-->
cerrahi müdahale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cerrahi müdahale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10/25/2011

renal denervasyon yöntemi ile yüksek tansiyon hastalığı tarihe karışacak

    10/25/2011 11:44:00 ÖS   Yorum yok

Türkiye'de ilk kez uygulanmaya başlayan cerrahi müdahale yöntemiyle yüksek tansiyon hastaları sağlığına kavuşuyor.


yüksek tansiyon hastalığı
İlk ameliyet Ankara'da Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapıldı.

Kan basıncının yükselmesiyle, kalp damar hastalıklarına ve felce neden olan yüksek tansiyon, günümüzde her yaşın hastalığı.

15 milyon tansiyon hastasının olduğu Türkiye'de, buna bağlı ilaçlar da en çok tüketilenler arasında yer alıyor.

Bu önemli hastalığın tedavisinde, artık yarı cerrahi müdahale sözkonusu: "Renal denervasyon." Diğer bir deyişle, böbrek üstündeki sinirlerin radyofrekans sistemi ile yakılması.

Sinirler kateder yoluyla yani kasıktan girilip yüksek frekanslı enerji ile yakılıyor. Sinirler kesilerek tansiyonun düşmesi sağlanıyor.


Böbrek üzerindeki sinirlere müdahale ediliyor çünkü yüksek tansiyon, insan vücudunda bu organa bağlı olarak gelişiyor.

Türkiye'de ilk defa uygulanan bu yöntem, yüksek tansiyona adeta savaş açıyor. 

4/03/2011

türkiyede yüz nakli ameliyatı vali ve polis onayı olmadan yapılamayacak

    4/03/2011 10:04:00 ÖS   Yorum yok
polis onayı olmadan

Sağlık Bakanlığı'nın bir çok hasta için umut olan yüz ve kol naklinin önünü açan yeni düzenlemesi, bugüne kadar dünyada çok az sayıda uygulanan bu tür operasyonlar sonrası ortaya çıkabilecek durumlara karşı tedbirler içeriyor.


Başrollerini John Travolta ve Nicolas Cage'in oynadığı, FBI ajanı ile bir teröristin yüzlerinin değiştirildiği “Yüz Yüze” filmi abartılı bir anlatım içerse de Sağlık Bakanlığı, nakil yapılan hastanın parmak izi veya yüz görünümü gibi teşhis bilgilerinin değişmesi halinde 30 gün içinde emniyete ve valiliğe bildirim zorunluluğu getirdi.

Ayrıca, nakil sonrası yeni görünüme sahip olacak hastanın psikolojik sorun yaşamaması için bilgilendirme de yapılacak. Sağlık Bakanlığı'nın Kompozit Doku Nakli Merkezleri Yönergesi ile artık hayati önem taşımayan ancak hastaların yaşam kalitesini artıracak ekstremite (kol), yüz ve saçlı deri, üst solunum-üst sindirim yolları ve bağırsak nakilleri yapılabilecek.

Sadece ruhsatlı merkezler yapabilecek


Yönergeye göre, bu nakilleri sadece Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlı merkezler yapabilecek. Sağlık Bakanlığı, bu nakillerin hangi hastalara yapılabileceğini belirlemek ve yapılan işlemleri takip etmek üzere Kompozit Doku Nakli Bilimsel Danışma Komisyonu ve Kompozit Doku Nakli Konseyi oluşturacak.

Komisyon, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü veya görevlendireceği en az daire başkanı düzeyindeki bir idari amir başkanlığında; mikro cerrahi alanında deneyimli, organ veya doku nakli konusunda da çalışmaları bulunan doçent ve profesörler arasından bakanlıkça seçilecek 6 üye olmak üzere toplam 7 kişiden oluşacak. Hangi hastalara bu tür nakillerin yapılabileceğini belirleyecek olan komisyon, şu çalışmaları yürütecek:

-Alıcının çocuk olması ve endikasyon listesine göre karar verilmesi mümkün olamayan diğer istisnai vakalar için bakanlığa başvurulduğunda vakayı nakil yönünden değerlendirecek.
-Endikasyon listesine göre konsey kararı ile yapılan nakillerde, nakil sonucunu endikasyon yönünden değerlendirecek.
-Ülke genelinde kompozit doku nakli hizmetlerinin gelişimini izleyerek, alınacak tedbirleri ve ulusal stratejileri belirlemek için ihtiyaç duyulan konularda Sağlık Bakanlığı'na görüş bildirecek.
-Merkezlerin faaliyetlerini ve alınacak tedbirleri ele alacak.
-Kompozit doku naklinde kullanılan ilaçlar, solüsyonlar, araç ve gereçler ile ilgili standartları belirleyecek.
-Kompozit doku nakli ile ilgili ulusal tanı, kayıt ve tedavi protokollerini düzenleyecek.

Her merkeze bir konsey


Her kompozit doku nakli merkezinin bulunduğu hastanede, bir Kompozit Doku Nakli Konseyi kurulacak. Bu konseyde, psikiyatri uzmanı, sosyal hizmet uzmanı, nakil konusunda deneyimli iki cerrah (birisi kompozit doku naklini gerçekleştirecek ekip dışından olmak üzere), anestezi ve reanimasyon uzmanı, iç hastalıkları uzmanı (alıcı çocuk ise çocuk hastalıkları uzmanı), immünoloji uzmanı, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ve tıp etiği uzmanı bulunacak.
Konsey; yönerge kapsamındaki her kompozit doku naklinden önce, naklin endikasyon listesine uygun olup olmadığını, alıcının onamının usulüne uygun olarak alınıp alınmadığını ve yapılacak naklin sosyal ve etik açıdan uygun olup olmadığını değerlendirecek.

Ekstremite nakli yapılacak merkezdeki sorumlu uzman, ekstremite nakli yapılacak merkezde, plastik ve rekonstruktif cerrahi veya ortopedi ve travmatoloji alanlarının birinde uzmanlığını almış, uzman olduktan sonra yurt içi veya yurt dışında mikrocerrahi alanında en az iki yıl deneyimli ve en az 50 replantasyon veya serbest doku nakli ameliyatında aktif görev almış, bunlardan en az 25 vakayı kendisinin yapmış olduğunu ilgili kurumdan belgeleyen bir hekim, sorumlu uzman olarak görevlendirilecek.

Ameliyatı her cerrah yapamayacak

Yüz ve saçlı deri nakli yapılacak merkezde ise, plastik ve rekonstruktif cerrahi alanında uzman olduktan sonra yurtiçi veya yurtdışında mikrocerrahi alanında en az iki yıl deneyimi olan ve en az 50 replantasyon veya serbest doku nakli ameliyatında aktif görev almış, bunlardan en az 25 vakayı bizzat kendisinin yapmış olduğunu ilgili kurumdan belgeleyen hekim, sorumlu uzman olabilecek.

Üst solunum/sindirim yolları nakli yapılacak merkezde ise, uzman olduktan sonra yurtiçi veya yurtdışında üst solunum yolları ve üst sindirim yolları cerrahisi alanında en az iki yıl deneyimli olduğunu ilgili kurumdan belgeleyen kulak burun boğaz, genel cerrahi veya göğüs cerrahisi uzmanı bir hekim veya uzman olduktan sonra yurtiçi veya yurtdışında mikrovasküler cerrahi alanında en az iki yıl deneyimli, en az 50 replantasyon veya serbest doku nakli ameliyatında aktif görev almış, bunlardan en az 25 vakayı bizzat kendisinin yapmış olduğunu ilgili kurumdan belgeleyen kulak burun boğaz, genel cerrahi veya göğüs cerrahisi uzmanı hekim sorumlu uzman olarak görevlendirilebilecek.

Bağırsak nakli yapılacak merkezde ise genel cerrahi uzmanı olduktan sonra yurtiçi veya yurtdışında gastro-intestinal sistem cerrahisi alanında en az iki yıl deneyimli olduğunu ilgili kurumdan belgeleyen bir hekim sorumlu uzman olabilecek.

Emniyete ve valiliğe bildirim

Kompozit doku nakli işlemi neticesinde alıcının parmak izleri veya yüz görünümü gibi teşhis bilgilerinin değişmesi halinde, hastane idaresince, nakil tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ilgili valilik ve emniyet müdürlüğüne değişiklik bildirilecek. Beyin ölümü gerçekleşen bir hastadan nakil, ancak ailesinin izni alınarak yapılabilecek.

Bir kadavradan kompozit dokunun alınabilmesi için sağlığında imzaladığı veya donör ölümü sonrasında bağış yapmaya yetkili yakınlarının imzaladığı bağış formunda, kompozit dokuların bağışlandığı ayrı bir madde olarak belirtilecek. Bu tür nakillerin yaşam kurtarıcı olmayan özelliği ve alıcının yaşam boyu bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlara ve buna bağlı komplikasyon ve yan etkilere maruz kalacağı göz önüne alınarak da bazı kurallar getirildi.

Buna göre, nakil yapılmak istenen hasta veya yasal temsilcisi, işlem yapılmadan önce mekanik ve myoelektrik protez veya ortez gibi mevcut diğer alternatifleri kullanmış olmasına veya doku veya organ kaybının düzeltilmesine yönelik ameliyatlara rağmen tatmin olmadığını yazılı olarak beyan edecek.

Hasta veya yasal temsilcisi, ayrıntılı bir şekilde hazırlanan, operasyon sonrası ortaya çıkabilecek tüm psikolojik ve sosyal sorunların ve olası sağlık risklerinin yer aldığı bir onay formu imzalayacak. Hasta veya yasal temsilcisine merkez tarafından bu konuda ayrıntılı bilgi de verilecek.

Bağışçı ne verdiğini iy bilmeli

Düzenlemeyle ilgili bilgi veren Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Şencan, dünyada çok kısa bir süre önce başlayan, henüz kliniğe yeni giren operasyonların artık Türkiye'ye de yapılabilmesi için bir alt yapı getirildiğini bildirdi.

Kol naklinin dünyada 1998 yılında yapılmaya başlandığını, Türkiye'de kısa bir süre önce yapılan kol naklinin dünyadaki 15. vaka olduğunu hatırlatan Şencan, yüz naklinin de 2000'li yıllarda yapıldığını, dünyada bu naklin şimdiye kadar 10 kişide başarılı olduğunu söyledi. Türkiye'deki hakimlerin bu tür ameliyatları başarıyla yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Şencan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yüz ve deri nakilleri hastaların dış görünüşünü de etkileyecek operasyonlar olduğu için bu tür ameliyatların etik yönü çok büyük önem taşıyor. Bu nedenle yönergede etik konular diğer organ nakillerine göre daha ayrıntılı olarak yer aldı. Hastaya nakil sonrası meydana gelebilecek değişikliklerin ayrıntılı olarak anlatılması zorunlu. Ameliyatın sosyal yansıması farklı olacağı için çok iyi bir değerlendirme yapılmalı. Geri ödemeyle ilgili herhangi bir sorun yok. Zaten şu anda SGK bu işlemleri şu anda ayrı ayrı ödüyor. Diğer organ nakilleri için paket fiyat uygulanıyor. Belki ilerde bu işlemler yaygınlaşırsa bunlar için de paket fiyat belirlenebilir.”

Organ bağışında bu nakiller için verici onayının ayrı olacağını bildiren Şencan, “Bağışçının ne verdiğini kesin ve net olarak bilmesi gerekir. Bu nedenle böyle bir uygulamaya gittik” dedi. Şencan, şu anda kol nakli olmak için bekleyen 200 dolayında hasta bulunduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığı Organ Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Daire Başkanı Halil Yılmaz Sur da, yapılan düzenlemeyle yüz ve kol gibi doku ve organların naklinin önünün açıldığını, ancak bu nakiller için bağış yapılması gerektiğini belirtti.
Sur, “Biz alt yapıyı oluşturduk ama bağış olmazsa bunun hiç bir anlamı olmaz. Bu nedenle hastalara umut olması için vatandaşların mutlaka bağış yapması gerekiyor” şeklinde konuştu.
hürriyet yaşasın hayat

3/28/2011

kadınları kilolu gösteren gıdı sorunları için çözümler

    3/28/2011 09:10:00 ÖS   Yorum yok
gıdı sorunları için
kadınlarda gıdı sorunları

Gıdı... İster zayıf, ister kilolu olsun pek çok kişinin ortak derdi. Özellikle 20-25 yaş üstündeki herkes için sorun olan gıdı zayıf olsanız bile sizi kilolu gösterebiliyor...


Yağlanma diz içi, üst kollar gibi vücudun dar bölgelerinde de olabiliyor... Özellikle kollardakini yemeğinize tuz dökerken sallanınca fark edersizin... Dizinizdeki fazlalık yüzünden bacak bacak üstüne atamayıp, şort, etek giymekten çekinebilirsiniz. Yaz gelirken daha da düşündüren bu konular bazen en büyük sorun olabiliyor.

Kilo vererek kurtulamayacağınız, senelerce spor yaparak kaybedebileceğiniz bu yağlardan kurtulmanın başka bir yolu yok mu? 


Habertürk Sağlık Servisi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Orhan Murat Özdemir'e sordu. İşte yanıtlar...

Ne Yapılabilir?
Birçok insanı rahatsız eden gıdı, üst kollar ve diz içlerinde de görülüyor. Kilo verince daha kötü bir görünüm ortaya çıkaran bu lokal yağlanma için ne yapılabilir?

Op.Dr.Orhan Murat Özdemir şu bilgileri veriyor:
"Gıdı, kollar, sırt ve dizlerde uygulamalar çok kolaydır ve sonuçları hızlı alınmaktadır. Bu bölgeler, yaşlanma olmaksızın da zamanından önce gevşeyip sarkabilir ve kişiyi olduğundan yaşlı gösterebilir. Gıdı diye tanımlanan bölge 20-25 yaş üzerindeki herkes için sorun olabilmektedir. Bu bölgedeki fazlalık genç yaşlarda kilolu olmasanız bile kiloluymuş gibi bir görünmenize neden olabilirken, orta yaşlarda ise daha yaşlı bir görüntünün neden olur. Yeni nesil Liposuction olarak adlandırdığımız Vaser Liposelection yöntemiyle gıdı, diz içi, üst kollar gibi dar bölgelerdeki fazla yağlanmalardan rahat ve sorunsuz şekilde kurtulabilmek mümkün."

Vaser liposelection daha zayıf ve daha genç görünmenizde önemli bir rol oynuyor. Ayrıca boyun germe ameliyatının erken yaşlarda yapılmasına da engel bir müdahale...

Bazı kişilerde boyun kısalığı ya da yapısal problemler bu tip müdahaleye engel olabilmekle birlikte genellikle uygulanmasına engel bir durum (sistemik hastalıklar dışında) yok. Hastaların seçiminde kriter gıdı bölgesinin kalınlığı ve çene alt çizgisinin silinmiş görünmesi. Cilt yapısı ve cildin kendini toparlayabilme kapasitesi de bu ameliyatın olmazsa olmazlarından biri. Boyun germe ameliyatları ile de kombine edilebilen, hızlı iyileşme süreci nedeniyle sosyal hayattan fazla almayan, elde edilen sonuçlar nedeniyle çok hızlı değişiklikler sunan, uygulayan cerrahı ve hastayı sevindiren bir ameliyat.

Ameliyat Ne Kadar Sürüyor?

Ameliyat yaklaşık 1 saat gibi bir zaman alıyor ve ameliyat sonrasında hastanede kalmaya da gerek görülmüyor.

Ameliyat kulak önü ve çene altında açılan birkaç küçük kesi vasıtasıyla gerçekleştiriliyor. Boynun hayati önem taşıyan damarları ve sinirlerinden uzak durmak onlara zarar vermemek cerrahi açıdan önemli ve deneyim gerektiriyor. Ameliyat sonrasında sıkı bir bandajı 5-7 gün takmak yeterli... Tüm şişliklerin geçmesi nadiren 15 gün sürüyor.

Kolların kalınlığı da bazen kilodan bağımsız gelişebiliyor. Kalınlık, kas veya kemik yapıdan kaynaklanıyorsa bu işlem ile faydalı olunması mümkün değil. Sık kilo alıp vermek de kolların kalın görünmesine neden olabilir. Bu sıkıntıdan kurtulmak yaklaşık bir saatlik bir müdahale gerektiriyor.

Bu müdahale, ameliyat sonrası 1 ay boyunca çalışılan bölgeyi sıkıca saran bir korse ile sonlandırılıyor. Operasyonla bu bölgedeki yağlar eriyorr, eriyen yağlar negatif basınçlı kanül sistemleri ile dışarıya alınıyor. Dayanılmaz sıkıntılar yaratmayan bu ameliyat sonrasında 4-5 gün içinde normal hayatınıza dönebiliyor ve sosyal hayatınızdan da geri kalmıyorsunuz.
trt türk

3/12/2011

aile hekimliğinin adı değişti yeni ismi entegre sağlık hizmeti oldu

    3/12/2011 08:20:00 ÖS   Yorum yok
entegre sağlık hizmeti

Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nde yapılan değişiklik, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.


Değişiklikle, aile hekimliği uygulamasında ''entegre sağlık hizmeti'' tanımı getirildi.
Buna göre, ''entegre sağlık hizmeti'', ''Sağlık Bakanlığınca belirlenecek yerlerde, bünyesinde koruyucu sağlık hizmetleri, acil sağlık hizmetleri, muayene, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri, doğum, ana çocuk sağlığı hizmetleri, ayakta ve yatarak tıbbi ve cerrahi müdahale ile çevre sağlığı, adli tabiplik ve ağız diş sağlığı hizmetleri gibi hizmetlerin de verildiği, birinci basamak sağlık hizmetlerini yoğunlukla yürütmek üzere tasarlanmış sağlık hizmeti'' olarak tanımlandı.

Düzenleme, gezici sağlık hizmetleriyle ilgili değişiklik de öngörüyor.


Buna göre, aile hekimleri, coğrafi durum, iklim ve ulaşım şartları ile kendisine bağlı yerleşim birimlerinin sayısını dikkate alarak ve her 100 kişi için ayda iki saatten az olmamak üzere gezici sağlık hizmetleriyle ilgili planlama yapacak.

Yönetmelikteki, ''750 kayıtlı kişiye kadar haftada en az bir kez, 750 ve üzeri kayıtlı kişiye ise haftada en az iki kez gezici sağlık hizmeti verilmesi''ne ilişkin düzenleme, ''Her bir yerleşim birimine haftada en az bir kez gezici sağlık hizmeti verilir'' şeklinde değiştirildi.
Düzenleme ayrıca, hastane bulunmayan ilçe merkezleri ve entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde, acil sağlık hizmetleri ile yerinde otopsi hizmeti dışındaki adli tabiplik hizmetlerinin; mesai saatleri içinde aile hekimleri, mesai saatleri dışında ve resmi tatil günlerinde ise ilçe merkezindeki toplum sağlığı merkezi hekimleri, entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde çalışan hekimler ve aile hekimlerinin toplamı dikkate alınarak icap veya aktif nöbet uygulamaları şeklinde yürütülmesini de öngörüyor.

Yeni düzenlemeyle aile hekimliği birimlerinde görevlendirilecek sözleşmeli aile sağlığı elemanlarına, acil tıp teknisyenleri de eklendi.


Sağlık Bakanlığı bünyesinde sözleşmeli olarak çalışan ve aile hekimlerince talep edilen ebe, hemşire ve sağlık memurlarının (toplum sağlığı) istihdam edilme gerekçelerine uygun olarak ancak kendi ilçe sınırları içinde aile sağlığı elemanı sözleşmesi imzalayabilmelerini öngören hüküm de yürürlükten kaldırıldı.
cumhuriyet portal
© 2014 deva arayanlar . Designed by Bloggertheme9
Proudly Powered by Blogger .