-->
uyku sorunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku sorunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/18/2019

Uyku apnesi yüzünden eşinden işinden oluyordu tedavi ile nasıl kurtuldu

    11/18/2019 09:33:00 ÖS   Yorum yok
ameliyat ile kurtuldu

Uyku apnesi olanlar kaliteli uyku uyuyamadıkları için gündüzleri uyurgezer gibi yaşıyorlar nefes sisteminde geniz etinden ameliyat olmak uyku apnesinden kurtulmanın en etkin yolu.



Araç kullanırken defalarca uyuyakaldı uyku apnesi neredeyse onu hem eşinden hem işinden hem de hayatından ediyordu.

Direksiyon başında uyuyakalıyordu

48 yaşındaki Aşkın Köz 25 yıldır uzun yol şoförlüğü yapıyordu ancak ne zaman yola çıksa farkında olmadan uyuyakalıyordu. Bu horlamalardan komşuları bile rahatsız oluyordu.

Uyku apnesi nasıl anlaşılır

Peki ölüme bile neden olabilecek uyku apnesi hastalığını anlamak mümkün mü. Uyku apnesinin tedavisi ise ameliyat ile mümkün oluyor. Ancak gerçekleştirilen operasyon sonrası dikkatli olmak gerekiyor.

9/04/2013

İyi uyumanın beyne bir yararı daha keşfedildi miyelin hücrelerin üretimini arttırıyor

    9/04/2013 11:39:00 ÖS   Yorum yok
miyelin olarak bilinen bir yalıtım malzemesini yapan hücrelerin üretimini artırıyor.
İyi uyumanın beyne bir yararı daha keşfedildi miyelin hücrelerin üretimini arttırıyor
Uyku, beynimizin devresini koruyan ve miyelin olarak bilinen bir yalıtım malzemesini yapan hücrelerin üretimini artırıyor.

Wisconsin Üniversitesi'nden Dr Chiara Cirelli ve meslektaşları fareler uyurken miyelin yapma hücreleri olan olgunlaşmamış oligodendrositin üretim hızının iki katına çıktığını buldu.

Buna en çok uykunun rüya aşamasında rastlanıyor ve genlerden kaynaklandığı belirtiliyor.

Buna karşılık, fareler uyanık kalmak zorunda kaldığında hücre ölümü ve stresle ilgili genler harekete geçiyor.

Çalışma, Journal of Neuroscience'da yayınlandı.

Wisconsin ekibi, bugüne kadar sadece farelerden elde edilen bulgular, uykunun beyin onarım ve büyümesinin yanısıra MS hastalığındaki rolü hakkında yeni fikirlerin gündeme gelmesini sağlayabilir.

Neden uyumak gerektiği, yüzyıllardır bilimadamlarını şaşkına çeviren bir soru oldu.

Dinlenmiş hissetmek ve aklımızın iyi çalışması için uyku gerektiği açık.

Ama uyku sırasında devreye giren biyolojik süreçler, nispeten yakın zamanlarda ortaya çıktı.
Büyüme ve hücre onarımı

Araştırmacılar bulguların uyku kaybının, miyeline zarar veren bir hastalık olan Multipl Skleroz yani MS'in bazı belirtilerini kötüleştirebileceğine işaret ettiğini söylüyor.

MS, vücudun bağışıklık sistemi beyin ve omurilikteki sinirlerin miyelin kaplamasına saldırıyor ve bu kaplamayı yok ediyor.

Dr Cirelli'nin ekibi, özellikle ergenlik döneminde, uyku eksikliği olup olmadığını test ilgilenen , beyin için uzun vadeli sonuçları olabilir.

ABD Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsü de sinir sisteminin düzgün çalışması için uykunun gerekli göründüğünü belirtiyor.

Derin uyku sırasında çocuk ve genç erişkinlerde büyüme hormonu salgılanıyor.

Derin uyku sırasında çoğu vücut hücresinin üretimi artıyor ve proteinlerin parçalanma düzeyi düşüyor. (BBC Türkçe)

7/18/2013

Rem uykusu hastası Eşini boğdu "Rüyadaydım" diyerek kendini savundu

    7/18/2013 11:59:00 ÖS   Yorum yok
cemal delibaş rüyadaydım dedi adli tıp'a sevk edildi
Rem uykusu hastası Eşini boğdu "Rüyadaydım" diyerek kendini savundu
Onunla evlenebilmek için 6 yıl bekledi daha 45 günlük evliyken uykudan uyandı boğarak öldürdü cemal delibaş rüyadaydım dedi adli tıp'a sevk edildi uzmanlar buna rem uykusu hastalığı dedi herkes bu şok cinayetle sarsıldı komşuları olanlara inanamadı tutuklandı delibaş ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile yargılanıyordu kendini uyuyordum farkında değildim diyerek savundu peki bu mümkün mü? rem uykusu hastalığı ne demek.

5/29/2013

Uykusu ağır olanlar için Uyandıran Kafeinli diş fırçaları geliyor

    5/29/2013 12:29:00 ÖÖ   Yorum yok
Bazıları sabah erken saatte kalkıp, bir de üstüne spor yaparken, bazı insanlar ise mümkün olan son dakikaya kadar uyumayı tercih ediyor. 

Sabahları bir türlü uyanamayan kadınlar makyajını trafik sıkıştığında dikiz aynasında yapmak, erkekler ise torpido gözünde şarjlı bir traş makinesi saklamak zorunda kalabiliyor.

Kahvaltının yerini ise çoğunlukla yolda alelacele atıştırılan sandviçler alıyor. İşte bu sorunların çözümünde ise yeni bir diş fırçasından medet umuluyor.

Bir Amerikan kimya firması diş fırçalama esnasında vücuda doğrudan kafein alımına imkân sağlayacak ve bu sayede uyanmaya yardımcı olacak özel bir diş fırçasının patentini aldı. Kafeinli diş fırçası sayesinde gelecekte beyaz dişlere düşkün zor uyananlar kahvenin uyarıcı etkisinden dişleri sararmadan faydalanabilecek. Üstelik uzmanlar ikisi bir arada bu uygulamanın birkaç dakika da olsa zamandan da kazandıracağına işaret ediyor.

Diş fırçası ağrı kesici veya diyet ilacı gibi başka ilaçların da diş fırçalarken alımına imkân tanıyor. Farklı amaçlar için geliştirilen diş fırçalarının birbirine karıştırılmaması için ise üzerine kullanım amaçlarını belirleyen semboller eklenmiş. Kullanıcılar diş fırçasının işlevini tadından da ayırt edebilecek.Deutsche Welle Türkçe

3/06/2013

Kalitesiz uyku çekenlerde Kalp yetmezliği riski yüksek

    3/06/2013 10:05:00 ÖS   Yorum yok

11 yıl boyunca 50 bin kişiyi izleyen araştırmanın sonuçları European Heart Journal'da yayımlandı.


Araştırmacılar, günlerce düzensiz uyku uyuyanların ileride, kalbin düzenli kan pompalayamaması olarak tanımlanan, kalp yetmezliği riskine daha fazla maruz kaldıklarını açıkladı.

Uzmanlar kalp yetmezliğine yetersiz uykunun mu neden olduğunu, yoksa daha karmaşık bir bağlantının mı bulunduğunu tespit etmek için bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiğini belirtiyor.

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden bilim insanları, 20-89 yaş aralığında olan ve araştırma başladığında herhangi bir kalp hastalığı bulunmayan 50 bin kişiyi inceledi.

Uykuya dalma ve uyku halini sürdürmekte sıkıntı çekenlerin çekmeyenlere oranla kalp yetmezliği riskinin üç kat daha fazla olduğu sonucuna varıldı.

Kaliteli uyku uyumayıp uyandığında kendisini dinlenmiş hissetmeyenlerin de risk grubunda olduğu belirtildi.

Kalp yetmezliği durumunda kalp kasları biçimini kaybediyor; kaslar ya çok zayıf ya da çok sert hale geldiği için kanı gereken basınçta pompalayamıyor. Kalp yetmezliği olanlar sıklıkla nefessizlik ve yorgunluk hissediyor.

Ancak aradaki bağlantının nedeni henüz tespit edilemedi.

Araştırma ekibinin başında bulunan Dr Laugsand, "Uykusuzluğun doğrudan kalp yetmezliğine neden olup olmadığını bilmiyoruz. Ama öyle ise uyku sorunları incelenerek kalp yetmezliğine karşı önleyici tedbirler almak mümkün olacaktır" diyor.

Diyabet, depresyon ve beyin fonksiyonlarında zayıflama gibi diğer bazı hastalıklar da düzensiz uykuya bağlanıyor.


Sheffield Üniversitesi'nden Dr. Tim Chico, bu araştırmanın uykusuzluk ile kalp yetmezliği arasındaki bağlantıyı gösterdiğini ama bundan uykusuzluğun kalp yetmezliğine neden olacağı sonucunun çıkarılamayacağını belirtti.

Aynı görüşü paylaşan İngiltere Kalp Vakfı'ndan June Davison uyku düzeninin ruhsal, fiziksel ve duygusal sağlık üzerindeki etkisinin eskiden beri bilindiğini vurguladı. bbc türkçe

2/19/2013

Kâbuslar'dan Kurtulup deliksiz uyku çekmek için basit yöntemler

    2/19/2013 01:16:00 ÖÖ   Yorum yok

Psikologlara göre, kronikleşmiş kâbuslardan basit yöntemlerle kurtulmak mümkün. Frankfurt Goethe Üniversitesi'nden Psikolog Charlotte Wesslau, hastalarına ‘kâbuslarının hikâyesini yeniden yazmayı' öğrettiklerini söylüyor.


Almanya'da halkın yüzde beşi düzenli olarak kâbus görmekten şikâyetçi. Bu kişiler, altı ay boyunca haftada en az bir kez çok kötü rüya görüp uyanmaktan ve bunun da çarpıntı, mide bulantısı, titreme gibi fiziksel etkilerini hissetmekten yakınıyor. Wesslau, “Sık sık rüyalarında ya kendi hayatlarının ya da yakınlarından birinin hayatının tehlikede olduğunu görüyorlar. Sıkışmış, çaresiz ve savunmasız olduklarını hissediyorlar” şeklinde konuşuyor.

Uzmanlara göre, travmatik olaylar, fiziksel bir rahatsızlık ya da aşırı stres kâbuslara neden olabiliyor. Ancak neden bir kişi bu tür olaylara kâbuslarla tepki verirken, diğerinin vermediği ise şu ana kadar yanıtı bulunamamış bir soru. Varsayımlardan biri, kâbus gören kişilerin, negatif duyguları bastırma eğilimi içinde olması. Gündelik hayatta bastırılan negatif duyguların, rüyalarda ortaya çıktığı düşünülüyor.

Frankfurt Üniversitesi uzmanları şu günlerde iki tedavi yöntemini içeren bir terapi üzerinde çalışıyor: Yüzleşme ve yeniden yorumlama. Psikolog Wesslau, bu tedavide “Rüyanın olumsuz içeriğinin, olumlu şekilde yeniden yorumlandığına” dikkat çekiyor. Uzman, kâbuslardan yakınan kişilerin hikâyeleri zihinlerinde yeniden yazıp yorumlaması ve kendileri için ruhsal bir yük olmaktan çıkarması gerektiğini kaydediyor. Olumlu yorumlanmış hikaye her gün zihinde canlandırılıyor ve böylece kâbusta görülen olayla ilgili yeni bir hafıza oluşturulmuş oluyor. Tedaviye katılan 40 kişi şu ana kadar başarılı sonuçlar elde etmiş. deutsche welle

11/04/2012

0-4 yaş arasındaki bebeklerin uyku sorunlarının çözümü hakkında

    11/04/2012 02:09:00 ÖS   Yorum yok




Turkcell Salı Pazarı - Bebeğiniz Uyumuyor mu?

Salı Pazarı'nda 0-4 yaş arası bebek ve çocukların uyku sorunlarını çözme konusunda uzman Pınar Sibirsky'yi dinledik. http://blog.turkcell.com.tr

11/25/2011

horlamayı engellemek için küçük dili kesmek çare olmuyor

    11/25/2011 09:08:00 ÖS   Yorum yok

Horlama ve tıkayıcı uyku apnesi 40-50 yaş arası erkeklerde yüzde 4-8 oranında görülüyor. Horlama burun, gırtlak ve yutak bölgesindeki sorunlardan kaynaklanıyor. 


Ancak horlama sorunlarının yüzde 85’ini, gırtlak ve ağız bölgesindeki sorunlar oluşturuyor. 

Acıbadem Levent Tıp Merkezi KBB Uzmanı Dr. Ahmet Hamdi Önay, küçük dilin uzaması nedeniyle ameliyat edilmesinin horlama tedavisinde sihirli bir formül olarak sunulmasına karşı çıkıyor. Dr. Önay, “Küçük dilin cerrahi operasyonla kesilip küçültülmesi, böylece horlamanın sona ereceğinin söylenmesi tıbben ve bilimsel olarak doğru değildir” diyor.

küçük dili kesmek
Dr. Ahmet Hamdi Önay, uyku sorunları ve horlama konusunda merak edilen soruları şöyle yanıtlıyor:

Horlama nasıl oluşuyor?


Nefes alıp verme sırasında dışarıdan aldığımız ve sonrasında da dışarı verdiğimiz havanın yolculuk yaptığı gırtlak, ağız boşluğu ve burun bölgesindeki anatomik yapılara çarpması (türbülansı) sonucunda çıkan gürültülü sese horlama diyoruz.

Horlama en çok kimlerde görülüyor?


Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara göre daha fazla olmakla birlikte özellikle ileri yaşlarda görülme sıklığı erkeklerde daha da artıyor. Obez kişilerde veya solunum sorunu olan kişilerde görülme sıklığı da diğer gruplara göre daha fazla oluyor.

Horlamanın nedenleri nelerdir?

Horlamanın nedenleri vücudun başlıca üç bölgesindeki sorunlardan kaynaklanıyor. Bunları da üç ana bölgede topluyoruz: Burun, Ağız ve Gırtlak bölgesi.

Burun bölgesindeki temel sebepler: Burun eti büyümeleri, kronik sinüzitler ve burunda oluşan deviasyon sonucunda havanın sağlıklı bir şekilde dolaşamamasından kaynaklanan sorunlardır.

Ağız bölgesindeki nedenler: Dil kökü, bademcikler, yumuşak damaktır.

Gırtlak bölgesindeki nedenler: Bu bölgenin içini döşeyen mukozanın gevşekliğidir. Toplumda daha çok horlamaya, burundaki sorunların neden olduğu düşünülüyor. Aslında tam tersi sözkonusudur. Bilinenin aksine burnun horlama ve uyku apnesi sıklığındaki payı sadece yüzde 15’tir. Avrupa ve ABD’de bu konuda yapılmış tüm klinik çalışmalarda bu ispatlanmıştır. Horlama sorunlarının yüzde 85’i gırtlak ve ağız bölgesindeki sorunlardan kaynaklanıyor. Bu yüzden problemi çözmede burun anatomik yapılarını düzeltmek yeterli olmayabiliyor.

Horlama sorunu olan kişiler günlük hayatta hangi sorunları yaşıyor?

Horlayan ve nefes tıkanıklığı olan kişiler uykunun Delta ve REM aşamalarına ulaşamadıklarından dolayı, sürekli yorgun, bitkin bir şekilde günlük hayatlarına devam ediyorlar. Bunun sonucunda gün içinde uyuklama, algıda bozukluk, motivasyon eksikliği, sinirlilik, hareketlerde uyuşukluk, yorgunluk belirtileri ortaya çıkıyor.

Horlamanın tedavisi nasıl yapılıyor?

• Tedavi net bir şekilde sebebin tespitiyle ortaya çıkıyor. Çünkü horlama nedeninin net bir şekilde klinik olarak ortaya konulamaması tedavide başarısızlığın temel nedenidir.
• Horlama nedeni burun bölgesiyse bu bölgedeki anatomik yapıların düzeltilmesi gerekir. Ağız bölgesinde dil kökü, bademcik ya da yumuşak damağa-küçük dile bağlıysa sorun, bu bölgelere cerrahi müdahalede bulunmak gerekiyor.
• Ayrıca hastalara diyet veya pozitif basınç uygulayan cihazların verilmesi şeklinde tedavi seçenekleri de kullanılabiliyor.
• Yapılan uyku testinde apne, hipopne’nin (nefessizlik indeksi) sonuçlarına göre hangi yöntemin hastaya daha faydalı olabileceğine karar veriliyor. Çoğu zaman tek başına bir cerrahi yöntem veya yalnız diyet uygulaması yetersizlik gösterebiliyor. Bu durumda her üç yöntem de birlikte kullanılabiliyor.
• En az faydalı olabildiğimiz hasta grubu gırtlak bölgesinde horlama problemi olan hastalardır.
• Dünyada yapılan tüm klinik çalışmalarda görülmüştür ki, bu bölgenin içini döşeyen mukozal tabakanın uyku sırasında kıvrılması, solunum tıkanıklığına ve horlamaya neden olmakta, adeta bir yumuşaklık sendromu olarak düşünülmektedir.
• Spor yapan kişilerde gırtlak bölgesine ait bu tür sorunların olma olasılığı yüzde 2’lere yakındır. Bu yüzden tedavinin önemli parçalarından birisi de düzenli ve planlı spor programlarıdır. Tüm bu yöntemlerden sadece bir tanesinin uygulanması bile tedavi ettiğimiz hastaların sayısının güç geçtikçe artmasını sağlıyor.
• Sıkça küçük dilin uzamasının ve bunun ameliyatının horlama tedavisinde sihirli bir değnekmiş gibi sunuluyor olması, tıbben ve bilimsel olarak doğru değildir.

Horlamaya karşı verilen CPAP cihazlarını hastalar kullanabiliyor mu? Faydalı oluyor mu?

Horlama tedavisinde kullanılan CPAP cihazı, burun bölgesine hava pompalanmasını sağlıyor. Pompalanan basınçlı havanın etkisiyle buradaki hava akışının makine kontrolünde aksamaması sonunda horlama ve nefessizlik sayılarında mutlaka azalmalar meydana geliyor. Ancak CPAP cihazının hastalar tarafından devamlı bir şekilde kullanılma yüzdesi oldukça düşüktür. Her 10 horlama hastasından sadece 6 tanesi yani yüzde 60’lara yakın oranı bu cihazı kullanamadığını, bununla uyumaktan rahatsız olduğunu ifade ediyor. Hastalar tedaviye başladıktan sonra aldıkları yeni cihazı vermek istediklerini, başka bir çözüm istediklerini ifade ediyor. Bunun tam tersi bir şekilde horlama ve uyku apnesi olan hastaya yalnızca cerrahi olarak yaklaşma fikri de doğru değildir. Kombine tedaviler veya sıralı tedavilerin yanı sıra, hastaların iyi takip edilmesi de tedavide temel yaklaşım olmalıdır.

CPAP cihazları hangi hastalar için uygundur?

• Cerrahi yöntemi kabul etmeyen.
• Spor yapmayan.
• Zayıflayamayan
Eğer hasta CPAP cihazını kullanmak istemezse, tedaviyi yürüten hekimin tekrar cerrahi, diyet şeklinde tedavileri hastaya sunma zorunluluğu vardır.

Horlama sorunları ve uyku apnesi başka hangi sağlık sorunlarına neden oluyor?

• Toplumda yüzde 20 oranında yüksek tansiyon görülüyor, tıkayıcı uyku hastalığı olan kişilerde bu oran yüzde 60’a çıkıyor.

• Kalp yetmezliği hastalarında tıkayıcı uyku apnesi yaygınlığı yüzde 20-37 arasında değişiyor.

• Tıkayıcı uyku hastalığı saptanan kişilerin yüzde 30’unda tip 2 diyabet görülmüştür.

• Yaşamın kaynağı olan havanın hiçbir engelle karşılaşmadan akciğerlere ulaşması engellendiğinde ciddi sistemik hastalıkların görülme olasılığı ortalama 20 kat kadar artıyor.

• Horlama ve apne hastalarına, çevresini horlayarak rahatsız eden hasta olmasından öte kendilerine en çok zarar veren kişiler olarak bakmamız da fayda vardır.

9/06/2011

ilk ve orta öğrenimde okuyan çocukların başarılı olabilmeleri için 10-11 saat uyumaları gerekiyor

    9/06/2011 08:05:00 ÖS   Yorum yok

Derman, yaptığı açıklamada, uykunun, vücudun değil, beynin dinlenmesi için şart olduğunu dile getirerek, uykunun beynin ve vücudun en verimli şekilde iş görmesi için olmazsa olmazı olduğunu bildirdi.


uyumaları gerekiyor
Erişkinlerin tam dinlenebilmesi için gerekli olan ideal uyku süresinin kişiye göre değiştiğini ifade eden Derman, ilkokul öncesi küçük çocukların ise 11-13 saat, ilk ve orta öğrenimdeki çocukların 10-11 saat uyumaları gerektiğini kaydetti.

Üniversite döneminde gençlerin uyku gereksiniminin de genelde 8-9 saat olduğunu dile getiren Derman, yetersiz süreli veya kalitesiz uykunun çocukların psikolojik durumlarını bozacağını ve akademik başarılarını etkileyeceğini ifade etti.

Bilimsel araştırmalarda, uyku süreleri bir hafta süreyle bir saat bile azalan çocuklarda dikkat, konsantrasyon, öğrenme ve hafıza becerilerinde ölçülebilir belirgin azalmalar olduğunu saptandığını da belirten Derman, şunları dile getirdi:

''Uykuları yetersiz olan çocukların okuma, yazma ve matematik problemlerini çözme becerilerinin bozulduğunu ve sağlıklı uyuyanlara göre bu öğrencilerin daha düşük notlar aldığını açıkça gösteren araştırmalar bulunuyor. Araştırmalar, ergenlik yaşındaki gençlerde de uyku problemlerinin ve yetersiz uykunun çok yaygın olduğu göstermekte. Eksik uyku çok belirgin davranış sorunlarına, öğrenme problemlerine ve akademik performans düşmesine yol açar. Bu yaş grubundaki gençlerde sıklıkla gece uykuya dalmakta zorluk, sık uyanma, sabah dinlenmeden uyanma veya çok zor ayılma, gün içinde yorgunluk ve kolayca uykularının gelmesi şikayetleri görülür. Bu şikayetlerle davranış bozuklukları, devamsızlık, öğrenme güçlüğü ve akademik başarısızlık arasında da bir ilişki bulunuyor. Anne ve babaların çocuklarının uyku sağlığına en azından beslenmeleri ve genel sağlıkları kadar özen göstermeleri gerekiyor.''


Sağlıklı uyku için gerekli kurallar


Derman, sağlıklı bir uyku için dikkat edilmesi gereken genel kuralları da şöyle sıraladı:
''Her sabah aynı saatte uyanarak biyolojik saatinizi koşullandırın. Öğleden sonra ya da okul sonrası şekerleme yaparsanız yarım saati aşmayın. Yatakta okumayın, chat yapmayın, twitlemeyin, mesajlaşmayın, TV seyretmeyin, telefonla konuşmayın, abur cubur yemeyin. Öğleden sonraları ve akşamları kafeinli, sodalı içecekler kullanmayın. Yatağa aç gitmeyin ama akşam yemeklerini hafif yiyin, gece çok su içmeyin. Egzersizlerinizi yatmadan en az 4 saat önce yapın. Yatak odası sessiz, karanlık, yaklaşık 23-24 ısıda derece olsun. Yatmadan önce yoğun video oyunları, korku filmleri seyretmekten kaçının. Dertleri, sorunları, endişeleri yatağa taşımayın, olumlu düşünün. 20 dakikada uyuyamazsanız kalkıp başka bir odaya geçin, sıkıcı şeyler okuyun, uykunuz gelince yatağa dönün. Okul dışı aktiviteler çok zaman alıyorsa azaltmayı düşünün, ders için gece geç saatlere kadar çalışmanın kalıcı yararı olmadığını unutmayın. Uyku sorunları bir iki haftayı geçerse bunları gözlemleyin, not edin, doktorunuza veya bir uyku uzmanına danışın.''

3/16/2011

iskoçya'da gençlerin ruhsal ve fiziksel gelişimi için okullara uyku dersi konulacak

    3/16/2011 03:19:00 ÖS   Yorum yok
okullara uyku dersi

İskoçya'da ergenlik çağındaki gençlere uyuma dersi verilmesi için okullara ilave kaynak sağlanması kararlaştırıldı.



"Sleep Scotland", ya da Türkçesiyle "Uyu İskoçya" adındaki hayır kurumu tarafından hazırlanan eğitim programı okullarda müfredatın parçası haline gelecek.


Amaç, gençlerin fiziksel ve ruhsal gelişiminde uykunun önemine dikkat çekmek.

Hayır kurumu, geceleri televizyon ve bilgisayar başından ayrılmayan ya da cep telefonuyla sohbete dalan gençlerin, büyük bir olasılıkla ihtiyaçları olan 9 saat saatlik uykuyu alamadıkları kanısında. Oysa yeteri kadar uyumamak eğitimdeki başarıyı ve sağlığı etkiliyor.

Uykusuz kalmak, aşırı şişmanlık, çocukların boylarının fazla uzayamaması ve depresyon riskinin artması gibi sorunları beraberinde getiriyor.
Biyolojik saat bozuluyor

Hayır kurumu geçen yıl Glasgow'daki ortaokullarda öğretmenlere uyuma derslerinde kullanacakları malzemeleri hazırlamakta yardımcı olmak için bir pilot program yürüttü.

Sleep Scotland'ın yöneticisi Jane Ansell, "Hiçbir anne-baba çocuğunu yeteri kadar yedirmeden ya da giydirmeden okula göndermeyi aklından bile geçirmez, o halde neden yeteri kadar uyumadan gönderiyorlar?" sorusunu yöneltti.

"Öğrenciler sabah kalkmakta ve dikkatlerini toplamakta zorlanıyor. Uyku sorunu olduğu apaçık."


Sleep Scotland, gençlere uykunun önemini ve iyi uyuma alışkanlıkları edinmeyi öğretmeyi amaçlıyor.

Edinburgh'daki James Gillespie's okulundaki rehber öğretmen Kate Pearce, "Öğrenciler sabah kalkmakta ve dikkatlerini toplamakta zorlanıyor. Uyku sorunu olduğu apaçık" diyor.

Sleep Scotland'ın açıklamasına göre, ergenlik çağındaki gençlerin uyuma oranlarında bütün dünyada son 10-20 yıl boyunca sürekli bir azalma görülüyor.

Hayır kurumunun hazırladığı raporda, gençlerin haftasonu geç kalkarak eksik uykularını tamamlayacaklarını düşündükleri, oysa haftasonları daha da geç yatarak tıpkı uzun uçak yolculukları sonrasında olduğu gibi biyolojik saatlerinin bozulmasına yol açtıkları belirtiliyor ve şöyle deniyor:

"Cuma ve Cumartesi akşamları sürekli olarak, bazen normalden 4, hatta 6 saat geç yatan öğrenciler her haftasonu New York'a gitmiş kadar oluyor."
bbc türkçe yaşam

2/09/2011

uyurgezerler üzerinde yapılan araştırmaların sonucu uyurgezerlik genetik

    2/09/2011 10:44:00 ÖS   Yorum yok
uyurgezerlik genetik

Bilim dünyası, yıllar süren araştırmalar sonunda uyurgezerliğin nedenini bulduğuna inanıyor.


Çok sayıda uyurgezer üyesi olan bir aile üzerinde bir çalışma yapan bilim insanları, sorunun genetik olduğunu saptadı. Uzmanlar, bulguların hastalığa tedavi bulunmasına yardımcı olmasını umuyor.

Uyurgezerlik, her 100 çocuktan 10'unu, her 100 yetişkinden ise ikisini etkiliyor. Çoğu kişi de bunu küçük bir sıkıntı olarak görüyor. Ancak bazı vakalarda çok tehlikeli de olabiliyor. Uyurgezerlerin cinayet işledikleri vakalar da bulunuyor polis kayıtlarında.

Şimdi Amerikalı bilimadamları, Nöroloji dergisinde yayımlanan araştırmalarında, uyurgezerliğin genetik nedenlerini bulduklarını söylüyor.

Araştırma aynı ailenin uyurgezer olan dört kuşak bireyleri üzerinde yapılmış.


22 akraba üzerinde yapılan çalışma kapsamında uyurgezerlik sorunu olanların DNA'ları uyurgezer olmayanlarınkilerle karşılaştırılmış.

Sonunda da uyurgezerlerin bir kromozomlarının bozuk olduğu ortaya çıkmış.


Uyurgezerlerin 20 nolu kromozomu taşıyan genleri çocuklarına aktarma olasılıkları yüzde 50. Keşfin bütün uyurgezerlik vakalarını açıklamaya yetip yetmeyeceğini anlayabilmek için daha kapsamlı araştırmaların yapılması gerekiyor.

Birmingham kentinde uyku sorunlarını tedavi etmek üzere faaliyet gösteren kliniğin uzmanlarından Dev Banerjee, bulguların çok önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Banerjee şunları söylüyor:

"Aile genleriyle ilgili bir bağ olduğundan hep kuşkulanıyorduk zaten. Kliniğime gelen hastaların bazıları,'kardeşimde de vardı, ya da amcam da şöyle davranırdı' gibi ayrıntılar aktarırlardı. Tedavi sürecine nasıl bir etkisi olacağını bilmiyoruz. Çünkü hastaların büyük bölümünde zararsız bir hastalık bu. Tahminde bulunmak için de çok erken... Ama genetik bir bağ saptamak önemli kuşkusuz."
bbc türkçe sağlık

1/06/2011

uykusuz geçen bir gece 3 kilometre yürümek kadar yoruyor

    1/06/2011 08:55:00 ÖS   Yorum yok
yürümek kadar yoruyor

Colorado Üniversitesinden bir grup bilimadamı tarafından yapılan araştırma, yatakta sağa sola dönerek geceyi gündüz edenlerin, mışıl mışıl uyuyanlara göre daha fazla kalori yaktığını gösterdi.


Journal of Physiology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, geceyi uykusuz geçiren bir kişinin harcadığı enerji miktarı, 8 saat uyuduğunda harcadığındakinden yaklaşık 135 kalori daha fazla.

Sağlıklı 7 gönüllü üzerinde yapılan araştırmayı yürüten ekibin başındaki Kenneth Wright, "Uykudaki enerji tasarrufu kısmen az görünebilir, ancak bu bizim beklediğiminden biraz daha fazla" dedi.

Uykusuzluğun kilo vermek için güvenilir ve etkili bir yöntem olmadığının altını çizen bilimadamları, araştırmanın uyku düzensizliği yaşayanlar açısından önemli olabileceğini söyledi.
trt türk

1/03/2011

günde 7 saatten fazla uyumak felç riskini arttırıyor

    1/03/2011 05:23:00 ÖS   Yorum yok
felç riskini arttırıyor

Yapılan yeni araştırma günde 10 saat ve daha fazla uyuyan kadınların 7 saat uyuyanlara göre yüzde 55 daha fazla felç riski taşıdıklarını gösterdi.


Özellikle kadınlar sabahları birkaç saat daha fazla uyumak istediklerinde bir kez daha düşünmeli.

ANI'nin haberine göre uzmanlar 1986'dan başlayarak daha önce felç geçirmemiş 69 bin 794 kadının uyku düzenini inceledi.

Bu sürede 2 bin 303 felç vakası gözlendi. Tüm grubun ortalama uyku süresinin 7 saat olduğu belirlendi.

Araştırmacılar felç riskinin 7 saat uyuyan kadınlarda en az görüldüğünü ortaya çıkardı.

televizyon veya ışık açıkken uyumayın

    1/03/2011 05:13:00 ÖS   Yorum yok
açıkken uyumayın

"Melatonin" hormonu sık duyduğumuz bir terim değil ama önemi büyük. Açık bırakılan lamba ya da televizyon karşısında uyumak, bu hormonun salınımını engelliyor.


Bu hormonun eksikliği ise çocuklarda büyümeyi engelliyor.

Melatonin hormonu, hücreleri yeniliyor, bağışıklık sistemini düzenliyor, vücudun biyolojik ritmini ayarlıyor. Ancak bu hormon ışığı sevmiyor.

Bu yüzden karanlıklar hormonu olarak da adlandırılıyor.

Melatonin hormonunun, çocukların büyümesinde çok etkili olduğu biliniyor. Bu sebeple aydınlıkta değil, karanlıkta uyuyan çocuklar daha sağlıklı büyüyor. Çünkü, Melatonin hormonu sadece geceleri ve karanlık ortamda salınıyor.

12/15/2010

iyi uyumanın güzelliğe katkısı bilimsel olarak kanıtlandı

    12/15/2010 10:54:00 ÖS   Yorum yok
bilimsel olarak kanıtlandı

Independent Gazetesi, uykunun güzelliğe faydasının bilimsel olarak da kanıtlandığını duyurdu.


Stockholm'deki Karolinska Enstitüsü'nde yapılan araştırmada, 18 ila 31 yaşları arasında kadın ve erkek denekler kullanıldı.

Uykusuz bırakılan ve sekiz saat gece uykusu uyuyan iki grup deneğin fotoğrafları, 65 kişi tarafından oylandı.
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .