-->
meme kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meme kanseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/16/2019

Bitkisel ilaçlar kanser tedavisinde zararlı olabiliyor

    11/16/2019 03:12:00 ÖS   Yorum yok

İleri Düzey Meme Kanseri konferansına katılan uzmanlar bazı bitkisel ilaçların kanser hastalarının tedavisini olumsuz etkileyebileceği, bu nedenle doktora danışmadan alternatif bitkisel ilaçlara yönelmemesi gerektiği konusunda uyardı.

bitkisel ilaçlar

Kanser uzmanları, bazı bitkisel ilaçların kanser hastalarının tedavisini olumsuz etkileyebileceği, bu nedenle doktora danışmadan alternatif bitkisel ilaçlara yönelmemek gerektiği uyarısında bulundu.

Portekiz'in başkenti Lizbon'da düzenlenen İleri Düzey Meme Kanseri konferansına katılan uzmanlar, bu ilaçların kemoterapi ve hormon tedavisini olumsuz etkileyebileceğini ve yaraların iyileşmesini geciktirebileceğini söyledi.

Konferansta konuşan Portekizli Profesör Maria Joao Cardoso, kanser tedavisini yürüten doktorların çoğu kez hastaların kendi başına aldıkları bitkisel ilaçlardan haberdar olmadıklarını belirtti.

Her beş meme kanseri vakasından birinde kanserin cilde yayılarak yaralara yol açtığı, hastaların kullandığı bitkisel kremlerin ise yaraların iyileşmesini geciktirdiği ifade ediliyor.

Bitkisel ilaçlara yönelmeden önce doktora başvurun

kanser tedavisi

Cardoso, "Cilde yayılmış olan kanser vakalarında hastaların alternatif bitkisel ilaçlara yönelmeden önce doktora danışması çok önemli" dedi.

Hangi bitkisel ilaçlardan uzak durulmalı?

Sarımsak, zencefil, zerdeçal, ginko, ginseng, akdiken, at kestanesi gibi bitkisel ürünler kanın pıhtılaşmasını geciktiriyor.

Birçok hastanın, tedaviye yardımcı olması umuduyla bu tür ilaçlar kullandığını söyleyen Cardoso, "Bu bitkisel ilaçlar ve kremler kanser tedavisini olumsuz etkileyebilir. Bunların içerdiği maddeler oldukça karmaşık olup bazıları tedavinin etkisini azaltıcı veya yaranın iyileşmesini geciktirici özellik taşıyor. Bazı ürünler, yararının iyileşmesi için gereken pıhtılaşmayı azaltıyor" diye konuştu.

Cardoso, bu ilaçların bazı durumlarda yarardan çok zarar verebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Hastaların internetten yanlış bilgi edinme ihtimalinin yüksek olduğu, bu nedenle herhangi bir tedaviye başlamadan önce mutlaka doktora danışmak gerektiği vurgulanıyor.

İngiltere'deki Kanser Araştırmaları Vakfı (Cancer Research UK) sitesinde, bazı tamamlayıcı ilaçların, geleneksel tedavilerin etkisini azaltabileceği, kanser ilaçlarının vücutta parçalanmasını etkilediği için tedavi sırasında greyfurt ve portakaldan kaçınmak gerektiği ifade ediliyor.

Ancak yoga, akupunktur ve Reiki gibi aktivitelerin hastaların stresle baş etmesine yardımcı olabileceği ve yaşam kalitesini artırabileceği belirtiliyor. KAYNAK: BBC Türkçe

10/03/2016

Düğün hazırlığı yaparken Meme kanseri olduğunu öğrendi

    10/03/2016 09:06:00 ÖS   Yorum yok
Meme kanseri oldu

Gelinlik Provasında Kanser olduğunu öğrendi düğünü erteletti Türkan Kendirci 5 ay önce nişanlandı görür görmez aşık olduğu Tuncay Kaya ile hemen de evleneceklerdi ama düğününe 15 gün kala yaşadığı şok bu hayali erteletti


9/21/2014

Angelina Jolie kanser korkusundan göğüslerini aldırınca başvurular iki kat arttı

    9/21/2014 05:03:00 ÖS   Yorum yok
başvurular iki kat arttı

Ünlü Amerikalı oyuncu Angelina Jolie Kansere yakalanma korkusundan ameliyat olup iki memesini aldırdı BBC Türkçe'nin haberine göre Angelina Jolie'nin mastektomi ameliyatı olduğunu açıklamasının ardından meme kanseri kliniklerine başvuranların sayısı iki kat arttı.


Angelina Jolie, geçen yıl Mayıs ayında, taşıdığı 'bozuk bir gen nedeniyle meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 87 olduğunu' öğrenmesinin ardından ameliyat olmuştu.

Manchester Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, Jolie'nin ameliyat olduğu haberinin, ailelerindeki sağlık sorunları konusunda endişelenen diğer kadınları da danışmaya teşvik ettiğini ortaya koydu.

Meme kanserleri vakalarının yaklaşık 5'inin kalıtsal olduğu düşünülüyor.

merkezlere başvuruları da arttırmış gibi görünüyor
Araştırmayı yürüten ekibin başındaki uzman Profesör Gareth Evans, "Angelina Jolie etkisi uzun ömürlü ve küresel oldu, merkezlere başvuruları da arttırmış gibi görünüyor" dedi.

Araştırmacılar, Angelina Jolie'nin ameliyat haberinin basına yansıdığı 2013 yılı Mayıs ayından bu yana, 20'den fazla genetik tanı merkezinde ve klinikte incelemelerde bulundu.

Meme kanserinde Erken teşhis çok önemli


Haziran ve Temmuz aylarında, meme kanseri mutasyonuna yönelik genetik danışmanlık ve DNA testleri için pratisyen hekimlere başvuranların sayısı 2012 yılındaki aynı döneme oranla iki buçuk katına çıktı.

Meme Kanseri Araştırma
Meme Kanseri Araştırma (Breast Cancer Research) dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bir önceki yıl Ağustos ve Ekim ayları arasında başvuru yapanların sayısı da ikiye katlandı.

Profesör Evans bu artışı şu sözlerle yorumladı:

"Angelina Jolie'nin BRCA1 (hasarlı gen) mutasyonu nedeniyle, risk azalma amacıyla mastektomi ameliyatı olduğunu duyurması, muhtemelen cazibeli ve güçlü kadın imajı nedeniyle, diğer ünlülerin yaptığı açıklamalara kıyasla daha büyük bir etki yarattı."

"Bu, hastaların önleyici ameliyat sonrası cinsel kimliklerinin kaybolacağı yönündeki korkuları azalttı ve daha önce herhangi bir sağlık hizmetinden faydalanmayanları, gen testi yaptırmaları konusunda cesaretlendirdi."

Çoğu meme kanseri vakası rastlantısal olsa da, meme kanseri teşhisi konan yaklaşık yüzde 5'lik bir kesim, BRCA1, BRCA2 veya TP53 olarak bilinen kalıtsal bozuk genler nedeniyle kansere yakalanıyor.

Biri Bizi Gözetliyor programıyla adını duyuran Jade Goody de farkındalık yarattı


Toplumların sağlık konusundaki tutumlarını etkileme konusunda Angelina Jolie yalnız değil.

Jade Goody'nin de kendisine rahim ağzı kanserine teşhisi
İngiltere'de 'Biri Bizi Gözetliyor' programıyla adını duyuran ve 2009'da hayatını kaybeden Jade Goody'nin de kendisine rahim ağzı kanserine teşhisi konulduğunu duyurmasının ardından 2008 ve 2009 yıllarında rahim kanseri taramalarında artış kaydedilmişti.

Meme Kanseri Kampanyası'nın yöneticisi Delyth Morgan da 'Angelina Jolie'nin BRCA1 mutasyonu konusunda açık davranıp risk azaltma amacıyla mastektomi ameliyatı olma kararının, birçok kadını sağlık hizmetlerine yaklaştırdığını' söylüyor.

Kadınların genellikle yaşamları boyunca meme kanserine yakalanma risklerinin sekizde bir olduğu belirtiliyor fakat genleri bazılarında daha büyük riskler yarattığı kaydediliyor.

Erken teşhis sonrası yapılan tedaviler, kadınlarda kanserin gelişimini de önlüyor.

Risk azaltma amacıyla mastektomi (meme aldırma) ameliyatı, kanser önleyici ilaç tedavisi, sağlıklı beslenme ve spor gibi yaşam tarzındaki değişiklikler de bu tedaviler arasında gösteriliyor. Kaynak: BBC Türkçe

6/08/2014

Tasarruflu ampuller Meme ve cilt kanserine zemin hazırlıyor, Bağışıklığı düşürüyor

    6/08/2014 05:34:00 ÖS   Yorum yok
Bağışıklığı düşürüyor

Meme ve cilt kanserine zemin hazırlıyor, Migren ağrılarını tetikliyor Bağışıklığı düşürüyor uzmanlar uyarıyor Tasarruflu ampuller yaydığı güçlü elektromanyetik alan ile insan sağlığını olumsuz etkiliyor.


Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biyo Fizik Profesörü Tunaya Kalkan küçük bir deneyle tasarruflu ampulerin ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor uzmanlara göre başucu lambaları ve çok sayıda küçük ampul kullanmada büyük tehlikeler içeriyor bunların yerine daha tasarruflu ve güvenli led ampulleri kullanmayı öneriyorlar.

8/21/2013

Sarışın, bekar ve şişman kadınlar meme kanserine daha yatkın

    8/21/2013 04:28:00 ÖS   Yorum yok
Sarışın, bekar ve şişman kadınlar meme kanserine daha yatkın

İzmir Meme Hastalıkları Derneği eski Başkanı Prof. Dr. Ömer Harmancıoğlu, Ege ve Marmara bölgelerindeki kadınlarda daha sık rastlanan meme kanserine evlenmemiş, çocuk doğurmamış, sarışın ve şişmanların daha yatkın olduğunu açıkladı.


8/14/2013

Meme kanserinde kullanılan ilaçlar Akciğer kanseri tedavisinde umut oldu

    8/14/2013 05:40:00 ÖS   Yorum yok
akciğer kanseriyle mücadele etmek için de kullanılabileceğini düşünüyor
Meme kanserinde kullanılan ilaçlar Akciğer kanseri tedavisinde umut oldu
Araştırmacılar meme kanserinin tedavisinde kullanılan ilaçların, akciğer kanseriyle mücadele etmek için de kullanılabileceğini düşünüyor.Büyük hücreli akciğer kanseri (NSCLC), dünyada en sık görülen kanser türü. İlaçla tedavisi çok zor.


İngiltere'nin başkenti Londra'daki Kanser Araştırmaları Enstitüsü'nden bilim insanlarının yaptığı bir araştırma, PARP inhibitörü cinsinden meme kanseri ilaçlarının büyük hücreli karsinomların neredeyse yarısını yok edebildiğini ortaya koydu.

Laboratuvar testlerinde, ilacın kanserli hücrelere tesir ettiği, sağlıklı hücreleri etkilemediği görüldü.

Uzmanlar bu çalışmanın heyecan verici olduğunu ancak daha çok araştırmaya ve klinik çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Çalışma, Oncogene isimli bilim dergisinde bir makale olarak da yayınlanacak.

Makalenin yazarı Dr Chris Lord "Araştırmalar, meme ve yumurtalık kanserinin tedavisi için geliştirilen ve klinik deney aşamasında bulunan PARP inhibitörü türü ilaçların bazı akciğer kanseri türlerinde de etkili olabileceği umudunu veriyor. Akciğer kanseri tedavisi oldukça zor, ölüm oranları da yüksek bir hastalık. Acilen yeni tedavi yöntemleri bulmamız gerekiyor." diyor.bbc türkçe

3/31/2013

Türk Üniversitesi Kanser Hücrelerini yok eden Yeni bir ilaç geliştirdi

    3/31/2013 04:52:00 ÖS   Yorum yok
Kanser Hastalarına yeni bir umut doğdu 4 yıldır kanser tedavisi üzerinde araştırma yapan Bursa Uludağ Üniversitesi hasta hücreleri yok edebilecek yeni bir ilaç geliştirdi 

 özel bir bileşimle hazırlanan ilacın benzer ilaçlara göre çok daha güçlü bir anti kanser özelliği olduğu belirlendi ilaç henüz deneme aşamasında gerekli testlerden geçtiği takdir de meme, prostat ve akciğer kanserleri tedavisinde kullanılacak.


2/04/2013

Dünya Kanser Günü Türkiye'de yılda 140 bin kişi hayatını kaybediyor

    2/04/2013 03:58:00 ÖS   Yorum yok

Dünya Kanser Günü Türkiye'de yılda 140 bin kişi hayatını kaybediyor erkeklerde akciğer kadınlarda ise meme kanserinde büyük artış var ilerleyen yıllarda bu sayının 500 binlere ulaşacağı tahmin ediliyor 2015 yılına kadar kapsamlı kanser merkezlerinin kurulması hedefleniyor.



10/14/2012

Kanser olan eşine destek için saçını kazıtınca kendisininde kanser olduğunu öğrendi

    10/14/2012 12:59:00 ÖS   Yorum yok

Bud Stringer, meme kanseri olan eşine kemoterapi sürecinde destek olmak için saçını kazıttı. Saçlarının gitmesiyle başının üzerinde siyah bir leke ortaya çıkan Stringer, yaptırdığı testler sonucunda ‘melanoma’ adıyla anılan bir tip cilt kanserine yakalandığını öğrendi.

Bir bozuk paranın yarısı büyüklüğündeki tümör bulunduğunda boyun lenf bezlerine sıçramak üzereydi.

Moffitt Kanser Merkezi’nden Doktor Vernon Sondak, “Bud eşini desteklemek için saçlarını kazıtmasaydı, lekeyi fark etmesi uzun zaman alacaktı” açıklamasını yaptı.

Daily Mail’in haberine göre, Stringer’ın eşi Dolly’e Nisan ayında meme kanseri teşhisi konmuştu. Kemoterapi tedavisine başlayan Dolly’e yakında eşi de katılacak.

İki çocuk sahibi 20 yıllık evli çift kansere karşı birlikte savaşıyor. Yakınları çiftin duruma pozitif baktığını ve en kısa sürede sağlıklarına kavuşacağını belirtti. cumhuriyet

5/01/2012

basit bir kan testi ile kadınların meme kanseri riski tespit edilebilecek

    5/01/2012 05:07:00 ÖS   Yorum yok

Cancer Research adlı dergide yayınlanan araştırma sonuçları, yeni bulguların bir gün basit bir kan testi ile bir kadının meme kanseri riski taşıyıp taşımadığının anlaşılabileceğini gösterdiğini ortaya koyuyor.

kadınların meme kanseri

Test genlerin alkol ve hormonlar gibi çevresel faktörlerden nasıl etkilendiğini inceliyor.

Çevresel faktörlerin genler üzerindeki etkisini inceleyen bilim dalına epigenetik deniyor.

Her beş kadından birinin meme kanserine yakalanma riskini iki katına çıkaran bu tip bir özellik taşıdığına inanılıyor.

İngiltere'deki Imperial College'dan bilim adamları farklı yaşlarda 1.380 kadından kan örneği aldı.

Bu kadınlardan 640'ı daha sonra meme kanserine yakalandı.

Ve bu araştırma sırasında bilim adamları meme kanserine yakalanma riski ile ATM adlı bir genin moleküler modifikasyonu arasında güçlü bir bağlantı buldu.

ATM geni akyuvarlarda bulunuyor.

Kanseri tahmin etmek


Araştırmacılar daha sonra bu gen modifikasyonuna neyin neden olduğunu inceledi.

Bilim adamları özellikle genleri harekete geçiren 'methylation' adlı bir kimyasal etki üzerinde durdu.

Methylation düzeyleri yüksek olan kadınların meme kanserine yakalanma riskinin düşük olan hemcinslerine kıyasla iki kat daha fazla olduğu ortaya çıktı.

Bazı durumlarda bu kimyasal etkinin memede tümör oluşmadan 11 yıl önce gözlemlenebildiği açıklandı.

Araştırmayı yöneten Imperial College London'dan Dr James Flanagan ''Genlerin bir kişinin hastalanma riski üzerinde etkili olduğunu biliyorduk'' dedi.

Flanagan ''Bu araştırma sayesinde artık genler üzerindeki çevresel etkenlerin de hastalık riskini etkilediğini görmüş olduk'' diye konuştu.

Flanagan sözlerine ''Bu araştırmanın meme kanseri ile epigenetik arasındaki bağı anlamamızda ilk adım olduğuna inanıyoruz. Şimdi yapmamız gereken bu yeni bilgileri teşhis sürecinde en yararlı biçimde nasıl kullanabileceğimizi bulmak'' diyerek devam etti.

Henüz meme kanseri ile alyuvarlardaki genetik değişimin arasındaki bağın neden kaynaklandığı bilinmiyor.


Ancak araştırmacılar bu yeni bilginin aile tarihi ve meme kanserine neden olduğu bilinen öteki genetik özellikler ile birlikte göz önüne alındığında kanser riski taşıyan kadınların tespit edilmesinde çok yararlı olabileceğini düşünüyor.

Bu kadınlar tümörler daha oluşmadan doktorlar tarafından gözetim altına alınabilecek hatta ameliyat gibi önleyici tedavi yöntemlerine başvurabilecek.

Araştırmaya finansman sağlayan Meme Kanseri Kampanyası'ndan Barones Delyth Morgan
''Hastalığın neden ve nasıl ortaya çıktığını anlamaya çalışarak erken teşhis ve önleyici tedavi imkanlarını artırmış oluyoruz'' dedi.

Cancer Research UK derneğinden Laura Bell ''Bu araştırma epigenetik alanından öğrenebileceklerimizin yalnızca küçük bir kısmı. Ancak bu bulguların kanserın erken teşhisinde bize ne kadar yarar sağlayacağını söylemek için henüz çok erken'' dedi.

Bell ''Gelecekte yapılacak daha detaylı araştırmalar sayesinde bu tip genetik değişimlerin meme kanseri üzerindeki etkilerini daha iyi anlayabileceğiz, bir gün sadece bir kan testi ile bir kadının meme kanserine yakalanıp yakalanmayacağını anlayabilmeyi umuyoruz'' dedi.bbc türkçe

4/19/2012

meme kanseri tedavisinde başarı oranını arttırmak için kişisel tedavi yöntemi

    4/19/2012 05:08:00 ÖS   Yorum yok

Bilim adamlarına göre hastalığın alt gruplara bölünmesi durumunda her hasta kendi kanser tipine özel tedavi görebilir ve bu da tedavinin başarılı olma şansını artırır.

kişisel tedavi yöntemi

Nature dergisinde yayınlanan araştırmada meme kanseri olan 2 bin kadın incelenmiş.

Araştırma sonuçlarının meme kanseri tedavisinde kullanılmaya başlamasının en az üç yıl alması bekleniyor.

Kanser haritası

Uzmanlar meme kanserini bir dünya haritasına benzetiyor.
Analiz: Bu hastalar için ne anlama geliyor
Araştırmanın sunduğu potansiyel oldukça büyük ve meme kanseri tedavisinde devrimsel bir değişikliğe neden olabilir.

Ancak henüz bulguları hastanelerde kullanmamıza çok zaman var. Şimdilik bu araştırma sonuçlarının hastalar üzerindeki etkisi oldukça limitli olacak.

Yeni bulunan 10 meme kanseri kategorisinin her birine sahip hastaların farklı bir hayatta kalma olasılığı bulunuyor.


2 ve 5 numaralı meme kanserine sahip olanlar %40 oranında hastalıkları teşhis edildikten sonra 15 yıl daha yaşıyor.

3 ve 4 numaralı meme kanserlerine sahip olanların 15 yıl yaşama oranı ise %75'lere çıkıyor.

Şimdilik sadece araştırmadan elde edilen bu tip istatistiksel bilgiler hastalarla paylaşılacak.

İş tedaviye geldiğinde ise şimdilik haberler kötü. Henüz sadece 10 kanser tipinden 1 tanesi için özel olarak geliştirilmiş bir tedavi yöntemi bulunuyor.

Öteki gruplardaki tümörlere sahip kanser hastaları yeni tedaviler geliştirilene dek standard kemoterapi ve radyoterapi tedavilerini görmeye devam edecek.

Bilim adamları artık kanserin 10 farklı çeşidini tanımladıklarına göre bunların her birine özel bir tedavi geliştirmeyi hayal ediyor.


Ancak bunun gerçek olması için hala biraz zamana ihtiyaç var gibi görünüyor.

Uzmanalra göre şu anda hastanlerde kullanılan meme kanseri testleri ancak kanserin hangi ''kıtada'' olduğunu söyleyebiliyor.

Yeni testler ile kanserin özellikleri daha detaylı işlenebilcek. Yani kanserin hangi ''ülkede'' olduğu görülebilecek.

Araştırmacı Prof Carlos Caldas ''Biz on farklı hastalığa meme kanseri diyoruz'' dedi.

Caldas sözlerine ''Bizim araştırmamız sayesinde bir gün doktorlar meme kanseri vakalarında kanserin tipini daha detaylı olarak anlayabilecek ve ona göre tedavi uygulayabilecek'' diyerek devam etti.

Şu anda meme kanserleri mikroskobun altında nasıl göründüklerine bakılarak kategorize ediliyor.

Meme kanserlerinin %70'i hormon terapisi ile tedavi edilebiliyor.

Prof Caldas ''Bazı kanser tipleri bu tedaviyi çok iyi yanıt verirken bazıları neredeyse tepkisiz kalıyor. Kanser tiplerini daha iyi tanımlamayı öğrenmeli ve tedavileri buna göre yürüymeliyiz'' diyor.

Benzeri görülmemiş ölçek

Araştırma ekibi İngiltere ve Kanada'dan 2bin meme kanseri hastasından alınan örnekleri inceledi.

Tümörlerin genetik özelliklerini detaylı olarak inceleyen ekip her vakada hangi genlerin mutasyon geçirdiğini bulmaya çalıştı.

Araştırmacılar meme kanseri vakalarının 10 farklı alt grupta incelenebileceğini ortaya çıkardı.
Analiz: Yeni bir başlangıç
Bu tıpta devrim yaratması beklenen bir konseptin bir örneği: Kişiselleştirilmiş tedavi.

Kanserler şu anda bulundukları yere göre isimlendiriliyor: meme, kolon, prostat, akciğer...

Uzun zamandır bunun yeterince iyi olmadığı biliniyor.

Uzun zamandır bazı meme kanserlerinin diğer meme kanserlerinden çok yumurtalık kanserine benzediği biliniyor.

Bu araştırma bizim meme kanseri olarak bildiğimiz hastalığın aslında 10 farklı hastalığı kapsadığını ortaya koyuyor.

Yani genler 10 farklı şekilde hatalı gelişime neden olabiliyor ve bu 10 farklı hata da aslında 10 farklı tedavi gerektiriyor.

Bu da kişiselleştirilmiş tedavinin özünü oluşturuyor.

Başka araştırmalar da başka kanser tiplerini böyle alt gruplara böldü ancak kişiselleştirilmiş tedavi kavramı sadece kanser tedavisine özgü değil.

Hangi hastaların hangi HIV tedavilerine ya da manik depresyon ilaçlarına daha iyi tepki vereceğinin anlaşılması için de genetik incelemeler yapılıyor.


Araştırma Cancer Research UK tarafından finanse edildi.

Ancak araştırma sonuçlarının meme kanseri hastalarına yarar sağlamaya başlaması biraz zaman alabilir.

İlk etapta bu yeni keşfedilen on farklı kanser tipi yeni ilaçların üretiminde dikkata alınacak.

Ancak bu farklı kanserlerin farklı tedavi edilmesinin hastalara önemli bir yarar sağladığı kanıtlanabilirse tüm hastalar kanserlerinin hangi gruptan olduğunun anlaşılabilmesi için detaylı olarak test edilecek.

Araştırma sonuçlarının tedavide etkili olması için 3 ila 5 yıllık bir süreye ihtiyaç olduğuna inanılıyor.

Kanser devrimi

Meme Kanseri Kampanyası'nın yöneticisi Barones Delyth Morgen çalışmanın ''Meme kanseri tanı ve tedavisinde bir devrim yaratacağını'' söyledi.

Morgen '' Tedavileri kişiselleştirmek kanser tedavisinin kutsal kasesi. Bu araştırma da bizi hedefimize bir adım daha yaklaştırdı'' dedi.

4/13/2012

akciğer kanseri erkeklerde düşüyor kadınlarda artış gösteriyor

    4/13/2012 11:56:00 ÖS   Yorum yok

İngiliz Kanser Araştırma Vakfı'na göre (Cancer Research UK) 2009'da 18 bin kadına akciğer kanseri teşhisi kondu. Bu sayı 1975'te 8 bindi.

erkeklerde düşüyor

Kanser vakalarındaki artış sigara tüketiminin artmasına bağlanıyor.

Akciğer kanseri vakalarının yüzde 80'i sigaradan kaynaklanıyor. Akciğer kanseri hala erkekler arasında daha yaygın, ancak erkeklerin akciğer kanserine yakalanma oranı yıllar geçtikçe düşüyor.

2009'da İngiltere'de 23 bin erkeğe akciğer kanseri teşhisi konuldu.


Bugün 100 bin İngiliz erkeğinden 59'u akciğer kanseri hastası. 1975'te bu oran 100 bin'de 110'du.

Kadınlara bakıldığında ise 100 bin kişiden 39'unun akciğer kanseri olduğu görülüyor.

Bu oran 1975'te 100 bin'de 22'ydi.

Savaş zamanı sigara kullanımı arttı

Bu artış 1960'lı yıllardan itibaren kadınların sigara kullanımının artmasına bağlanıyor.


İngiltere'de kadınların sigara içme oranı 1960'lı yıllarda tepe noktaya ulaştı.

Bu dönemde ülkedeki kadınların yüzde 45'i sigara kullanıyordu.

Bugün bu oran yüzde 20'ye geriledi.

Erkeklerin sigara içme oranı ise en çok İkinci Dünya Savaşı'nda yükseldi.

Bu dönemde İngiliz erkeklerinin yüzde 65'i sigara içiyordu.

Erkeklerde akciğer kanseri vakaları da bu dönemden 30 yıl sonra patladı.

Cancer Research UK yöneticisi Sara Hiom ''Akciğer kanseri hala çok fazla ölüme neden oluyor. Ve 5 vakadan 4'ü sigaradan kaynaklanıyor'' dedi.

Hiom ''Bir kaç haftadan uzun süre öksürmeye devam edenler mutlaka bir doktora gidip kontrolden geçmeli'' diye devam etti.

Dernek yöneticisi ayrıca sigarayı bırakmak için asla geç olmadığını ve sigarayı bırakanların akciğer kanserine ve daha bir çok ciddi hastalığa yakalanma riskinin düşeceğini söyledi.

İngiliz Akciğer Vakfı Onursal Danışmanı Dr John Moore-Gillon ''Son 35 yılda erkeklerin akciğer kanserine yakalanma oranı hızla düşerken kadınlarda bu oranın neredeyse ikiye katlanmış olması endişe verici'' dedi.

Moore-Gillon ''Akciğer kanseri meme kanserinden daha çok kadının ölümüne neden oluyor'' diye ekledi.

Moore-Gillon'a göre kadınlarda akciğer kanseri görülme oranının artışı 60'lı yıllardan bu yana sigara içen kadınların sayısının artmış olması ile yakından bağlantılı.

Doktor günümüzde sigara kullanan kadınların sayısı yavaş yavaş azalmaya başlamış olsa da bunun yetersiz olduğu görüşünde.

Moore-Gillon ''Bugün çevrede sigara içerken gördüğümüz genç kızlar geleceğin akciğer kanseri istatistikleri'' diyor.

3/10/2012

meme kanseri ilaçları tüp bebek tedavisinde gebe kalma şansını yükseltiyor

    3/10/2012 04:43:00 ÖS   Yorum yok

Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların tüp bebek tedavisinde gebe kalma şansını artırdığı bildirildi. Bahçeci Umut Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ulun Uluğ konuya ilişkin şunları söyledi:

tüp bebek tedavisinde

“ Meme kanseri, halk arasında kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen hormonuna hassastır. Çünkü östrojen hormonu meme kanserinin gelişimini tetikleyebilir. Bu amaçla meme kanseri tedavisinde vücuttaki östrojen hormonu azaltılmaya çalışılır. Kadınlarda östrojen, erkeklik hormonu androjenlerden üretilir. Son 15 yılda popüler olan östrojen hormonun androjenlerden üremesini engelleyen ilaçlar meme kanseri tedavisinde de başarıyla uygulanmaktadır. Östrojen hormonun bir diğer etkisi; kadında seviyesi yükseldikçe yumurtalıkların gelişmesini engellemesidir. Başka bir deyişle östrojen hormonunun üretilmesine azaltacak olursak beyinde yumurtaları uyarmak için daha fazla faktör salgılanır. Tüp bebek tedavisine başvuran hastaların yüzde %30’unda yumurtalık rezervi azalmış olduğu dikkate alındığında bu tedavi umut vericidir. ‘’



"Tedavi masraflarını düşürüyor"


Doç. Dr. Ulun Uluğ, meme kanseri kullanılan ilaçların tüp bebek tedavisinde masrafları düşürürken başarıyı artırdığını söyledi.

Uluğ, ‘’Meme kanseri menopoz çağındaki kadınlarda daha yaygın görülür. Bu tip ilaçlar menopoz çağındaki kadınlarda kullanıldığında yeniden yumurtladıkları gözlemlenmiştir. Buradan yola çıkarak özellikle 1990’lı yılların sonunda Kanada’da tüp bebek tedavisi için meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçlar uygulanmış ve başarılı sonuçlar alınmıştır. Son yıllarda gerek tedavi maliyetlerini düşürmek gerek yumurtalık rezervi azalmış hastalarda başarı şansını artırmak amacıyla tüp bebek tedavilerinde biz de bu ilaçları kullanılıyoruz. İlk çocuk doğurma yaşının artığı dönemde yaşadığımız için özellikle ileri yaş ve yumurtalık rezervi azalmış kadınların tüp bebek tedavisine başvurma oranları artmıştır. Bu grup hastalarda alternatif tedavi olarak bu yol izlenebilir. Bir haftadan daha kısa uygulandığı için hastalarda herhangi bir yan etki veya kanser geliştirme etkisi olmamaktadır. Ayrıca daha önce geçirilmiş kanser hikayesi olan örneğin; rahim veya meme kanseri hastalarda tüp bebek tedavisi uygulanmak istediğinde vücutta östrojen hormonun yükselmemesi için bu ilaç rahatlıkla kullanılmakta ve hastalarda kanser tekrarlama riskini ortadan kaldırmaktadır. “ dedi.

12/18/2011

meme kanserine yakalanan deniz uğur amazonlar gibi savaşacağım

    12/18/2011 07:55:00 ÖS   Yorum yok

meme kanserine yakalanan deniz uğur amazonlar gibi savaşacağım

amazonlar gibi savaşacağım
Bu talihsiz kadının başına gelmeyen kalmadı diye yakınanlara çok kızıyorum haberiniz olsun oyuncu Deniz Uğur meme kanserine yakalandı hislerini yazıya döktü 

kanserle top gibi oynarım dedi 


bu süreçte haberi alanların tümü bana aynı cümleyi söyledi meme kanseri ne ki sen bununla top diye oynarsın haklılar vahide gördüm'den sonra rol arkadaşı deniz uğurunda meme kanserine yakalandığı ortaya çıktı sevenleri üzüldü ama o ayaktayım mesajı verdi

6/23/2011

silikon dolgularla bağ dokusu hastalığı meme kanseri ve üreme sorunları arasında ilişki yok

    6/23/2011 07:25:00 ÖS   Yorum yok

ABD Gıda ve İlaç Dairesi, yayımladığı yeni raporunda meme büyütme ameliyatının tehlikelerinin ve yararlarının yeterince anlaşıldığını ve ameliyatı yaptıran kişilerin tüm olasılıklar hakkında bilgilendirilmiş olarak karar verdiklerini belirtti.

bağ dokusu hastalığı
Bununla birlikte, silikonla meme büyütme ameliyatı yaptıran her beş kişiden birinin ve meme rekonstrüksiyonu yaptıranların yarısının, 10 yıl içinde bu dolgu maddesinin çıkarılması için yeniden ameliyat olduğu belirlendi.
ABD, uzun süre bu alanın dışında kaldıktan sonra, 2006 yılında 22 yaşından büyük kadınlar için meme büyütme ameliyatlarını onaylamıştı. Bunun için Allergan'ın Natrelle ve Johnson and Johnson'a bağlı Mentor'un MemoryGel dolgu maddelerinin kullanılmasına onay verilmişti.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin dün yayımladığı, silikonla meme büyütme ameliyatlarına ilişkin 63 sayfalık rapor, bu dolgu maddesini üretme izni olan iki şirketin yaptırdığı araştırmalara dayanıyor.

Daire, dünya çapında 5 ile 10 milyon arasında kadının meme büyütme ameliyatı yaptırdığını kaydediyor.

Silikon yine piyasada


Silikon dolguların yırtılması ve sızıntı yapması nedeniyle doğan kaygılar ardından 1992 yılından sonra ABD'de silikon dolgular piyasadan çekilmişti.

Bu tarihten sonra, sadece maden tuzu içeren dolgu maddelerinin kullanılmasına izin veriliyor; sadece mastektomi hastalarıyla diğer bazı tıbbi gerekçelerle sınırılı sayıda silikon dolgusu dağıtımı onaylanıyordu.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi, yapılan araştırmalarda silikon dolgularla, bağ dokusu hastalığı, meme kanseri ve üreme sorunları arasında hiçbir ilişki bulunmadığını kaydetti.

Ancak anaplastik büyük hücreli lenfoma riskinin "çok ufak miktarda" arttığı saptandı.

Silikonla yapılan meme büyütme ameliyatları ardından en sık rastlanan sorunlar, dolgu maddesinin patlaması, buruşma, asimetri sorunu, yaralar, ağrılar ve enfeksiyonlar.

Raporda meme büyütme ameliyatları ardından çıkan sorunların zamanla ortaya çıktığına da işaret edildi.

Gıda ve İlaç Dairesi, bu konuda bir uyarıda da bulunarak, "Meme dolguları, bir ömür boyu işlevlerini koruyacak maddeler değil. Ne kadar uzun süreyle dolgu maddesi taşıyorsanız, bunu çıkarma durumunda kalmanız olasılığı da artmakta." dedi.

Daire, bütün bunlara rağmen, meme büyütme ameliyatı yaptıran kadınların çoğunun "vücutlarının yeni görünümüyle, memelerinin yeni boyutları ve şeklinden memnun olduklarını" belirtti.
bbc türkçe

4/08/2011

günde bir biradan fazla içmek bir çok kanser türüne yakalanma riskini arttırıyor

    4/08/2011 05:33:00 ÖS   Yorum yok
kansere yakalanma riski

Avrupa çapında yapılan bir çalışma, günde bir biradan fazlasının bazı kanser türlerine yakalanma riskini ciddi oranda arttırdığını ortaya koydu.


Yaklaşık 400 bin kişinin katılımıyla yapılan ve British Medical Journal'da yayınlanan araştırmaya göre, erkeklerde her 10, kadınlarda ise her 33 kanser vakasından biri, alkol kullanımından kaynaklanıyor.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren İngiltere Sağlık Bakanlığı, alkol kullanımını azaltmaya yönelik çabalarını arttıracaklarını açıkladı.

Araştırma İngiltere'de 2008'de görülen 300 bin kanser vakasından 13 bininin aşırı alkol tüketimi ile ilgili olduğunu saptadı.


Önceki bir çok araştırma da, aşırı alkol tüketimi ile gırtlak, karaciğer, bağırsak ve meme kanserleri arasında ilişki olduğunu ortaya koymuştu.

Bilim adamlarına göre bunun sebebi, alkolün vücutta oluşturduğu kimyasalın DNA'ya zarar vermesi, bunun da kanser riskini arttırması.
Ne kadarı riskli?

Araştırmaya göre erkeklerde günde iki, kadınlarda ise günde bir ünite alkolden fazlası risk oluşturuyor.

Yani erkeklerde bir biradan fazlası, kadınlarda ise yarım biradan fazlası riskli.


İngiltere'de Ulusal Sağlık Sistemi'nin resmi tavsiyesi ise erkeklerin günde 3-4, kadınların ise 2-3 üniteyi geçmemesi yönünde.

Uzmanlar bu araştırmanın sonucunda bu resmi tavsiyenin de değişebileceğini belirtiyor.
bbc türkçe sağlık

2/22/2011

bilimadamları kanserli hücreleri yayan enzimi durdurmayı başardılar

    2/22/2011 08:26:00 ÖS   Yorum yok
enzimi durdurmayı başardılar

İngiltere'deki Kanser Araştırmaları Enstitüsünden bilimadamları, fareler üzerindeki deneylerde kanserli hücrelerin yayılmasını bir enzimi bloke ederek durdurduklarını açıkladı.


Yapılan deneylerde LOXL2 adlı enzimin bloke edilmesi, kanserin vücutta metastazını engelledi.

Cancer Research dergisinde yayımlanan bulgular, bilim çevreleri ve araştırma vakıflarınca olumlu bir gelişme olarak yorumlandı.

Raporun yazarları, kanserden ölümlerin yüzde 90'ının, tümörün vücuda yayılmasından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Araştırma kapsamında ise uzmanlar, meme kanseri bulunan hastaları incelediklerinde, kanserin yayılması ve hayatta kalma oranlarının düşmesiyle LOXL2 enzimine bu kişilerde yüksek oranlarda rastlanması arasında bir bağ bulunduğunu ortaya koydu.

Bulgular ayrıca LOXL2'nin kanserin ilk yayılmaya başladığı evrelerde önem taşıdığını gösterdi.

Bu enzim, kanserli hücrelerin, meme dokusundan ayrılıp kana karışmasında da rol oynuyor.


Bilimadamları fareler üzerinde yaptıkları deneylerde işte bu enzimin faaliyetini engelleyecek kimyasal maddeler ve antikorlar kullandı.

Bu uygulama sayesinde kanserli hücrelerin diğer dokulara yayılması engellendi.

Araştırmacılar, yeni üretilecek ilaçlarla bu enzimin hedef alınabileceğini, ayrıca kanserin yayılmaya başladığının erken aşamada tespit edilmesini sağlayacak testler geliştirebileceğini, bu sayede çok sayıda hayatın kurtarılabileceğini söylüyor.
bbc türkçe sağlık

12/15/2010

ilaçların olumlu ve olumsuz yan etkileri

    12/15/2010 10:13:00 ÖS   Yorum yok
olumsuz yan etkileri

Hemen hemen tüm ilaçların yan etkileri vardır. Bunlar genellikle kötü olarak alıglanır, ancak bazen beklenmedik sonuçlar da verebilir.


Örneğin, Amerikalı araştırmacılar kadınların menopoz tedavisinde kullandığı östrojen hormonunun, meme kanseri gelişmesi riskini yüzde 30-40 oranında azaltabildiği sonucuna ulaştı.
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .