-->
sperm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sperm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/25/2012

erkeklerde doğum kontrol yönteminde prezervatif yerine doğum kontrol hapı

    5/25/2012 07:41:00 ÖS   Yorum yok

Kobaylar üzerinde yapılan araştırmalara göre, spermlerin üretilmesinin son aşamasında önemli olan Katnal1 adlı bir gen bulundu.

prezervatif yerine doğum kontrol

PLos Genetics adlı yayın organında yer alan araştırmada görev alan uzmanlar, bu yeni geni durduracak bir ilacın gebelikten koruyucu önlem olarak kullanılabileceğini ifade ediyor.

Doğum kontrol uzmanları, böyle bir hapın tıp dünyasında gerekli olduğuna dikkat çekiyor.

Erkeklerde doğum kontrol yöntemi büyük oranda prezervatif veya kısırlaştırma yöntemiyle sağlanıyor.

Kısırlık Arayışı

İskoçya'daki Edinburg Üniversitesi Üreme Sağlığı Merkezi'nde yapılan araştırmada erkeklerde kısırlığın sebepleri bulunmaya çalışıldı.

Uzmanlar kobaylarin genetik kodlarıyla oynayarak, kısırlaşanları teşhis ettiler. Daha sonra genetik değişiklikler sonucu değişime uğrayan kobayların, yeni bulunan bir genden dolayı kısır olduğu ortaya çıkarıldı.

Genin proteine benzer özellikler taşıdığını keşfeden uzmanlar, protein olmadan sperm gelişiminin tamamlanamadığını ve vücudun spermi dışarı atmadığını açıkladılar.

Uzmanlar, erkeklere kalıcı hasar vermeden sperm üretmeyi geçici olarak durdurmanın yolunu arıyorlar.


Araştırmacılardan Doktor Lee Smith, 'Yapılan deneylerde, bu gen hedef alınarak hormonal olmayan bir doğum kontrol hapı üretilebilir' dedi.

Doktor Smith, bu genden üretilecek bir hapın sadece spermin son oluşum evrelerini kontrol edeceğini, ancak spermin ilk gelişimini ve tümden üretimini etkilemeyeceğini söyledi.

Proteinler zaten hücrelerin içinde yaşadığı için böyle bir hapın üretilmesinin oldukça zor olduğunu ekleyen Doktor Lee Smith, proteinle birlikte etkili olacak başka birşey bulunmaya çalışmasının, daha kolay bir hedef olduğunu belirtti.
'Kutsal görev'

Sheffield Üniversitesi androloji öğretim görevlisi Dr. Allan Pacey ise, erkekler için hormonal olmayan bir ilaç aramasının yıllardır sürdüğünü ve bunun "kutsal bir görev haline geldiğini" söyledi.

Pacey, erkekler için hormonal olmayan bir doğum kontrol hapı üretilmesi için, moleküler hedefin, testislerdeki sperm ya da sperm üreten diğer hücreler olması gerektiğini ifade etti.

Bu hedefe ulaşılamadığı takdirde, diğer hücre ve dokularda istenmeyen yan etkiler görülebileceğini ve bunun tehlikeli olabileceğini de belirten Dr. Allan Pacey, Edinburg Üniversitesi'nde yapılan araştırmanın, erkekler için doğum kontrol yöntemleri açısından heyecan verici bir gelişme olduğunu; aynı zamanda erkeklerde kısırlık sorununa da ışık tuttuğunu bildirdi.bbc türkçe

8/09/2011

sıtmayla mücadelede yeni teknik kısır sivrisinek üretimi ile sivrisinek nüfusu azaltılacak

    8/09/2011 03:28:00 ÖS   Yorum yok

Uzmanlar, kısır erkek sivrisineklerin doğaya salınmasının sivrisinek nüfusunun azaltılmasında önemli bir adım teşkil edeceğini söylüyor.


sivrisinek nüfusu azaltılacak
Sıtma nedeniyle her yıl bir milyon kişi ölüyor, hastalık ayrıca Afrika'daki çocuk ölümlerinin yüzde 20'sinin sebebi. Kısır böcek üretimi daha önce de Japonya'da pamuk kurdu ve büyükbaş hayvanlara saldıran kurt sineği lavrası ile uygulanmış ve başarılı olmuştu. 

 Ancak sivrisineklerin radyasyona maruz kalması, onları daha zayıf kıldı ve çiftleşme konusunda sıtma taşıyan sivrisineklerle baş edemez hale geldiler. 

 Bunun üzerine araştırmacılar, sivrisineklerin kısırlaştırılması için yeni bir yol keşfetti. Sivrisineklere, sperm gelişimi için gerekli olan zgp genini devre dışı bırakacak RNA parçaları enjekte edildi. Aylar süren çalışmalar sonrasında, araştırmacılar 100 civarında kısır sivrisinek üretti. 

 Dişi sivrisineklerin, bu erkeklerle de çiftleşmeyi seçtiği gözlemlendi. Dişi sivrisinekler, hayatları boyunca yalnızca bir defa çiftleşiyor. Dolayısıyla, eğer başarıyla çiftleştiklerini düşünürlerse sivrisinekler döllenmemiş yumurtalar bırakacak. Bu da zaman içerisinde sivrisinek sayısını azaltacak ve insanlara en çok zarar veren böcek türünün zamanla ortadan kalkmasına yardımcı olacak.

8/06/2011

kısırlık tedavisi için yeni adım kök hücre'den elde edilen yapay spermler yavruladı

    8/06/2011 06:29:00 ÖS   Yorum yok

ERKEKLERE yönelik kısırlık tedavisinde büyük çığır açabilecek bir gelişme yaşandı. Kyoto Üniversitesi’ndeki yapay sperm denemelerinde ilk kez tam başarı sağlandı. 


Japon araştırmacılar fare embriyosundan alınan kök hücreleri sperm üreten hücrelere dönüştürdü. Ardından bu hücreler farelerin testislerine nakledildi. Farelerin ürettiği spermler yumurtalara enjekte edilerek dişi farelerin rahmine yerleştirildi.

 yapay spermler yavruladı

Yavrular da üreyebilecek


Sonuçta yapay spermlerden hamile kalan dişi fareler sağlıklı yavrular dünyaya getirdi. Üstelik yavruların büyüdüklerinde normal üreme yeteneğine sahip olduğu görüldü. Daha önce yapılan yapay sperm denemelerinde dünyaya gelen yavruların çoğu kısa süre içinde ölmüştü.

Erkekler kurtulacak


Cell Journal dergisinde yayımlanan bu gelişme uzmanlar tarafından “çok heyecan verici” olarak yorumlanırken, benzer etkinin insanlara da uygulanabilmesi halinde çok sayıda erkeğe yardımcı olacağı belirtildi. İngiliz kısırlık uzmanı Dr. Allan Pacey, “Deriden ya da kemik iliğinden alınan hücrelerle sperm yapılabilir. İnsanlara uygulayabilmek için çok daha fazla çalışmak gerekiyor” dedi.

7/21/2011

çocuk sahibi olması uzun süren erkekler için yeni bir gen taraması geliştiriliyor

    7/21/2011 09:01:00 ÖS   Yorum yok

Yeni bir araştırma, erkeklerin yaklaşık dörtte birinin spermlerinin genetik farkılılıktan dolayı daha yavaş yüzdüğünü ortaya koydu.


Dölleme yeteneği de buna bağlı olarak yavaşlıyor.

uzun süren erkekler
Science Translational Medicine adlı bilim dergisinde sonuçları yer alan araştırmanın yazarları, çocuk sahibi olması daha uzun süren erkekleri tespit edebilecek yeni bir genetik tarama yöntemi geliştirilebileceğini söylüyor.

Fark, spermin dış yüzeyinde kilit öneme sahip bir proteinin yapısını belirleyen genden kaynaklanıyor.

Bu proteinden yoksun spermler, kadının yumurtasına doğru yüzmekte daha zorlanıyorlar.


Araştırmacılar, farklı gendeki spermlerin dölleme özelliğini yitirmediğini, fakat bu gene sahip erkeklerin bir kadını hamile bırakmasının muhtemelen daha uzun süre aldığını belirtiyor.

DEFB216 koduyla bilinen gendeki mutasyona yaygın biçimde rastlanıyor.


Mutasyonlu genin bir kopyasını ya annesinden ya da babasından devralmış olan erkeklerin toplam nüfusa oranının yarı yarıya olduğu tahmin ediliyor.

Mutasyonlu iki kopyaya sahip (yani hem annesinden hem de babasından aynı genetik mutasyonu devralmış olan) erkeklerin oranı ise dörtte bir civarında.

Çin'de 500'ü aşkın evli çift üzerinde yapılan bir deneyde, kocaları mutasyonlu genin iki kopyasına da sahip olan kadınların hamile kalma olasılığının azaldığı belirlendi. Bu kadınların birkaç ay farkla geç hamile kaldığı görüldü.

ABD, İngiltere, Japonya ve Afrika'da yapılan araştırmalarda da benzer sonuçlar alındı.

7/01/2011

pantolon ceplerinde taşınan cep telefonu erkeklerde sperm oranını düşürüyor

    7/01/2011 08:09:00 ÖS   Yorum yok

Profesör Doktor Mehmet Öz, cinsel bölgelere yakın taşınan telefonun sperm oranını düşürdüğünü belirtti.


Sağlıklı beslenme ve yaşam tarzıyla ilgili konularda yıllardır kamuoyuna mesaj vererek Tv’de yaptığı programla bu önerilerini milyonlarca kişiye aktaran Prof. Dr. Öz, günümüzde özellikle kolon kanseri ve kolonoskopiyle ilgili mesajlara ağırlık veriyor.
cep telefonu erkeklerde
Bunun sebebi kendisinde geçen yıl ortaya çıkan prekanseröz (kanser öncesi oluşum) polipler.

Son derece sağlıklı görünen ve sağlık konusunda herkesin itibar ettiği Dr. Mehmet Öz' ün böyle bir şeyle karşılaşması hem kendisini ve hem de onu takip edenleri şok etmişti.

En İyi Hekim hasta Olan Hekimdir
Prof. Dr. Mehmet Öz hastalığı ile ilgili olarak, “Ciddi, ağır hastalığı olan kişileri artık daha iyi anlayabiliyor, empati yapabiliyorum. En iyi hekim, hasta olan hekimdir” dedi.

Yaz tatili için geldiği İstanbul’da gazetecilerle bir sohbet toplantısında buluşan ve sağlığının gayet iyi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Öz, alınan polipleri sayesinde kolon kanserinden ölme riskinin birçok kişiden daha az olduğunu söylüyor.

Kendi hastalığını örnek göstererek, 50 yaşından itibaren herkesin kolon kanseri erken teşhisi için kolonoskopi yaptırması gerektiğinin altını önemle çiziyor.


Geçen ay Time dergisine kapak olarak ardından “en bilgilendirici talk şov” ve “en iyi talk şovcu” dallarında iki Emmy ödülü almasıyla gündeme gelen Öz, medyanın halka doktorlardan daha iyi mesaj verdiğini belirtti.

Kendisi Cep Telefonuyla Konuşmuyor
Cep telefonunu konuşmak için kullanmayan, sadece elektronik iletilerini izlemek için kullandığnı söyleyen Prof. Öz, özellikle fazla çekmeyen yerlerde cep telefonuyla asla konuşmadığını belirtti.

Uyurken cep telefonlarının baş ucunda bulundurulmaması gerektiğini kaydeden Öz, “Özellikle erkekler, cep telefonlarını pantolon ceplerinde taşımamalı. Çünkü cinsel bölgelere yakın taşınan cep telefonu sperm oranını düşürüyor” dedi.

Kilo vermek için 5 adım

1. Adım: Beden Kitle İndeksinizi (BKİ) ölçün.

BKİ, vücut ağırlığının, boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle bulunuyor.

Yani, öncelikle boyun uzunluğu ölçülüyor, bu rakam metre cinsinden yazılarak bunun karesi hesaplanıyor. Vücut ağırlığı da bu rakama bölünüyor.

Örnek verilecek olursa, 85 Kg. ağırlığında ve 180 cm boyunda olan bir kişi; boyunu metre cinsinden 1,85 m. olarak ele alarak bunun karesini hesaplamalıdır. Bu hesaplamada rakam ( 1,85 x 1,85) 3,24 çıkacaktır. 85. Kg. ağırlığındaki bu örnek kişi, vücut ağırlık rakamı olan 85'i, elde ettiği 3,24'e bölmelidir. Bu örneğimizde de rakam, yani BKİ, karşımıza 26,23 olarak çıkmaktadır.

Bu hesaplamalar ışığında; 18,5 - 25 arası normal, 25 - 30 arası kilolu, 30 - 40 arası obez ve tehlikeli kabul ediliyor.

BKİ’nin 30’un üzerinde olması, normal BKİ’ye sahip kişiye göre yüzde 40 daha fazla ölme riskine işaret ediyor.

40’tan fazlası ise ölüm riskinin yüzde 250 daha fazla olduğunu gösteriyor. Kalp krizi, felç ve diyabet riski ortaya çıkar.

2. Adım: Hedef belirleyin. Örneğin yüzde 5 kilo kaybı gibi.

3. Adım: Gıda günlüğünüzü tutun ve yediğiniz her şeyi yazın.

4. Adım: Etkili kilo kaybı; diyetisyen, doktor, arkadaş ve sizinle aynı hedefi paylaşan kişilerle birlikte yapılır. Her gün konuşabileceğiniz birlerinin olması motivasyonunuzu yüksek tutar.

5. Adım: Her gün 30 dakika egzersiz yapın. Düzenli egzersiz yapmak yılda 12 kilo kaybettirir.

Kanser Riski Yüzde 60 Azalır
Düzenli hareket etmenin ve egzersiz yapmanın sağlık göstergelerini iyileştireceğini söyleyen Prof. Dr. Öz, “Sadece 4 kilo vererek bile sağlığınızı düzeltebilirsiniz” diyor. Prof. Dr. Öz, 4 kilo verilmesinin yararlarını şöyle sıralıyor:

- Kanser riskini yüzde 60 azaltır
- Kolesterolü yüzde 10 düşürür
- Kalp krizi ve osteoartrit riskinde yüzde 50 azalma görülür
- Tansiyon düşer, bunama riski azalır
- Kan seviyenizde düzelmeler başlar ve ilk olarak karaciğeriniz iyileşmeye başlar.

5/23/2011

mahkeme kararı ile ölen kocasının dondurulmuş spermleriyle hamile kalacak

    5/23/2011 07:35:00 ÖS   Yorum yok
dondurulmuş spermleriyle hamile

Avustralya'da mahkeme, bir kadının ölen kocasının dondurulmuş spermlerini kullanarak çocuk sahibi olmasına izin verdi.



Yargıç, Jocelyn Edwards'ın çocuk sahibi olabilmek için kocasıyla bu konuyu konuşmuş olduğuna ikna olarak spermlerin kullanılmasında bir engel olmadığına hükmetti.


40 yaşındaki Jocelyn, Mark Edwards ile 2005 yılında evlenmişti.

Jocelyn, gebe kalamayınca eşiyle tüp bebek seçeneklerini değerlendirmeye başladı.


Çift, 2010 yılının Ağustos ayında bir kliniğe başvurdu ve çeşitli testlerden geçirildikten sonra tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak istediklerini bildirdi.

Ancak Jocelyn'in kocası bir sonraki randevularından bir gün önce trafik kazası geçirdi ve ağır yaralandı.

Jocelyn Edwards, talebi doğrultusunda kocasından ölümü sonrası sperm alınması için hukuki izni elde etti.

İşlem, daha sonra mahkeme yakınlarındaki bir laboratuarda gerçekleştirildi.


Dava, spermleri bağışlayan kişinin rızası olmadan tüp bebek tedavisinin yasak olduğu eyalette dönüm noktası olarak görülüyor.

Ancak yine de Jocelyn'in tüp bebek tedavisi için başka bir eyalete gitmesi gerekiyor.

Jocelyn Edwards, "Doğru karar buydu. Mark duysa çok sevinirdi, bir bebeğimiz olacak. Başından beri bunu planlamıştık" diye konuştu.
bbc türkçe

5/10/2011

tüp bebekte yeni yöntemle döllenme şansı yüzde 25 oranında artıyor

    5/10/2011 11:39:00 ÖS   Yorum yok
döllenme şansı

Metabolomics embriyoların metabolik olarak değerlendirilmesini sağlayan bir yöntem. IMSI’de spermi 8 bin katı büyüterek genetik hasarın tespit edilebilmesine imkan sunuyor. 


Her iki yöntemin ortak noktaları ise sundukları avantajlarla hamilelik şansını yüzde 25 gibi yüksek bir oranda artırmaları!

Tüp bebekte tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktör ise; ‘sağlıklı’ embriyo ile spermleri seçebilmek. İşte bu noktada bir süredir ülkemizde uygulanmaya başlanan; ‘metabolomics’ ve ‘IMSI’ yöntemi doktorların yüzünü güldürüyor, çünkü her iki yöntem hamileliğin oluşma şansını yüzde 25 gibi yüksek bir oranda artırabiliyor! Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tansu Küçük, embriyo ve spermlerin gözaltında tutulması esasına dayanan her iki yöntemi anlattı:




Metabolomics nedir?


Tüp bebek yöntemiyle elde edilen embriyoların kalitesi, mikroskop altında "görsel kriterlere" göre takip edilip, seçiliyor. Embriyoların döllenme hızı, hücre sayısı ve şekilsel özelliklerinin belirlenmesi gibi 5-6 kritere bakılarak, en kaliteli olanı seçilmeye çalışılıyor. Ancak bu yöntemle embriyoların genetik ve metabolik aktiviteler açısından normal olup olmadıklarını tespit etmek mümkün olmuyor. Çünkü embriyolar da yetişkin insanlarda olduğu gibi, normal gibi görünüp aslında sağlıklı olmayabiliyor. Yapılan bilimsel araştırmalar; görünüm olarak en kaliteli olarak saptanan embriyo grubunda bile genetik olarak sorunlu olanların oranının yarıdan fazla olduğunu gösteriyor.

Bu da hamilelik şansını düşürüyor! Bir insanın kan tahlillerini ve idrarını değerlendirip sağlık durumuyla ilgili nasıl bilgi edinilebiliyorsa, embriyonun metabolizmasını, yani ne tükettiğini; içinde geliştiği ortama ne salgıladığını inceleyerek sağlıklı olup olmadığını belirlemek mümkün olabiliyor. Yeni geliştirilen bu yeni yöntemin adı; “Metabolomics”. Yakın zamanda geliştirilen bu yöntemle en yüksek hamilelik potansiyeli olan embriyo hiçbir risk oluşturmadan seçilebiliyor. "Yaşayabilirlik Endeksi " de denilen bu yeni yöntemle hamilelik şansı daha da artırılmış oluyor.


Embriyonun sıvı atıkları inceleniyor!


Metabolomiks embriyonun atıklarını analiz eden bir cihaz. Bu cihazda, daha önce sonu hamilelik ile biten 5 bin embriyonun atık datası yer alıyor. Yöntem de, cihaza yerleştirilen embriyonun sıvıda bıraktıkları atıkların verileri ile cihazda yer alan atık datasının karşılaştırılması esasına dayanıyor. Mebatobolomiks yöntemi şöyle işliyor: Seçilmesi planlanan embriyolar, içinde bulundukları sıvıyla birlikte cihazın içinde yer alan kartuşlara yerleştirilip, incelenmeye alınıyor. Biyolojik olarak bütün canlılar gibi, embriyo da gelişimini ve yaşamını sürdürmek için bazı maddeler kullanıyor. Bu nedenle içinde bulunduğu sıvıdan, örneğin şeker ile amino asidi gibi bazı maddeleri alıyor ve bunları kullandıktan sonra atıyor. Uzmanlar da embriyonun bıraktığı bu atıklar ile cihazdaki eski atıkların datasını karşılaştırıyor ve bunlara en çok benzeyen embriyo’yu, "en sağlıklı" embriyo olarak kabul ediyor. Cihaz, embriyoları 3 kez kontrol ettiği için de hata oranı neredeyse sıfıra düşüyor. Üstelik bir embriyonun taranması sadece için sadece 15 dakika yeterli oluyor.


IMSI nedir?

Hamileliğin gerçekleşmesi için hem yumurta, hem de spermin sağlıklı olması şart. Çok değil, bundan bir yıl öncesine dek, embriyologlar sağlıklı olanını seçmek için spermleri tıpkı embriyo gibi mikroskop altında büyüterek inceliyorlardı. Ancak spermler insan vücudunun en küçük hücreleri. Bu özellikleri nedeniyle genel olarak incelenseler bile spermlerin detaylarını incelenme şansı düşük oluyordu. Bunun nedeni ise mikroenjeksiyon işlemlerinde canlı sperm hücrelerinin en fazla 800 kat büyütülebilmesiydi. Dolayısıyla bu büyütme oranıyla, spermin sadece genel şekli incelenebiliyordu. Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Tansu Küçük IMSI ( Intracytoplasmic Morpholgically Selected Sperm Injection) adı verilen bu teknikte ise ileri teknolojiyle donatılmış özel mikroskoplar kullanılarak spermleri 8 bin kat büyütmenin mümkün olabildiğine dikkat çekerek şunu söylüyor: “Bu sayede de spermlerin hücre içi yapılarını, baş bölgesinde yer alan ve genetik hasarına işaret eden ‘vakuol’ adındaki hücre içindeki boşlukları detaylı olarak inceleyebilmek ve tespit edebilmek mümkün olabiliyor.”

Döllenme şansını yüzde 25 oranında artırıyor!

IMSI tekniği ile seçilmiş sperm enjeksiyonu, standart tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamaları ile karşılaştırıldığında, canlı sperm hücresine hiç zarar vermeden spermin ileri düzeyde morfolojik analizinin yapılmasına imkan sağlıyor. Böylece dölleme yeteneği en fazla olan spermler seçilerek uygulanan mikroenjeksiyonla yüzde 25 oranında daha yüksek döllenme oranı elde edilebiliyor. Buna bağlı olarak da hamilelik oranları artıyor ve erken dönem düşük riski azalıyor.
cumhuriyet portal

5/06/2011

erkek kısırlığının önemli nedenlerinden varisokel dört erkekten birini etkiliyor

    5/06/2011 11:03:00 ÖS   Yorum yok
varisokel dört erkekten birini

Ancak erkek kısırlığının en önemli nedenlerinden biri olan “varikosel” pek çok erkeğin baba olma hayallerine gölge düşürüyor. 


Memorial Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Egemen Avcı, erkeklerin korkulu rüyası olarak kabul edilen “varikosel ve tedavisi” hakkında bilgi verdi.


Pek çok erkek hastalığın farkında değil


Varikosel, yumurtadaki kirli kanı toplayan damarların genişlemesi hastalığıdır. Yetişkin her on erkekten birinde rastlanan bu hastalık ergenlik döneminde ortaya çıkarsa yumurtaların küçük kalmasına neden olabilir. Çocuğu olmayan ve bu nedenle doktora başvuran her dört erkeğin birinde varikosel saptanabilmektedir. Testisler sağlıklı sperm üretebilmek için “skrotum” denilen ve vücudun dışına yerleşmiş torbaların içinde olmalıdırlar. Böylece vücut ısısından etkilenmezler. Varikosel hastalığında testiküler ısının arttığı düşünülmektedir. Ayrıca venlerdeki (toplayıcı damardaki) bazı zararlı maddeler sperm kalitesini bozabilir. Daha çok sol tarafta rastlanmakla beraber her iki tarafta da görülebilir.


Doğru tanı ve tedavi için…


Tanısı üroloji uzmanının yapacağı fizik muayenesi ile konulur. Hasta çok kilolu, testisi yukarıda ve skrotum az gelişmiş ise ya da fizik muayenede şüphe varsa Skrotal doppler (USG) adı verilen film çekilir. Varikosel hastalığı yumurta ağrısına da neden olabilir. Hastaya uygulanacak tedavi başvuru şikayeti ve yapılacak testlerin sonucuna göre belirlenir. Hasta ergenlik döneminde ise ve varikoselli olan testisi diğerine göre daha küçük kalmış ise ameliyat önerilir.


Doktorunuzun önerilerine kulak verin

Ağrı nedeni ile başvuran varikosel hastalarına testisi aşan külot giyilmesi, ağrı kesici kullanılması ve ayakta uzun süre kalınmaması gibi önerilerde bulunulur. Buna rağmen şikayetler geçmiyor ve ağrı devam ediyorsa cerrahi yönteme başvurulabilir. Varikosel ameliyatı sıklıkla, çocuk sahibi olmayan erkeklerde uygulanan bir operasyondur.


Operasyon sonrası sperm kalitesi %70 artar

Ameliyat öncesi sperm kalitesinde bozukluğu ispat etmek adına hastaya en az iki defa “spermiogram” yaptırması önerilir. Eğer spermin yapısında bir bozukluk saptanmışsa, hormonal veya genetik başka bir hastalık düşünülmüyor ise hastaya operasyon önerilir. Operasyon sonrası sperm kalitesinde artış %60-70 civarındadır. Bunun gebeliğe yansıması çeşitli yayınlara göre %40-50 arasında değişmektedir. Ameliyatın, doğal yoldan gebe kalamayan hastaların yardımcı üreme tekniği ile çocuk şansı olma ihtimalini artırdığına yönelik çalışmalar mevcuttur. Sonuç olarak varikosel hastalığı erkeklerde tanısı ve tedavisi kolay bir hastalıktır. Testisinde ağrısı olan, çocuk sahibi olmak isteyen hastaların ve testisinde küçülme fark eden adelosanların (çocukluk ile erişkinlik arasındaki fiziksel, cinsel, sosyal ve psikososyal geçiş dönemi) bir üroloji uzmanına başvurmaları uygun olacaktır.
cumhuriyet portal
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .