-->
sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3/12/2013

Sigarayı bırakmak isteyenler bu tuzaklara düşmeyin

    3/12/2013 01:46:00 ÖS   Yorum yok

Sigarayı bırakmak isteyenlerin dikkatine!... 'Sağlık Bakanlığı'ndan arıyoruz' diyerek sigara bıraktırma ilacı göndereceklerini söyleyen dolandırıcıların tuzağına düşmeyin!..


CNN TÜRK'e konuşan Bakanlık yetkilileri, 'ALO 171 Sigara Bıraktırma Hattı görevlileri kimseyi aramaz, vatandaşlar bizi arar' açıklamasında bulundu.



2/08/2013

Sigarayı bırakmada en önemli kurallardan biri yeni davranış biçimleri geliştirmek

    2/08/2013 10:09:00 ÖS   Yorum yok

Her yıl, binlerce kişi içerdiği 4 binden fazla zararlı maddeye rağmen sigara içmeye başlıyor. Buna karşın sigara yasağının başlamasıyla birlikte alışkanlığından kurtulmak isteyenlerin sayısı da her geçen gün artıyor.

Sigarayı bırakmak için bir uzmandan yardım almak kolaylık sağlıyor. İşte burada devreye yine tıp bilimi giriyor. Ara kontroller ve yaşanan sıkıntıları paylaşmak, sigarayı bırakmada elde edilen başarı oranını artırıyor. Sigaranın bırakıldığı ilk günlerde meydana gelen ağız kuruluğu, ağızda çıkan yaralar, kabızlık, heyecan, düşünememe gibi sorunların aşılmasında bu desteğin önemli etkisi oluyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Başhekimi ve Sigara Bırakma Polikliniği Sorumlusu Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, sigarayı bırakmanın yollarını anlattı.

1. Nikotin sakızları ve bantları Nikotin içeren sakız ve bantların 1980’li yılların ortalarından itibaren kullanılmaya başlandığını belirten Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu şunları söylüyor: “Bu tedavinin temeli, kişinin tükettiği sigara miktarına göre belirlenen nikotin bandının vücuda yapıştırılmasına dayanıyor. Bu bantlardaki nikotin miktarı da giderek azaltılıyor. Nikotin bantlarının kalbe zarar verdiğine dair söylemler var, ancak bunlar doğru değil. Siz günde 20 sigara içiyorsanız, bunun yerine verilen bant çok daha az nikotin içeriyor. Tek başına davranışsal tedavilerle sigarayı bırakma başarısı yüzde 15-20 seviyesinde kalırken, bu tedavilerin nikotin ile birleştirilmesinde oran yüzde 30’a çıkıyor”.

2. Bupropiyon Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği ikinci yöntem ise bupropiyon etken maddeli bir ilacın kullanımı. Prof. Dr. Çuhadaroğlu, bupropiyon tedavisinin tesadüfen bulunduğunu ifade ediyor. Bir çalışma sırasında Vietnam gazilerine verilen bupropiyon etken maddeli antidepresanların, sigara ve alkolden alınan keyfi azalttığı belirlendi. Nikotin reseptörleri (dış ortamdan ya da organizmanın içinden gelen değişik yapıdaki uyarıları algılayıp, sinir lifleri aracılığıyla merkezi sinir sistemine ileten anatomik yapılar), sigara içildiğinde beyinde oluşarak, mutluluk hormonları olarak bilinen dopamin ve noradrenalin salgılanmasına yol açıyor. Bupropiyon ise bu hormonların beyinde kalış süresini uzatıyor. Prof. Dr. Çağlar Çuhadaroğlu, bu mekanizmayı şöyle açıklıyor: “Vücut bu hormonları kullanıyor, aynı yerden geri alıyor, tekrar temizliyor ve yeniden kullanıyor. Geri alma yerleri de ‘reuptake kapıları’ oluyor. Bupropiyon ise bu kapıları yavaşlatıyor. Geri alım yavaş olunca, beyinde daha çok bulunuyorlar ve etkileri de uzun sürüyor."

3. Vareniklin Kişi sigara içince nikotin, beyindeki nikotin reseptörlerine bağlanıyor ve onların sayısının giderek artmasına yol açıyor. Bu durum da bağımlılığı pekiştiriyor. Vareniklin etken maddeli bir ilacın, nikotin reseptörlerini azalttığını belirten Prof. Dr. Çuhadaroğlu, bağımlılık durumunun da kişiye göre değiştiğinin altını çizerek şu bilgileri veriyor: “Nikotin reseptörleri canlılar ve çoğalıyorlar. Vareniklin ise reseptörlere bağlanıyor ve daha az dopamin salgılanmasını sağlıyor, böylece yeni nikotin reseptörü uyarısı yapmıyor. Nikotin reseptörünün ömrü 15 gün. Bu ilaçla, nikotin reseptörlerinin çoğalmasının engellenmesi ve yaklaşık 20 gün içinde kişinin hiç sigara içmediği zamana dönmesi amaçlanıyor.”

Yöntemleri farklı olsa da tüm tedavilerin birkaç ortak noktası bulunuyor. Bunlardan ilki tedavi süresi… Hap alımı şeklindeki tedavilerin en az 8 hafta sürdürülmesi, gerektiğinde sürenin 12 haftaya çıkartılması öneriliyor.



Yeni davranış biçimleri geliştirin!

Sigarayı bırakmada en önemli kurallardan biri de yeni davranış biçimleri geliştirmek oluyor. Sigara içme ihtiyacı hissedildiğinde yapılacak birkaç hareket, bu zararlı alışkanlıktan kurtulmayı kolaylaştırıyor. Bunlardan bazıları:

• Bol bol su için.

• Bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın.

• İşinize odaklanamadığınızı düşündüğünüzde iki dakika soluklanın ve yeniden başlayın.

• Kül tablalarını ortadan kaldırın.

• Sigarayı bırakmaya karar verdiğiniz an, içtiğiniz markayı değiştirin.

• Kullandığınız parfümü değiştirin. Çünkü sigara kokusu ile birleşen parfüm, kişisel bir özelliğiniz haline geliyor.

• Arkadaşlarınızdan size destek olmalarını isteyin.

• “Niye sigara içiyorsunuz? Niye bırakmak istiyorsunuz?” sorularını cevapladığınız bir liste oluşturun. Sigara içmek istediğinizde o listeye göz atın.

• Sigara-kahve, sigara-çay ve sigara-rakı gibi ikilileri saptayarak, bunları ‘sigarasız’ yapmayı deneyin.

• Tespih ve stres topu kullanımının yardımcı olabileceğini unutmayın.

• Sigarayı bıraktığınız günü, doğum günü gibi özel bir gün olarak belirleyin. Böylece kutlamak için iyi bir nedeniniz olsun. cumhuriyet

11/27/2012

sigara içmek hafıza, öğrenme ve mantığa zarar vererek beyni çürütüyor

    11/27/2012 01:54:00 ÖÖ   Yorum yok

50 yaşının üzerindeki 8.800 kişi arasında yapılan çalışma yüksek tansiyon ve aşırı kilolu olmanın da beyni etkilediğine işaret ediyor.

Araştırmacılar, insanların yaşam tarzlarının vücutları kadar zihinlerini de etkilediğinin farkında olmaları gerektiğini söylüyor.

King’s College’dan bilim insanları tarafından yürütülen araştırma, Age and Ageing (Yaş ve Yaşlanma) dergisinde yayımlandı.

Araştırmayı yürüten bilim insanları, kalp krizi ve felç ile beynin durumu arasındaki olası ilişkiyi inceliyor.

Sağlık ve yaşam tarzlarına dair bilgi toplanan 50 yaşın üzeri kişilere, yeni sözcükler öğrenmek ya da bir dakikada bildikleri tüm hayvan isimlerini saymak gibi zihin testleri yapıldı.

Aynı testler dört yılda bir, aynı kişilere yeniden uygulandı.
Sigara ve bunama ilişkisi

Sonuçlar, genel anlamda kalp krizi ve felç riskinin “bilişsel zayıflama ile önemli biçimde ilişkili olduğunu” ortaya koydu.

En belirgin bilişsel zayıflama görülen kişilerin, en yüksek kalp krizi riskine sahip oldukları gözlemlendi.

Rapor, testlerde alınan düşük puanlarla, sigara içme arasında da doğrudan bir ilişki olduğuna işaret ediyor.

Araştırmada yer alan uzmanlardan Dr. Alex Dregan, “Bilişsel zayıflamanın hızlanmasıyla ilişkili olabilecek bir dizi risk etmeni belirledik. Bunların tümü düzeltilebilir. Bilişsel zayıflama riskini azaltmak için insanların yaşam tarzlarında bazı değişiklikler yapmaları gerektiğini anlamalarını sağlamalıyız” dedi.

İngiltere Alzheimer Araştırmaları derneğinden Dr. Simon Ridley de, “Araştırma sigara alışkanlığı ve yüksek tansiyon ile bilişsel zayıflama ve bunama arasındaki ilişkiyi ortaya çıkardı. Çalışmada bu verinin üzerine daha çok gidilecek” dedi. bbc türkçe

6/28/2012

bilim adamları kanı temizleyerek sigarayı bıraktıran aşı üretmeyi başardılar

    6/28/2012 11:01:00 ÖS   Yorum yok

Fareler üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları bilim dergisi Science Translational Medicine'de yayımlandı. Buna göre aşı yapılmasından sonra, farelerin beynindeki kimyasallar yüzde 85 oranında azaldı.

aşı üretmeyi başardılar

Uzmanlar aşının insanlar üzerinde denenmesinin yıllar alabileceğini söylüyor.

Araştırmayı yürüten Prof. Ronald Crystal'a göre, nikotin bağımlılığını tedavi etmenin en iyi yolu, nikotin kana karışıp etkileşim göstermeden, antikorların kanı temizlemesi.
'Yeni yöntem'

Daha önce de nikotinin etkilerine karşı bağışıklık oluşturmayı amaçlayan "sigara aşıları" üretilmişti.


Yeni aşıda denenen yöntem, nikotinin beyne gidip insana zevk vermesini engelleyecek kadar çok antikor üretimini sağlamayı amaçlıyor.

Weill Cornell Tıp Fakültesi'ndeki bilim adamları, tamamen değişik bir yöntem kullanarak bir gen terapisi aşısı üretti. Aşının daha etkili olacağını düşünülüyor.

Nikotine karşı bağışıklık oluşturan genetik yapısı değiştirilmiş virüs, karaciğere zarar veriyordu. Bu yöntem, organı antikor üreten bir "fabrika" olarak kullanıyordu.

Araştırma çerçevesinde sağlıklı farelerin beynindeki nikotin oranıyla, bağışıklık kazanmış farelerinkini karşılaştırdı.

Nikotin enjekte edildikten sonra aşı olmuş farelerdeki nikotin oranının yüzde 85 daha düşük olduğu gözlemlendi.


Bu işlemin insanlarda da aynı sonucu vereceği veya nikotin oranındaki bu azalmanın insanların sigarayı bırakabilmesine yardımcı olabileceği daha kesin değil.
'Etkileyici ve ilginç'

İnsanlara uygulanan gen terapisinin tehlikeli olmadığının kesinleştirilmesi gerekiyor.

Kent Üniversitesi'nin genetik bölümünden Darren Griffin, bulguların ilginç olduğunu ve gelecek vadettiğini ancak daha ileri araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Ancak bazı uzmanlar çocukların daha sigaraya başlamadan aşılanmasının etik tartışmaları da beraberinde getirebileceğini belirtiyor. bbc türkçe

12/17/2011

sağlıklı yaşam ve kanserden korunmak için evlerdeki en doğal kanser ilacı

    12/17/2011 08:31:00 ÖS   Yorum yok

sağlıklı yaşam ve kanserden korunmak için evlerdeki en doğal kanser ilacı tarhana çorbası

doğal kanser ilacı

bu sözler profesör doktor ismail çeliğe ait katıldığı bir sempozyumda

sağlıklı yaşam ve kanserden korunmak için tarhana çorbasını önerdi sadece yoğurt domates değil kırmızı biber, soğan, maydanoz, nane, kekik, karabiber, tuz ve un'sa tarhana çorbasının içinde bulunan diğer besin unsurları

tabi sigaradan'da kesinlikle uzak durulacak 


ve her gün yeni bir öneriyle ortaya çıkan birbirinden farklı diyetler.profesör çeliğin başta tarhana çorbası kanserden korunma reçetesi bu özetle kolesterolun tartışıldığı bu günlerde köyden gelen lezzetleri unutmayın diyor.


12/07/2011

kanser erkeklerde sebze meyve tüketilmemesi kadınlarda obezite ile vuruyor

    12/07/2011 04:48:00 ÖS   Yorum yok

İngiltere Kanser Araştırmaları raporuna göre, erkeklerde görülen kanserin yüzde 23'ünde, kadınlarda görülen kanserin yüzde 15,6'sında başlıca neden sigara alışkanlığı.

kadınlarda obezite

Sigara ve tütün kullanımından sonra, erkeklerde en fazla kansere yol açan neden, yeterince sebze ve meyva yememeleri; kadınlardaysa şişmanlık.

British Journal of Cancer'da yayımlanan ve kanser konusundaki en kapsamlı araştırmalardan biri olarak nitelenen raporun yazarlarından Prof. Max Parkin, "Birçokları kanserin bir kader işi veya şanssızlık olduğuna ya da genetik nitelik taşıdığına inanır. Eldeki veriler gösteriyor ki, tüm kanserlerin yüzde 40 kadarı, elimizde değiştirme olanağı bulunan alışkanlıklarımızın sonucunda ortaya çıkıyor." dedi.

Kanser araştırmacılarının erkeklere tavsiyesi, "sigarayı bırakın, daha fazla sebze-meyva yiyin ve tükettiğiniz alkol miktarını azaltın!"

Kadınlara da, benzer şekilde sigarayı bırakmaları tavsiyesinde bulunuluyor ama hemen ardından "kilonuza dikkat edin!" uyarısı geliyor.


Prof. Parkin, "Erkeklerde kansere karşı koruma sağlaması bakımından sebze-meyva tüketiminin bu kadar önemli çıkmasını beklemiyorduk. Kadınlar arasında da kanser nedeni olarak şişmanlığın, alkol alışkanlığından daha öne çıkması şaşırtıcı oldu." dedi.

İngiltere'de incelemeye alınan toplam 134 bin kanser vakasında, oturulan coğrafi yer ve yapılan iş gibi unsurlar da dahil, yaşam tarzı ve çevresel koşullarla ilişkili 14 etmenin rol oynadığı belirlendi.

Kanser vakalarının 100 bini, sigara ve içki alışkanlığıyla aşırı kiloya bağlı bulundu. Her 25 kanser vakasından birinin, kişinin kimyasal maddeler ya da asbestos bulunan bir ortamda çalışmasından kaynaklandığı saptandı.
Bilinenler, bilinmeyenler

Raporda, sigara tiryakiliğiyle akciğer kanser arasında çok iyi bilinen ilişkinin yanı sıra, daha az bilinen unsurların kansere yakalanmada etkili olduğu kaydedildi. Örneğin meme kanseri tehlikesinin onda birini, kadının emzirmesi ya da alkol tüketmesi değil, aşırı şişman ya da obez olması oluşturuyor.

Yemek borusu ya da gırtlak kanserinde tehlikenin yarısı, çok az sebze-meyva yenmesinden kaynaklanıyor; alkol tüketimiyse riskin yalnızca beşte birini oluşturuyor.

Mide kanserine yakalanma tehlikesinin beşte biri, besinlerdeki fazla tuz miktarından kaynaklanıyor.


Ağız ve boğaz bölgelerinde görülen kanserler ise hemen tamamiyle kişinin yaşam tarzıyla ilişkili. Safra kesesi gibi kimi kanserlerse, genelde yaşam tarzıyla pek ilişkili değil.

Araştırmacılar bulgularını, İngiltere'de 1993-2007 yılları arasındaki vakalara ilişkin verileri kullanarak ve 2010 yılında 18 değişik kanser türünde ortaya çıkacağını tahmin ettikleri vakalara dayandırarak derledi.

Dünya Kanser Araştırmaları Vakfı'nda görevli Dr. Rachel Thompson, "Bu rapor da gayet güçlü bir şekilde gösteriyor ki, kanser tehlikesi, yaşam tarzımızla yakından ilişkili." dedi.
Uzmanlar, sağlıklı yaşamanın kansere yakalanma olasılığını tamamen ortadan kaldırmadığını, ama kişinin şansını artırabileceğini belirtiyorlar.

7/19/2011

sigara dumanına maruz kalan pasif içici gençlerde duyma kaybı ikiye katlanıyor

    7/19/2011 10:56:00 ÖS   Yorum yok

12 ile 19 yaşları arasında, 1500 kadar Amerikalı gencin katıldığı araştırma, pasif içiciliğin gençlerin kulaklarına doğrudan zarar verdiğini gösteriyor.


Gençler dumana ne kadar çok maruz kalırlarsa oluşan zarar da o derece büyük oluyor.

Araştırmaya katılan pasif içici durumdaki 800 gencin yüzde 40'ında duyma sorunları belirlendi.

pasif içici gençler
Sigaraya maruz kalmayan 750 gencin ise sadece yüzde 25'inde benzer sorunlar görüldü.

Öte yandan bu gençlerden sadece beşte birinden azı, duyma sorunları yaşadığının farkında.

Bilim adamları, duyma kaybı hafif düzeyde olduğundan, ancak belli testler uygulayıp düşük ve yüksek frekanslı seslerle sorun yaşayıp yaşamadıklarına bakarak anlıyor.

Uzmanlar, sigara dumanının orta kulak iltihabını artırdığını zaten savunuyorlardı.


Kulaklarda hassas olan kan dolaşımının da bozulduğuna, önemli değişiklikler oluştuğuna inanılıyor.

Bu nedenlerle uzmanlar, gençlerin sigara dumanından mümkün olduğunca uzak tutulmaları gerektiğinde birleşiyor.

New York Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırmayı yürüten profesör Anil Lalwani "kamusal alanlarda ve ev ortamında sigara içilmesiyle nasıl mücadele edebileceğimizi, çocukları duyma kaybını tespit etmek için ne zaman ve ne sıklıkla taramadan geçirebileceğimizi de değerlendirmeliyiz." diye konuştu.

7/12/2011

hamilelikte sigara kullanımı yüzünden yüzlerce özürlü çocuk doğuyor

    7/12/2011 04:31:00 ÖS   Yorum yok

Araştırmalar, hamilelikte sigara içilmesinin doğum kusuru riskini artırdığına işaret ediyor.


Veriler, bebeklerin el ayaklarında sorun olması ya da tavşan dudaklı doğması riskinin yüzde 25 daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.

İngiltere'deki University College of London hastanesi doktorları, hamilelikte sigara tüketilmesinin düşük ve bebeğin normalden zayıf doğması gibi sorunlara yol açabildiğinin blindiğini, yeni araştırmanın anne adaylarını sigarayı bırakmaya zorlayabileceğini belirtiyor.
yüzlerce özürlü çocuk
İngiltere ve Galler'de kadınların yüzde 17'si hamilelikte sigara içiyor.

20 yaşın altındakilerde bu oran yüzde 45.
50 yılın verileri tarandı

İngiltere ve Galler'de her yıl doğrudan hamilelikte sigara tüketimiyle bağlantılı olarak yüzlerce özürlü çocuk doğuyor.

Geçen yıl bu şekilde doğan bebeklerin sayısı 3700.


Son 50 yıl içinde yayımlanmış 172 araştırmadaki verilerin kıyaslanmasıyla gerçekleştirilen çalışma hamilelikte sigara ve doğum kusurlarına odaklandı.

11,7 milyon doğumdan 174 bininde bebeklerin kusurlu olduğu tespit edildi.


Bu verilere göre, hamilelikte sigara içen annelerin çocuklarının el ve ayaklarının özürlü olması olasılığı, sigara içmeyen kadınlarınkine kıyasla yüzde 26 daha fazla.

Bebeğin tavşan dudaklı ya da yarık damaklı doğma ihtimali de yüzde 28.

6/30/2011

sigara bırakmak isteyenler için yeni formül cep telefonuyla motive mesajları ile destek

    6/30/2011 10:20:00 ÖS   Yorum yok

Kendilerine "sen yaparsın!" gibi destekleyici mesaj gönderilen 2900 kişinin yüzde 10'dan biraz fazlası altı ay sonra sigarayı bıraktı. 

Herhangi bir mesaj gönderilmeyen benzer sayıda sigara tiryakisinin ise, sadece yüzde 4,9'u sigarayı bırakmayı başardı.
İngiliz tıp dergisi Lancet'te yayımlanan araştırmada, sigarayı bırakmak isteyenlere destek mesajlarının telefon şebekelerinin hizmetleri arasına alınması istendi.
cep telefonuyla motive
Kimi bilim adamları da bu tür cep telefonu mesajı hizmetinin küresel düzeyde olabileceğini söylüyorlar.

Hükümet istatistiklerine göre, İngiltere'de sigara tiryakisi olanların üçte ikisi aslında bu alışkanlıktan vazgeçmek istiyor.

Örnek SMS mesajları


İşinizi kolaylaştırmak için, sigara istediğiniz anlarda dikkatinizi dağıtmak için bazı şeyler hazırlayın. Stresli durumlarla başetmenizde size yardımcı olacak kişisel stratejiler geliştirin.

Günü geldi! Bugün sigarayı bırakma günü! Bütün sigaralarınızı çöpe atın. Bugün, sigarayı tamamen bırakmanızın ilk günü olacak. Yaparsınız bunu siz!

İlk sonuç : Karbon monoksit vücudunuzu terketti!


Dördüncü gün = Büyük gün... Hala fena halde özlüyor musunuz? Meraklanmayın, yarın işiniz daha kolaylaşacak. Aklınızı ve ellerinizi birşeylerle meşgul edin.

Sigara özlemi ortalama olarak beş dakikadan az sürer. Dikkatinizi dağıtmak için, o özlem geçinceye dek bir içeceği yavaş yavaş yudumlayın.

Kaçamak yaptığınız için suçluluk duymayın. Bir süre için sigarayı bırakmakla çok büyük başarı elde ettiniz aslında. Arada bir yaşanan kaçamaklar, sigarayı bırakma sürecinde normal. Devam edin, siz bunu yapabilirsiniz!

Son araştırma, sigara içen 5800 kişi üzerinde yapıldı. 6 ay süreyle 2915 kişinin cep telefonlarıne yüreklendirici mesajlar gönderildi. Geride kalanlara ise sadece araştırmaya katıldıkları için teşekkür mesajı atıldı.

İlk gruba ilk beş hafta boyunca günde beş SMS mesajı gönderildi; geriye kalan 26 hafta boyunca ise haftada üçer mesaj atıldı.

Araştırmaya katılanlar, nikotin özlemi çektiklerinde ya da dayanamayıp yeniden sigaraya başladıklarında tavsiye almak için de geriye mesaj gönderebiliyorlardı.

Araştırmaya katılanlar daha sonra tükürükte kotinin bulgusu olup olmadığını saptama amacıyla testler yapıldı.

Londra Hijyen ve Tropik Hastalıklar Fakültesi'nde düzenlenen araştırmaya öncülük eden Dr. Caroline Free, "Sigara alışkanlığından vazgeçmek isteyenlere cep telefonundan mesaj gönderilerek destek sağlanması çok pratik bir yöntem. İnsanlar, bu mesajları kendilerini teşvik eden bir dostluk işareti gibi görüyorlar." dedi ve SMS mesajlarının, sigaraya dönme eğilimine direnmeye yardımcı olduğunu söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü her yıl, çoğunlukla düşük ve orta gelirli ülkelerde, yaklaşık 6 milyon insanın sigarayla bağlantılı hastalıklardan öldüğünü kaydediyor.

5/27/2011

kanser hücresine bor maddesi eklendiğinde kanser hücresinin öldüğü tespit edildi

    5/27/2011 10:36:00 ÖS   Yorum yok
kanser hücresini öldürüyor

Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Tıp Fakültesi öncülüğünde, kentte görev yapan doktorlara yönelik kemik iliği kanseri hastalığı, bulguları, belirtileri, teşhis ve tedavi yöntemleri konulu toplantı düzenlendi. 


Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve TKİTV Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan başkanlığındaki toplantıya, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniği Şefi Prof. Dr. İmdat Dilek, YYÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Öğretim üyeleri Doç. Dr. Cengiz Demir ve Yrd. Doç. Dr. Uğur Türktaş, konuşmacı olarak katıldı.Prof. İlhan, yaptığı konuşmada, Türkiye'de her yıl bin 500 kişinin kemik iliği kanserine yakalandığını belirterek, hastalığın ortaya çıkmasında beslenme alışkanlıkları, tarımsal ilaçlama, sigara ve bağışıklık bozukluğu gibi faktörlerin etkisini anlattı. Hastalığın, yaşlanmayla doğru orantılı olduğuna dikkati çeken İlhan, Türkiye'de özellikle kanser ilaçlarının kullanımında ücret alınmamasının ve 45 ayrı merkezde ilik naklinin yapılmasının hastalar için avantajını vurguladı.
İlhan, hastalığın genel itibarıyla kemik kırıklarıyla ortaya çıktığına ve ülke açısından azımsanamayacak seviyeye ulaştığına değinerek, şöyle konuştu:

''Ülkenin değişik bölgelerindeki bilim insanlarıyla 'bu hastalığa nasıl erken tanı koyarız ve nasıl tedavi yaparız?' diye iş birliği yapıyoruz. 


Aynı zamanda Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü'nde de bir toplantı yaptık. 'Bor madeni kullanılarak herhangi bir çalışma yapabilir miyiz' konusunu tartıştık. Bana gelen dosyalara bakıldığında, kanser hücrelerine borla ilgili bir madde ve element eklediğiniz anda kanser hücresinin öldüğünü görüyoruz. Ama tam tersine siz bu bor maddesini gereksiz yere kullanırsanız belki de yan etki yapacaktır. Şu da gösteriyor ki araştırmalar ilerledikçe yurdumuzdaki metaller ve elementlerden daha fazla faydalanacağız. Bor Enstitüsü bununla ilgili laboratuvar çalışmalarına başladı.''
Laboratuvar çalışmaları kapsamında elde edilen bulguların, yakın zamanda hayvanlar üzerinde test edileceğini anlatan İlhan, söz konusu deneylerde olumlu sonuçların ortaya çıkmasının beklendiğini söyledi. İlhan, kemik iliği kanserinin halsizlik, kemik kırıklığı, kemik ağrıları, böbrekte iltihap, idrarda sorun ve kansızlık gibi belirtilerle ortaya çıktığını belirterek, bu tür sorunları olan vatandaşların dahiliye doktoruna görünmesi tavsiyesinde bulundu.
Kemik iliği kanserinin yaşlılarda görülmesine karşın Türkiye'de genç nüfusta da rastlandığını anlatan İlhan, şöyle konuştu:
''Ben bunu maalesef düzensiz ve gereksiz tarım ilaçlarının kullanılmasına bağlıyorum. Bakanlık da bu konuda birkaç yıldır farklı çalışmalar yapıyor. Örneğin Meclisimizde bir kanser araştırma komisyonu kuruldu. Artık Tarım Bakanlığımızın genetiği ile oynanmış gıdalara, özellikle tarımda gereksiz hormon ilaçlarının kullanılmasına dikkat etmesi gerekiyor. Böceklere karşı ilaçlanan tarım ürünleri yıkanmadan yenildiği zaman da kanser riski ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle daha dikkatli olmamız şart. Çünkü bu kansere yakalanma riski batı toplumlarında 65 yaş ve üzeri iken ülkemizde 30 yaşa kadar düşmüş durumda.''
İlhan, uygulanacak yöntemlerle genç yaşta kansere yakalanma riskinin ortadan kalkmasıyla Türkiye'deki 65 yaş ve üzeri nüfusta artış yaşanacağını vurguladı. İlhan, Sağlık Bakanlığınca başlatılan aile hekimliği uygulamasının da yaşlı nüfusun artmasına olanak sağlayacağını sözlerine ekledi.
cumhuriyet portal

4/05/2011

fazla mesai yapanların normal mesai yapanlara göre kalp krizi riski daha fazla

    4/05/2011 04:55:00 ÖS   Yorum yok
kalp krizi riski

Londra Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, fazla mesai yapmanın kalp krizi geçirme riskini artırabileceğine işaret ediyor.


Buna göre, günde 11 saat çalışanların, dokuz-beş mesaisi yapanlara göre kalp sorunları yaşaması olasılığı yüzde 67 daha fazla.

Araştırma kapsamında yaşları 39 ile 62 arasında değişen binlerce kişi 11 yıl süreyle izlendi.


Bu süre içinde 192 kişi kalp krizi geçirdi.

Kötü beslenme, sigara ve alkol tüketimi, yüksek tansiyon ve kolesterolün riski artırdığı ve hatta ölümcül kalp hastalıklarına neden olabildiği biliniyordu.

University College London'daki araştırmaya başkanlık eden Dr. Mike Knapton, şimdi risk faktörleri arasına fazla mesainin de girebileceğini söyledi.

Knapton, ""Araştırma kapsamında kalp krizi faktörlerini belirlemek için yedi bin kadın ve erkek memuru izledik. Günde 11 saat çalışmanın yedi ya da sekiz çalışmaya kıyasla kalp krizi geçirme riskini artırdığını gördük. Bunun bir rastlantı mı yoksa aralarında bir ilişki mi var henüz bilemiyoruz" dedi.

Yine de bu verinin, kalp krizi geçirme riski olan hastaların korunması açısından büyük önem taşıdığını belirten Dr. Knapton, "Bu sonuç, fazla mesai yapan insanlara çalışma saatlerini azaltmaları için bir uyarı olabilir. Çünkü yeni bir risk faktöründen söz ediyoruz. Ama şu aşamada daha az çalışmanın kalp krizi riskini azaltabileceğini de söyleyemiyoruz." diye konuştu.

Knapton, bu çalışma temel alınarak, ileride yaşam tarzı ve çalışma koşullarındaki değişikliklerin kalp krizi riskini azaltma olasılığı konusunda araştırmalar yapılabileceğini söyledi.
bbc türkçe sağlık

1/16/2011

türkiyede mide kanseri oranı yükseliyor önlemek için yapılması gerekenler

    1/16/2011 08:16:00 ÖS   Yorum yok
tüm kanser ölümleri

Prof. Dr. Necati Örmeci, "Mide kanseri, dünyada tüm kanser ölümlerinde dördüncü sırada yer alır. Dünyada her yıl 700 bin kişi mide kanserinden ölmektedir. 


Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde mide kanseri sıklığı azalırken, Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiyede mide kanseri sıklığı artmaktadır. Mide kanserinin, bireylerin yaşam biçimine dikkat etmeleri durumunda önlenebilir bir hastalık olduğu bilinmelidir" dedi.


nasıl korunmalı


Prof. Dr. Örmeci, mide kanserinden korunmanın yollarını şöyle belirtti:
"Sofrada aşırı tuzdan, yanık ve tütsülenmiş gıdalardan, uzun süre beklemiş salamura yiyeceklerden kaçınılmalıdır, sigara ve alkol tüketilmemelidir. Bir ailede en az iki jenerasyonda mide kanseri var olduğu biliniyorsa genetik geçiş ihtimaline karşı E-Cadherin gen mutasyonu analizi yapılmalıdır."

Mide kanserinin en sık 50'li yaşlarda ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Necati Örmeci, "En azından bir kere endoskopik muayene yapılmalıdır. Daha önce herhangi bir nedenle midesinin bir kısmı alınan bireyler aradan 10 yıl geçtikten sonra düzenli endoskopik kontroller yaptırmalıdır. Endoskopik muayeneler sırasında tesadüfen yakalanan intestinal meteplazi, displazi, polip gibi kansere yolaçan durumlar düzenli takip altında kalmalıdır."


Belirtiler önemli


Prof Dr. Necati Örmeci hastalığın belirtilerinden söz ederken de "İştahsızlık, çabuk doyma, kilo kaybı, sebebsiz süregiden kusmalar ve mide kanamaları mide kanserinin haberci belirtileri olabilir. Ancak hiç bir belirti vermeden de mide kanseri ortaya çıkabilir. Mide kanseri erken teşhis edildiğinde kesinlikle hayat kurtarıcıdır. Yukarıdaki özelliklere dikkat ederek sağlığınıza özen gösterebilirsiniz" dedi.
cumhuriyet portal

12/20/2010

gazlı içecekler pankreas kanseri riskini arttırıyor

    12/20/2010 06:25:00 ÖS   Yorum yok
pankreas kanseri riskini arttırıyor

Yapılan yeni bir araştırmaya göre haftada en az 2 şişe gazlı içecek içmek pankreas kanserine yakalanma riskini ikiye katlıyor. Peki neden?


Washington D.C. ‘de bulunan Georgetown Üniversitesi’ndeki Kanser Kontrol Programı’ndan Noel T. Mueller; “ Haftada 2 veya daha fazla sayıda gazlı içecek tüketen kişilerde pankreas kanserine yakalanma riskinin hiç içmeyenlere göre %87 daha fazla olduğu görüldü,” şeklinde konuştu.

2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 42,000 kişide teşhis edilen pankreas kanseri vakalarından 35, 240’ı ölümle sonuçlandı. Pankreas midenin arkasında bulunan bir organ ve ensülin gibi hormonların salgılanmasıyla birlikte yiyeceklerin içerisinde bulunan yağ ve protein yapılarını parçalama görevi üstlenen enzimlerin salgılanmasını sağlıyor.

12/15/2010

sigaranın cilde olan zararlarını doğal yolla azaltmak

    12/15/2010 10:27:00 ÖS   Yorum yok
doğal yolla azaltmak

Sigara cildin kara, sarı bir görünüm almasına neden oluyor. Bunu engellemek için yapmanız gereken çok basit. İşte küçük sihirli formül...

Sağlığımızın düşmanı sigara, aynı zamanda cildimizin de bir numaralı yaşlandırıcısı.


Cildin kırışmasına neden olması bir tarafa cilt rengini de sarartıyor hatta karartıyor.
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .