Sosyal Güvenlik Kurumu 60 Seans fizik tedavisine kota getirdi o da 30+30 yani hasta 30 seansta iyileşemezse bir 30 seans daha verilecek kotası dolanların fazla seçeneği yok özel fizik tedavi masraflarına gitmek tabii parası olanlar.
hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5/21/2013
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Fizik Tedavide 60 seans sınırına tepkiler var
seyyah1906
5/21/2013 12:34:00 ÖÖ
Yorum yok
Sosyal Güvenlik Kurumu 60 Seans fizik tedavisine kota getirdi o da 30+30 yani hasta 30 seansta iyileşemezse bir 30 seans daha verilecek kotası dolanların fazla seçeneği yok özel fizik tedavi masraflarına gitmek tabii parası olanlar.4/21/2013
Beyninde tümör olan hasta konuşa konuşa ameliyat edildi
seyyah1906
4/21/2013 08:54:00 ÖS
Yorum yok
inanılacak gibi değil ama bu da oldu Beyninde tümör olan hasta konuşa konuşa ameliyat edildi izmirde yaşayan 62 yaşındaki hastanın yapılan kontrollerinde beyninde tümör tespit edildi hemen ameliyat olması gerekiyordu ancak bir riski vardı.
5/10/2012
doktorların iki ay ömür biçtiği çocuklarını üç yıldır yaşatmaya uğraşıyorlar
seyyah1906
5/10/2012 08:13:00 ÖS
Yorum yok
9 aylıkken hastalanan çocuklarını 3 yıldır mucizevi bir şekilde yaşatan çift, evlerinin bir odasını hastane odasına çevirmiş durumda.
Kırıkkale’nin Gündoğdu Mahallesi’nde oturan 9 yıllık evli 27 yaşındaki Serpil- Orhan Pusmaz çiftinin 4 yıl önce dünyaya gelen çocukları Eymen, henüz 9 aylıkken geçirdiği bir hastalık sonucu yatağa bağımlı oldu. Henüz 9 aylıkken Mitekondrial Miyopak (kas hastalığı) teşhisi konulan Eymen, bir süre Kırıkkale ve Ankara’da tedavi gördü.
Doktorların fazla yaşamayacağı belirtilerek evine gönderdikleri Eymen, 3 yılı aşkın süredir yaşama direniyor.
Pazarlarda sebze satan babası Orhan ile ev kadını annesi Serpil, vücudunun hiçbir yerini oynatamayan, gözlerini zor açabilen Eymen için evlerinin bir odasını hastane ünitesine çevirdi. Gündüzleri annesi, geceleri de babası yatağının başucunda nöbet tutup, çocuklarının yaşama tutunabilmesi için mücadele veriyor.
Baba Orhan Pusmaz, çocuklarının yaşaması için umutlarını hiçbir zaman yitirmediklerini belirterek şunları anlattı: "Çocuğumuzun hastalığını 9 aylıkken öğrendik. İlk doğduğunda normaldi, bakışı, görüşü normal bir çocuk gibiydi. Sonra yatağa bağımlı kaldı.
Doktorların 2 ay ömür biçtiği çocuğumuzu 3 yılı aşkın süredir yaşatmaya çalışıyoruz.
Gündüz ve gecemiz yok oldu. Her dakika çocuğumuzun başında olmamız gerekiyor. Eşimle 4 yıldır el ele tutuşup bir yerlere gidemedik. Çocuğumuz için evimizde hapis gibiyiz. Oğlum bana hiç baba diyemedi." Anne Serpil Pusmaz da, nefes almakta dahi zorlanan çocuğunun yaşaması için seferber olduğunu belirtirken, "Yavrum bizi duyduğu zaman kalp atışı düşüyor. Babası ile birlikte çok sevdiğimiz hayattaki tek varlığımız yavrumuzun sonuna kadar yanında olacağız" diye konuştu.mynet1/10/2012
1/05/2012
bir bacağında 90 kilo tümör olan hasta ameliyat oluyor yaşama şansı yuzde elli
seyyah1906
1/05/2012 07:12:00 ÖS
Yorum yok
Vücudunda 90 kilogram ağırlığında tümör bulunan Vietnamlı ameliyat ediliyor.
Ülkenin güneyindeki Ho Çi Min-Ville hastanesinin yöneticisi Dr. Gerard Desvignes, 31 yaşındaki Nuguyen Duy Hay'e yapılan zor ameliyatın 8-10 saat sürmesinin beklendiğini ve hastanın hayatta kalma şansının yaklaşık yüzde 50 olduğunu belirtti.
Nuguyen Duy Hay'ın vücudunda 4 yaşından itibaren büyümeye başlayan tümörün sağ bacağını tamamen kapladığı açıklandı.
14 yıl önce yapılan ilk ameliyata rağmen tümörün büyümeye devam ettiği ve çapının bir metreye, ağırlığının 90 kilograma ulaştığı bildirildi.
1/03/2012
tedavi öncesinde ek ücret için hasta veya hasta yakınından yazılı onay istenecek
seyyah1906
1/03/2012 09:25:00 ÖS
Yorum yok
Değişiklikle bundan böyle check-up, kampanya ya da tarama kapsamında yapılan işlemler SGK’ye fatura edilemeyecek. Acillerdeki müdahalenin ardından hasta veya hasta yakınına, bundan sonraki tedaviler için ilave ücret alınacağı, bu ücretleri de SGK’den talep etmeyeceği konusunda “acil halin sona erdiğine ilişkin taahhütname” imzalatılacak.
1 Ocak’tan itibaren uygulamaya giren “SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”de şu düzenlemeler yer alıyor:
- Sağlık hizmeti sunucusu, sunduğu sağlık hizmetleri öncesinde, alacağı ilave ücrete ilişkin olarak hasta veya hasta yakınının yazılı onayını alacak. Bu yazılı onay alınmadan, işlemler sonrasında herhangi bir gerekçe ileri sürülerek ilave ücret talebinde bulunulamayacak.
- Hastanın acil haller nedeniyle sağlık hizmeti sunucusuna başvurması ve acil halin sona ermesi durumunda, acil halin sona erdiğine ve müteakip işlemlerin ilave ücrete tabi olduğuna ilişkin hastaya/hasta yakınına “Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Taahhütname” imzalatılacak. Taahhütnamede, “Acil hal nedeniyle başvurduğum....’da yapılan tedavim sonrası acil halimin sona erdiği ve bundan sonra sunulacak sağlık hizmetleri için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre ilave ücret ödemeyi ve ödediğim ilave ücreti Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan talep etmeyeceğimi kabul ve taahhüt ediyorum” ifadesi yer alıyor.
- Sağlık hizmeti sunucusu, ilave ücrete ilişkin olarak düzenlemiş olduğu faturada, yapılan işlemlerin ‘SUT işlem’ kodunu ve tutarlarını ayrıntılı olarak belirtmek ve bu faturayı yatan hasta tedavilerinde en geç hastanın taburcu olduğu tarihte, diğer tedavilerde ise işlemin yapıldığı tarihte hastaya/hasta yakınına vermek zorunda olacak.
- Sağlık hizmeti sunucularınca gerçekleştirilecek check-up, kampanya ya da tarama kapsamında yapılan işlemler SGK’ye fatura edilemeyecek.
- Diyaliz tedavisi süresince, Diyaliz Merkezleri Hakkındaki Yönetmelik’te belirtilen tetkikler, hemodiyaliz uygulaması sırasında ortaya çıkan acil durumda yapılması gereken diğer tetkiklerle gerektiğinde ve özellik gösteren hastalara daha sık yapılan tetkiklerin tümü fiyata dahil olup ayrıca faturalandırılmayacak.
Tetkikleri yaptırılmayan hastaların diyaliz tedavilerine ait ücretleri ödenmeyecek.
12/20/2011
ultrason görüntüleme klinikleri için philips ambient experience ortam hazırlama
seyyah1906
12/20/2011 06:00:00 ÖS
Yorum yok
5/19/2011
beyinden gelen sinyallerle çalışacak olan biyonik el hayatlarını değiştirecek
seyyah1906
5/19/2011 06:08:00 ÖS
Yorum yok
Tıp teknolojisi, üzerinde en fazla araştırma yapılan, çok hızlı gelişen bir sektör.
Ancak elde edilen teknolojik ilerleme, beraberinde etik tartışmaları da getiriyor. Bunun son örneklerinden biri, Viyana'da bir operatör doktorun, iki hastası üzerinde uyguladığı teknik.
Geçirdikleri kazalar sonucunda elleri işlevini yitiren iki hastanın elleri kesilerek yerine biyonik eller naklediliyor. Normal uzuvlarda olduğu gibi, beyinden gelen sinyalleri algılayan bu mekanik eller, hastaların yaşamını önemli oranda iyileştiriyor.
Ancak uygulamadan endişe duyanlar, bir gün yapay eller gerçeklerinden daha işlevsel olursa ortaya çıkabilecek sıkıntılara dikkat çekiyor.
26 yaşındaki Milo, bundan 10 yıl önce bir motosiklet kazasında sağ elini kullanma becerisini yitirdi. Kazanın ardından yapılan ameliyatlar sayesinde Milo bir ölçüde kolunu kullanmaya başladı ancak elini fonksiyonel olarak kullanması mümkün olmadı.
'Biyonik yapılandırma'
Yaşadığı güçlüklerin ardından Milo, elini, mekanik bir elle; bir protezle değiştirme kararı aldı. Milo, "Kazanın ardından 10 yıldır bu elle yaşıyorum. Ancak yapacak birşey yok. İyileşmesi mümkün değil. Tek çare, bu eli kesip değiştirmek." diyor. Milo'ya biyonik bir el nakledecek olan Avusturyalı operatör doktor Oskar Aszmann, ameliyatı "biyonik yapılandırma" olarak adlandırıyor:
"Bu tür hastaları gördüğünüzde, yıllardır hiçbir işlevi olmayan bir elle yaşadıklarını düşündüğünüzde ve bir yapay elin onların yaşamını nasıl değiştireceğini bildiğinizde kendinize, neden hastaya bu nakli yapmıyorum ki diye soruyorsunuz."
Biyonik uzuvlar konusundaki teknoloji hergün gelişiyor.
Biyonik eller, beynin hastaların kendi ellerine gönderdikleri sinyallerle çalışıyor. Beynin gönderdiği sinyaller, yapay ellerdeki elektronik devreler tarafından algılanıp harekete dönüştürülüyor.
24 yaşındaki Patrick, geçen yıl Viyana'da, kendi elini bir biyonik elle değiştirecek operasyonun uygulandığı dünyadaki ilk hasta olmuştu.
Çalıştığı işyerinde elektrik çarpması sonucu Patrick'in sol eli işlevini kaybetmişti.
Bugün, çabucak bir şişenin kapağını açıp, iki elini kullanarak bardağı doldurabiliyor.
Bir zamanlar kendi elini harekete geçiren beyinden sinirlere ulaşan sinyalleri kullanarak ayakkabılarının bağcıklarını bağlayabiliyor:
Patrick, "İlk tepkim, 'Aman tanrım yeni bir elim var' oldu... Şimdi bu protezle günlük işlerimi yapabiliyorum. Sol elimi üç yıl boyunca kullanamadım. Sonra yeni bir el nakledildi ve birden bire beynimle her istediğimi yapabilir konuma geldim." diyor.
Etik tartışması
Patrick'in ameliyatından elde edilen başarı Milo'nun da kararında etkili olmuş.
Ameliyatından bir gün önce, Milo, doktoruyla görüşmek üzere yeniden hastaneye gitmiş.
Heyecanlı olsa da bir gece önce "bebekler gibi uyuduğunu söylüyor" Milo.
Milo'nun elini anlamlı bir şekilde kullanamadığını teyit edecek son testler yapılıyor.
Milo ameliyata girerken endişeli ya da pişman görünmüyor.
Bu, hem Milo hem de doktor Aszmann için bir elin kaybedildiği bir ameliyat değil işlevsel bir elin kazanıldığı bir operasyon.
Ancak işlevsel olmasa da vücudun canlı bir uzvunu ameliyatla kesip atmak etik tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Doktor Aszmann, "Bu tür ameliyatlarda, hastanın, aldığı kararın sonuçlarını tam olarak anladığından, daha sonra pişman olmayacağından emin olmak kolay değil. Teknoloji ilerledikçe, hiçbir sorunu olmayan kişilerin de, ellerini bu biyonik ellerle değiştirmek isteyeceklerine tanık olabiliriz." diyor.
Milo'nun ameliyatı hiçbir sorun olmadan tamamlanıyor.
Ancak Milo'nun yeni elini denemesi için birkaç hafta daha geçmesi gerekiyor.
bbc türkçe sağlık
Kaydol:
Yorumlar
(
Atom
)






