerin prostat kanseri riskini azaltmak için kahve tüketimini artırmaları gerekli değil.

ABD'de 48 bin sağlık görevlisi erkek üzerinde 20 yıl boyunca yapılan araştırmada kişilere 4 yılda bir günlük kahve tüketimleri soruldu.

Bu süre içinde bu erkeklerin yaklaşık onda biri 5,035 erkek prostat kanserine yakalanırken bu hastalıktan dolayı 646 ölüm vakası görüldü.

Araştırmanın bir başka sonucu ise kahvenin kafeinli ya da kafeinsiz olarak tüketilmesinin bir fark yaratmadığı.

Buna göre, kafeinin prostat kanserinin gelişimi üzerine herhangi bir bilinen etkisi yok.
bbc türkçe

4/25/2011

idrar kaçırma sorununa robotik cerrahi yöntemle müdahele tekniği hakkında

    4/25/2011 10:34:00 ÖS   Yorum yok
robotik cerrahi yöntem

Genç yaştaki kadınlarda da görülen idrar kaçırma (inkontinans) özellikle orta yaştan sonra daha sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. İdrarını tutamama ve idrar kaçırma kadınlarda sosyal yaşamı zorlaştıran ve günlük hayatta birçok probleme neden olan en önemli sağlık sorunlarından biridir.


Memorial Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Tibet Erdoğru, da Vinci robotik cerrahi yöntemiyle kadınlarda mesane sarkması ve idrar kaçırma sorunlarının tedavisi hakkında bilgi verdi.


Sık tuvalete çıkıyorsanız ya da tuvalete dahi yetişemiyorsanız…


Çok sayıda doğum yapmak ya da zor ve müdahaleli doğumlar menapoz sonrası idrar kesesini asan kasların (pelvik taban kaslarının) gevşemesiyle veya rahim alınmasından (histerektomi) sonra mesanedeki sarkma sonucu idrarı depolama ve yapmayla ilgili sorunlar başlamaktadır. Bunlar sık sık tuvalete çıkma, tuvalete yetişememe, gece tuvalete kalkma, idrarda yanma gibi şikayetlere neden olur. Mesanedeki sarkmaları biz 4 dereceye ayırarak sınıflandırıyoruz. Birinci ve ikinci derece mesane sarkması leğen kemiğinin tabanındaki kasların egzersizleri ve günlük hayatta yapılan bazı değişiklikler ile tedavi edilebilir. Ancak, üçüncü ve dördüncü derecedeki mesane sarkmaları çok ciddi olup, cerrahi tedavi gerekmektedir.



Kapalı sistem ameliyatlardaki devrim “da Vinci Robot”


"da Vinci robotik cerrahi” tıp dünyasında ileri teknoloji ürünü olarak biliyor ve yoğun olarak ABD'de olmak üzere dünyanın pek çok ülkesinde yaygın şekilde kullanılıyor. Uzun yıllardır mesane sarkması ameliyatları açık yöntem ile yapılmaktaydı. Bu ameliyat sonrasında hastanın karnında büyük bir ameliyat izi kalmakta, ameliyat sonrası dönemde fazla ağrı çekilmekte, günlük hayata ve işbaşına dönmek için uzun süre geçmesi gerekmekte idi. Bunun yanında zamanımızda hazneden yapılan asma ameliyatları da çok etkili olmamakta ve yıllar içinde sarkma tekrar meydana gelmekte ve başarısızlıkla sonuçlanabilmektedir. Son yıllarda erkeklerdeki prostat kanseri ameliyatlarını yapan, da Vinci robot tekniği artık kadınlarda mesane sarkmasının tedavisinde de başarılı şekilde uygulanmaktadır. Robotun gözleri ile 3 boyutlu görüntü alınabilmekte ve vücut içindeki robot kolların insan elini taklit eden hareket kabiliyeti ile mesane sarkması kesin olarak giderilmekte, idrar tutma mekanizması daha iyi onarılmakta aynı zamanda hastada ameliyat izi olmamaktadır. “da Vinci robot” ile ameliyat sonrası dönemde ameliyata bağlı şikayetler çok az olurken, iyileşme süresi ve günlük yaşama dönme süresi çok kısalmakta ve bu avantajlar ile başarı oranı %95’leri bulmaktadır.



İdrar kaçırmanın sebepleri ve risk faktörleri nedir?

• İlerleyen Yaş: Menapoz oluşunca yaşın ilerlemesiyle östrojen hormonunun azalması leğen kemiği içindeki mesane ve rahmi yerinde tutan destek dokular zayıflamakta ve idrar kaçırma, (üriner inkontinans) artmaktadır.
• Doğum: Fazla sayıda doğum, iri bebek, doğumda vakum kullanılması gibi sebepler idrar kaçıran kadınlarda sıklıkla mevcuttur.
• Fazla kilolu olmak-Obezite: Aşırı kilolularda karın içi basınç artmakta ve idrar kaçırma daha sık olmaktadır.
• Kalıtımsal Sebepler: Bazı kadınların destek dokuları ve bağları doğumlarından itibaren zayıftır ve idrar kaçırmaya yatkındırlar.
• Kabızlık: Ikınma destek dokuları zayıflatmaktadır.
• Kronik Hastalıklar: Astım, bronşit, diyabet, kas hastalıkları ve omurganın kaza sonucu travması risk faktörüdür.
• Tekrarlayan idrar torbası enfeksiyonları
• Fistüller
• Bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar



İdrar kaçırma kader değil

Kadınların büyük bir çoğunluğu bu sorun yüzünden doktora gitmekten utanıyor ve çekiniyor. İdrar kaçırma tanısı konulan hastaların yüzde 70'i başka bir sebepten dolayı doktora geliyor. Çünkü hastalar hem bu sorundan utanıyor hem de 'çok doğum yaptım, menopoza girdim artık bu benim yaşamımın bir parçası' diye düşünerek kendi yaşam kalitelerini düşürüyorlar. Oysaki bu kesinlikle doğru değil. Kadınların hiçbir şekilde bundan çekinmeden utanmadan bunun bir rahatsızlık olduğunu bilerek doktora danışmalarını öneriyoruz. Bu hastalığın tanısının konulması bir muayene süresi içinde biter. İdrar kaçırma tanısı için yapılan muayenelerin hiçbiri utanılacak ya da zorlanılacak muayeneler değildir.
cumhuriyet portal

4/01/2011

prostat ameliyatında yeni yöntem plasma vaporizasyon bıçaksız operasyon

    4/01/2011 09:52:00 ÖS   Yorum yok
plasma vaporizasyon bıçaksız

Ankara'da özel bir hastanede uygulanan "plasma vaporizasyon" yöntemi ile prostat bezi üzerinde problem oluşturan fazlalık, özel bir cihazla buharlaştırılarak ortadan kaldırılıyor.


Yeni yöntem hakkında bilgi veren Op. Dr. Metin Taş, bıçak altına yatma riskini göze alamayan birçok prostat hastası olduğunu hatırlatırken, "İşte bu yeni sistem bu tür hastaların imdadına yetişerek, prostat ameliyatında yeni bir çığır açmış oldu" dedi.

Taş, "Bilindiği gibi genellikle 50 yaş üzeri erkeklerde prostat bezinin aşırı büyüyerek idrar yolunu daraltmasıyla ortaya çıkan hastalık, idrarın rahat bir şekilde dışarıya atılmasını engellemektedir.

Bu yüzden geri tepen idrar böbreklere zarar vermekte ve böbreği işlemez hale getirebilmektedir. Bu derece önem arzeden hastalığın tedavisi ise ancak ameliyatla mümkün olmaktadır.

Ancak bıçak altına yatma riskini göze alamayan birçok prostat hastası vardır. İşte bu yeni sistem bu tür hastaların imdadına yetişerek, prostat ameliyatında yeni bir çığır açmış oldu" diye konuştu.

Yeni Ameliyat Yöntemi

Yeni ameliyat yöntemi hakkında bilgi veren Taş, şunları söyledi: "Endoskopik (kapalı) prostat ameliyatı tekniğidir. Bu teknikle yapılan ameliyatta prostat dokusu yüksek elektrik enerjisi ile vaporize edilir; yani buharlaştırılır.

Bu nedenle plasma vaporizasyon tekniği ile ameliyat sırasında ve sonrasında kanama yok denecek kadar azdır. Bu ameliyat tekniği ameliyat sırasında ve sonrasında hasta konforunun korunmasını sağlar.

Plasma vaporizasyon tekniğiyle ameliyatta diğer kapalı ameliyat tekniği olan TURP'den farklı olarak özel sıvılar kullanılmaz. Bu özel sıvıların hastada neden olabileceği sıkıntılar plasma vaporizasyon tekniği ile yapılan ameliyatta oluşmaz.

Bu ameliyat tekniği ile TURP ameliyatından farklı olarak prostat kapsülü kesilmez ve hastada bu nedenle oluşabilecek sıkıntı ihtimali ortadan kalkar”
trt türk

2/11/2011

prostat tümörlerinin dna şifresi çözüldü tedavi için ilaç geliştiriliyor

    2/11/2011 06:08:00 ÖS   Yorum yok
tedavi için ilaç

Erkeklerin korkulu rüyası prostat kanserinde çığır açacak gelişme.


ABD’deki Harvard Tıp Fakültesi araştırmacıları, yedi hastaya ait prostat tümörlerinin tüm DNA şifresini çözmeyi başardı.

Bu sayede hastalığın arkasında yatan genetik bozukluklar en ince ayrıntısına kadar saptanıp kişiye uygun tedavi yöntemleri geliştirilebilecek.

Şimdi bu bozuk genlerin “yeniden düzenlenmesini” sağlayacak ilaçlar için çalışmalar yapılıyor. Araştırma prostat kanserinde bugüne kadar bilinmeyen birçok noktayı da ortaya çıkardı.
hürriyet dünya

1/28/2011

prostat kanserini koklayarak teşhis edebilen özel eğitimli köpekler

    1/28/2011 06:54:00 ÖS   Yorum yok
 özel eğitimli köpekler

Patlayıcı ve uyuşturucu yakalamakta kullanılan özel eğitimli köpekler, idrar koklayarak prostat kanserini teşhis edebiliyor.


Bu girişimin öncüsü Paris Tenon Hastanesi’nden ürolog ve kanser uzmanı Profesör Olivier Cussenot, Fransız Hava Kuvvetleri için yetiştirilen bir köpeğin prostat kanserini koklayarak anlayabildiğini ve ikinci bir köpeğin de yetiştirilmekte olduğunu belirtti.

Konuya ilişkin araştırması European Urology Dergisi’nde yayımlanan Cussenot, köpeklerin yeteneğine hayran kaldıklarını, hiçbir testin bu kadar başarılı olmadığını söyledi.
hürriyet dünya

1/09/2011

kadınların gözyaşı prostat hastaları için çare oluyor

    1/09/2011 07:56:00 ÖS   Yorum yok
prostat hastaları için çare

Kadınların gözyaşı, prostat kanseri tedavisinde umut olacak. İsrail’deki Weizmann Enstitüsü ve Wolfson Hastanesi’nin araştırmasına göre, kadınların gözyaşındaki bir kimyasal, erkeklerde testosteron hormonunu düşürüyor.


Gözyaşının erkekte cinsel isteği de azalttığı, bu bulgunun prostat kanseri tedavisinde kullanılabileceği açıklandı.

Kadın gözyaşının yan etkisi de yok


Prof. Noam Sobel, “Testosteron hormonu seviyesinin azaltılmasıyla önlenebilecek ya da tedavi edilebilecek birçok hastalık var. Bunların başında da prostat kanseri geliyor. Şu anki metodların birçok yan etkisi var ancak gözyaşıyla bu yan etkilerden kurtulmak mümkün” dedi.
hürriyet dünya

12/23/2010

güzyemişi adlı meyve birçok kanser türünü önlüyor

    12/23/2010 09:07:00 ÖS   Yorum yok
birçok kanser türünü önlüyor

OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çelik, Türkiye’de yeni bir ürün olan ’’güzyemişi’’nin Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Asya ülkelerinde “Elaeagnus Umbellata” adıyla bilindiğini ve bu ülkelerde sıkça tüketildiğini söyledi.


Yapılan araştırmaların likopenin bir çok kanser türünü önlediğine ve kalp sağlığına da iyi geldiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Çelik, güzyemişinin domatesten 17 kat daha fazla likopen içerdiğini bildirdi.
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .